Ana içeriğe atla

Kayıtlar

ortaya karışık etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Samimiyetimizi Yitirdik

Sürekli olumsuz konuşup yazmaktan da memnun değilim aslında ama cidden öyle çok hatalarımız var ki ; ne hatalarımızın farkındayız ne de hatalarımızdan dönme kaygısı taşıyoruz !Ne olacak cidden bizim durumumuz ! Herkes de bir hayata müdahale arzusu var ama o da kendi hayatı değil hep ama hep başkalarının /başkasının hayatı ! Sen şöylesin ,sen böylesin, şu eksiğin var bu huyun kötü, bu davranışın hiç hoş değil,kıyafetin  doğru değil, ibadetini yanlış yapıyorsun, çok gülüyorsun, çok sertsin, neden bu kadar soğuksun, böyle inatçılık iyi değil, hep benim dediğimin tersini yapıyorsun, onlar gibi davranma, yanlış kişilerin kitabını okuyorsun, şu kişiyi dinleme o günahkar, şunu izleme beynin yıkanıyor,ne biçim konuşuyorsun, neler diyorsun öyle, şöyle yapsana , böyle davransana...................uzaaar gider. Ya kimse kimseden memnun değil herkes birilerini değiştirme derdinde, sanki insan olarak ilk vazifemiz buymuş gibi. .. Tamam kardeşim uzak dur benden, bırak beni hatalarımla baş ...

Sıkıcı Biriyim Vesselam !

Sıkıcı biri olduğum sonucuna nihayet varabildim. Bu konuda şüphelerim vardı biraz dikkatimi bu konu üzerine yoğunlaştırdım, kendimi gözlemledim ve bu sonuca vardım ''Ben cidden sıkıcı biri oldum'' Önceden belki böyle değildim çünkü o zamanlar dünyadan daha çok zevk alıyordum ,isteklerim ya da hayallerim için heyecanlar duyuyordum. Alamadığım şeyler için, başaramadığım şeyler için üzülüyordum tepkiler veriyordum en duygusalından ! Şimdi ne ben eski benim ne de eskiden beni mutlu eden şeyler artık mutluluğuma neden olabiliyor.Ben olsam belki de benim gibi biriyle dost olmazdım !!! Çabuk sıkılıyorum ,aynı konu üzerine (maddi şeylerle ilgili özellikle) yarım saat ve üzeri konuşmalara katlanamıyorum, tepkilerimi artık anında verebiliyorum (dayanma gücümü de kullanıyorum tabi) çok fazla mimik kullanıyorum (garip ama bunu seviyorum da) kalabalık ortamlarda durmak istemiyorum, aynı şeyleri duymak aynı şikayetleri dinlemek de istemiyorum çünkü bunları her akşam uyumadan ö...

Kimim ki !

En çok eleştirilen yazılarımdan birini yapacağım nedenini bilmiyorum sadece canım öyle istiyor ''İşte'' Birileri beni tanısın diye de yapmayacağım bunu sadece yazmak istiyorum rahatlamak ve belki de kim olduğumu hatırlamak adına..................... Sıradan kelimesini sık kullanıyorum kendim için çünkü biliyorum ki herkes farklı herkes bir adım önde birilerinden onlar içinde ben sadece ''sıradan ''kalmak istiyorum belki de bilemiyorum. Dışarıdan bakanlar beni nasıl görüyor bunu merak ediyorum aslında şimdi onların baktığı Elif olarak bi'şeyler yazacak olsam benimki de zandan ibaret olacak ; gerçi onlarınki de biraz zandan ibaret ya neyse . Herkesin içinde çok nadiren kim olduğumu hissedebilen kişiler çıkıyor yaşam içinde . Hisseden diyorum çünkü bilmek dediğin şey sadece görüntü ve akıla bağlı kalınca genelde konuşan ön yargı oluyor.Adımı çok seviyorum belki de beni temsil ettiğine inanmışım da ondan. Dümdüz bir  harf; dikkat çekmemek için bi...

Çok Düşünmek ama Yazamamak !

