Ana içeriğe atla

Rengim Ben....

Kimseyi anlama derdim telaşım olmadı kimse beni anlayamazdı çünkü
Kendimi ispatlama derdim de olmadı biliyordum çünkü anlatsam da herkes kendi istediği gibi görecekti beni ve en çok seveni bile bir tümsek de ''sen zaten...''diye başlayan cümleler kurabilir dünyada .... Herşeye açığım herkesden herşeyi beklerim ama ''inşaallah ..''dediğim kişiler vardır ''İnşaallah olduğundan farklı biri olmaz...''dediğim....

Mor rengim  ben, bir gün bir sarı çıkar karşıma benim de hayatım renklenir, başka bir gün de mavi ile benzerliklerimizden dem vururuz bazen de siyah ile dertleşir dünyanın olumsuzları üzerine tezler hazırlarız...

Bir gün çılgın bir kırmızı kırmızı ile karşılaşırım da hatalara düzerim sonradan tövbe edeceğim... Yeşile hayran kalır Pembe ile pozitifliğin tavanına değerim... Gri'yi tanıdığıma şükreder beyaz ile umut dağıtırım...İnsanım ben dünyaya gönderilmiş milyarlarca renkten biri olan insan ve diğer renklerle değer bulan herhangi bir renk işte!...

Kendi hatalarıyla ,güzellikleriyle yüklediği anlamlarıyla özel olan herhangi bir rengim işte ; ne kimsen üstün yanım var ne de kibirlenecek halim ve cüretim.... Rengim işte tek başına bir anlamı olmayan diğer renklerin anlam yüklemesiyle anlam bulan bir renk...Birileri için mor, diğerleri için yeşil ,bir başkasına siyah olan..................................


Yorumlar

Profösör dedi ki…
Benim de çalışma odamda duvarda çerçeveye alınmış renk skalası vardır. Ama bimlirim ki her rengin türevinde ve tonlarında mutlaka bir tarafım vardır. Bu bana huzur veriyor.
Elif Kararlı dedi ki…
Ve hiç bir rengin bir diğerinden üstünlüğü yoktur onları özel kılan sizin bakışlarınız ve onlara yüklediğiniz anlamdadır değil mi Hocam ...
Unknown dedi ki…
Yüzlerce renk, belki de binlerce renk; sayılı 3-5 rengin birbirleriyle belli oranlarda karışımıyla elde edilmiyor muki zaten?
Nedir bu bencilligimiz, etrafımızdakileri küçük görme çabamız, kendimizi üstün görme çabamız. Niyedir?
Her bir renk diğer renklerin varlığıyla mevcut. Ama diğer renkleri biz yaratmışız gibi, beğenmeme seçeneğimiz varmış gibi zayıf görüyor neredeyse yok sayıyoruz.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Benim Sorularım!!

S iz de çabuk sinirlenen biri değil misiniz ;) ?  G ülmeyi çok mu seversiniz? O kumak vazgeçilmeziniz mi? P eki , karşınızdakini(saçmalamadığı sürece tabi) dinlemek sizi sıkmaz mı? D eniz tutkunuz var mı ,boğulma korkunuza rağmen? Ç ay ve simit nostaljiniz mi? S izi ilk görenler sizi sert ve kibirli sanıyor mu ? H ayatta her yaşananın bir hikmeti olduğuna inananlardan mısınız? Hayat hikayerine saygınız sonsuz mu ? B üyük konuşmamak gerektiğini zamanla öğrenenlerden misiniz? İ nsanların herzaman hata yapabileceği gerçeğini hiç aklından çıkarmayanlardan mısınız? K endinizle dalga geçebilir misiniz ? İ nsanlara onlarla ilgili neler düşündüğüzü söylemekten kaçar mısınız siz de? R eelde olmadığınız kadar umursamaz mısınız sanalda ? S iz de trip atanlardan boğuluyor musunuz? D ağa küsen tavşandan haberiniz olmadığı oluyor mu , sizin de? P eki,birilerinin sizi anlamasını beklemektense, isteklerinizi açıkça söyleyenlerden misiniz? İ nsanlara karşı güven sorununuz yok mu mesela , güvendiğin...

Anlamak ya da Anlamamak Yüreğimizin Ucunda !

İnsanların,yaptıkları şeylerin anlaşılmadığını zannetmelerini anlamıyorum!  Yüreğin, gözünden hal dilinden anlaşılıyor, niye dilinle riyakar gülüşler sevgi gösterileri yapıyorsun ki; karşında  okumayı bilmeyen cahiller mi var ?  Dil yalan söyler, hatta öyle yalanlar söyler ki sahibinin kulakları bile buna inanır ama okumayı bilen yüreği ile bakan insanlar... inanmaz hatta inanmak istese bile inanmaz, inanamaz çünkü dinleyen yürektir ve yürek her yalanı hisseder !  Onun için hep derim insan sadece kendini kandırır karşı tarafı ise kaybeder, yalanlarla riyalarla hak etmediği sevgileri suistimal edişleriyle... İnsanlar sizi yüreklerinden çıkarır, size sıradan insanlar gibi davranır ve siz yürekten düştüğünüzü anlamazsınız bile... Yalandan  sevgi gösterileri samimiyetler her zaman kaybettirir ama samimiyet karşımızdaki insan sevmediğimiz biri bile olsa kazandırır; bazen dost kazandırır bazen dürüst düşman kazandırır ama belirsizlik yerine bilinirlik olur karşımızda ...