Ne güzel bir yer ,tam yaşamlık ! Oturdum bilgisayar karşısına ama kafamda öyle çok konu var ki hiç birinden başlayamadım. İnsanlığın içinde bulunduğu durumla ilgili bir şeyler yazayım dedim yazdım yazdım yazdım ... ne olacak yazacağım da deyip sildim . 3 şehidimiz var yine ! 3 kardeşimiz yine, hain/kalleş kurşunlara hedef oldu ve Hakkın rahmetine kavuştu.Kanları yerde kalmayacak lafları yine uçuşmaya başladı havalarda ! Bu konuya değinmeyeceğim zira konu hakkında yazan çizen çok olur hepsi de zamanla unutulur !! Sadece şunu paylaştım face'de :''Çözüm süreci tamamlanana kadar Doğu'da ve Güneydoğu'da, Bakan ve Milletvekillerinin çocukları askerlik görevi yapsınlar !'' dikkate alınmayacağını da bilerek !!! Rabbim şehitlerin ailelerine sabır versin inşaallah. Çünkü güzel ülkemizde ateş düştüğü yeri yakıyor ! Yine birileri dini kullanarak köşe dönüp saltanatlık kurma derdinde, insanlıktan dem vuranlar yoksula sırt dönmekte, din ile ilgili bilgi...

Anca Bu Kadar !

Çok düz biriyimdir; siyasi olamadığımı söylerdi annem gençliğimde ! Fikrim neyse zikrimde o olduğu için çok eleştiriler almışlığımda var son zamanlarda.Bir sürü ithamlar ,zanlarla yapılan etiketlemeler,bilip bilmeden atıp tutmalar falan filan... Ama kimin umurumda ; ben hiç bir zaman kim ne der derdiyle dertlenen biri olmadım /olamadım...Çünkü birileri iyi dedi diye ya da kötü dedi diye değişecek değilim ; neysem o'yum işte ne bir fazla ne bir eksik.Zaten ''Kim nasıl isterse öyle görür karşısındakini'' genelde doğru bir çıkarımdır (istisnalar da yok değil tabi) onun da farkında olarak bakarım iltifat ya da eleştirilere. Ayşe bana ''Çok iyisin!'' dediğinde çok iyi biri olmuyorum ki ; Hasan ''Ne salaksın Elif''dediğinde salak olayım ! Ne kazanırım birileri bana ''İyi biri'' diyecek diye yaşamaktan (!) Ki bu çok da zor bir şey değil ; iyilik yaparım hiç de samimi olmayan bir şekilde, yok mu yani böyle yapanlar !... Am...

Diyecek Sözlerim Var Bitmek Bilmeyen !

''- .....  bana bir konu söyler misin çok fena yazı yazasım var ama aklımda hiç konu yok geleceği de yok.Yazma krizim tuttu konu yok az bi yardımcı ol hele -güzel fikirmiş böyle yazı yazmak. o zaman şöyle yaz.. acaba neden tüm insanlar kendi mutluluklarından vazgeçmeden başka mutluluklara vesile olamıyolar ve insanoğlunun nankörlüğü yaradılışındaki bir hatadan mı kaynaklanıyor? gibi bir konuyu sorgulayabilirsin mesela.. -acaba yardımı Sharek ten mi isteseydim ne yaptın sen K.... yaaaaa :)  tama sen al bi fincan kahve gel biraz konuşalım bir konuyu ben sonra da yazarım ;)  -sana oldukça derin bir konu verdim yay da yay -ben sana bloga yazı yazacam dedim tez hazırlayacam demedim ki :)'' Çarşambaya kadar vakit donmuş gibi ilerler(nasıl oluyorsa artık).Güneş oldukça erime başlar ve işte ne kadar hızlanırsa erime ona göre de hızlanır zaman ...Onun için bir yazı yazayım içimdeki enerjiyi paylaşayım istedim bir dosttan yardım istedim sonucu görd...

Ne Yazacağımı Bilmeden Başladım İşte Sonucu !

İnsan kendini anlatır mı? ''Evet''anlatır birileri anlasın da artık onunla uğraşmasın diye  mesela ! Hatta birileri anlasın da fazla şey beklemesin diye de anlatır!..E tabi anlat anlat nereye kadar dediği anda da bir susar ki pir susar ...Gerçi susmak da konuşmakta bir işe yaramaz bazen çünkü hepimizin bildiği gibi herkes nasıl isterse öyle yaftalıyor karşısındakini ! (ünlemli cümleler kurmak pek hoşuma gidiyor !!! daha mı ciddi gibi görünüyor ne!) absalom gibi başlayayım bu cümleye ;) (absalom kim diye soran olacak olursa buyrun tanıyın sevin sayın absalom'u ) Şimdi sevgili okuyucu, ben hayatı anlık yaşamayı seven biriyim şöyle ki; yarın korkum her daim var ama yenmeye çalışıyorum. Düne bağlı kalmayı hiç ama hiç sevmiyorum (dün de kalmış o güzeller güzeli günler hala yüreğimin arşiv raflarında en temiz yerlerinde duruyor, o ayrı) ama dün kim nedemişti, kim beni üzmüştü, kim ne pislik yapmıştı, kim neredeydi , ne yaşamıştım ne yaşayamamıştım...bla bla...

Oldu ,başka !

-Peygamber sevgisi abartılıyor diyeceksin ama bana örnek verirken sevdiğin savunduğun;devlet/siyasi liderleri,şeyhleri,alimleri anlatıp onların sistemlerini methedeceksin.Bir de onların dediklerini kabul etmediğim için beni ötekileştireceksin ..Olduuu,  başka ! -Haktan hukuktan bahsedeceksin,özgürlükçüyüz hakkımızı arıyoruz diyeceksin ama aynı hak hukuk başkaları için lazım olduğu zamanlarda üç maymunu oynayacaksın.Hatta hakkı da hukuku da sadece kendine özel sayıp diğerlerini yok sayacaksın..Olduuuu, başka ! -Tevazudan bahsederken sen en güzel evlerde yaşayıp ne yiyeceğim diye düşünmezken aç olanları yılda bir defa hatırlayacaksın. Gönül zenginliğinin,  Ramazanda üç beş kişiye sadaka vererek olacağını sanıp kendini kandıracaksın...Olduuu başka! -Bir kere Kur'anı okumayacaksın ama konu din İslam oldu mu mangalda kül bırakmayacaksın ,üstelik Cennetlik ve Cehennemliklerin hükmünü bile verebilecek hadsizliği yapacaksın ...Olduuuu, başka! -Yarın başına gelebilece...

Ağzı Olan Konuşacak Tabi!

Yolun sonu maviye varıyorsa yorulmaya değer Kuş cıvıltıları,rüzgarda dans eden yaprakların sesi,yağmurun sesi, derenin heyecanla akan suyunun sesi,Allah odaktı muhabbetler,yüreğimi ferahlatan bir yazı ve ''iyi ki var'dediğim birinin varlığı ve sohbeti ruhuma çok iyi geliyor.Gerçi listeyi uzatırım da yazı çok uzamasın diye kesiyorum burada...Yine saksağan gibi daldan dala konduğum bir yazı türüyle karşınızdayım dostlar. Bir kaç gündür yazmak istediğim ciddi bir konu var ama onu yazmayacağım yanlış bir şey yazmaktan korkuyorum, kafamı biraz daha toparladıktan sonra yazacağım inşaallah..Bu gün tıstak tıstak Serdar Ortaç şarkıları çıktığı zaman radyo frekansını değiştirmeyecek kadar çılgın hissediyorum kendimi (çılgın ne la ,laf bulamayınca iyice saçmalıyorum) onun için aşure tadında bir şeyler yazacağım... Ağzı olan konuşuyor diye bir söz var ya az biraz ona değinmek istiyorum.Bu ağzı konuşalım diye vermedi mi Allah.O zaman konuştuğum için neden suçlanayım ki! He ne ka...

Ara Sıra İçinizdeki Deliyi Serbest Bırakın

Geldim bir şeyler yazayım  dedim demesine ama aklımda konu yok ki..Ya umarım yarın hava iyi olur İzmit'e gitmeyi düşünüyoruz . Hava kötüyken İzmit bile çekilmez ki.. Gerçi ben hem burada yazı yazıp hem de face de kuzenime laf yetiştirmeye çalışırken bu yazı nasıl bitecek bilemiyorum. Neyse ben başlayayım da devamı gelir herhalde.. Bu gün çok güzel geçti, Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle okulun progrmına gittim. Çocuklar öyle şirindi ki anlatamam...Zaten ilk yıl sadece 5. sınıflar var; ne ''dur''dan anlıyorlar ne ''sus''tan...ama insan onlara kızamıyor ki öyle mutlu sevimli ve şirinler ki (gerçi şirin ve sevimli sanki aynı anlama geliyor gibi durdu ama) fotograf makinemi köyde unuttuğum için doğru dürüst çekim yapamadım onun için de paylaşamıyorum. Gerçi tlf ile çektim ama şimdi onları bilgisayara kim atacakk ooyy uzun iş (tembel biri olduğumu söylemiş miydim) Çocukluğunu özlüyor insan ; ne güzel dünya umurunda olmuyor hiç bir şeyi ders edinmiyor...

Elif İşte; Yazılarının Başı Sonu Belli Değil...

Düşününce insan er ya da geç doğruya ulaşıyor.Doğru bildiklerinin de zandan ibaret olduğunu hatta büyük yanlışlar olduğunu fark ediyor.Ön yargılarımın esiri olmuşum bir zamanlar diyor en güzel şekilde davranmayı öğrenmeye başlıyor.Evet kızıyor ama yargılamıyor; yaşamadığı bir hayatın ahkamını kesmiyor insanları küçümsemiyor.Hiç yaşamadığı bir şey yüzünden suçlamıyor insanları.Sanırım zamanla doğru düşünmeyi de öğreniyor ve bu da insana haddini bilmeyi öğretiyor. Soru sorarak başlıyor her şey.Sorulara cevaplar aramak için daha çok düşünüp daha çok okumaya başlıyorsunuz.Okumayı da kitap okumakla kısıtlamamayı öğreniyorsunuz! Hayatınızın içinde var olanları,gördüklerinizi,göremediklerinizi,sahip olduklarınızı ve sahip olamadıklarınızı, sevdiklerinizi ve sevmediklerinizi her şeyleri okumanız gerektiğini ve bunun da düşünmeyle kardeş olduğunu öğrenmeye başlıyorsunuz. Belki düşündüğünüz,bildiğiniz güzelliklerin hepsini yapamıyorsunuz ama  yapabilecek yolda olmayı seçiyorsunuz; adı...

Dengesiz miyim La Ben !

O küçük ,kendi halinde,saklanmaya çalışan,göze batmayan,şirin mi şirin papatya benim işte ;) Dünyanın tek dengesizi ben miyim diye düşünmedim değil... *Bir ortama girerken :''Bu gün sessiz sakin duracağım, muhalefet olmayacağım,çok gülmeyeceğim,espri yapmayacağım,sadece dinleyeceğim''dediğim halde hiç bir zaman bu sözümü tutamıyorum.Ben de istiyorum ağır başlı (göründüğüm gibi) olabilmeyi,sert görünüşümün altındaki şebeğin anlaşılmamasını ...olmuyor ;olsa da çok kısa sürüyor bu durum.Gerçi ilk etapta sevmeyen hiç sevemiyor beni, elektrik almadıysa karşımdaki ben de ekstradan elektrik üretemiyorum onun için...Kişi bilir kimlerle anlaşıp anlaşamayacağını ona göre tavrını alır ki sonradan kafası raht olsun!!! *Bir de sevdiğimi ya çok belli ediyorum ya da hiç belli edemiyorum.Bir ortası yok bunun.Sevdiğim kişileri yaşlı genç demeden yanaklarını çocuk gibi sıkarak seviyorum.Ama olmaz ki yaşlı teyzelere de yapıyorum aynı şeyi,ya onlar beni deli sanıyor ve söyleyemiyo...

Do Re Mi Fa !

Hep aynı şeylerden şikayet etmekten de hoşlanmıyorum.Gerçi şikayet etmeyi de pek sevmiyorum bir şeyler yaşanması gerekiyormuş yaşanmış diye düşünürüm akıl başımda düşünürken!!! Ama başıma neler gelecek/gelebilir evhamı yüzünden doyasıya gülemediğimde doğru.Evet biliyorum canlı bir varlık olarak yarınımın garantisi yok (biliyorum bir saniye sonramın da garantisi yok) onun için hep yarım mutluluklar yaşamaya başlamışım.Yaş ilerledikçe mi böyle oluyor yoksa bu da bir süreç ve olağana geri dönecek miyim bilmiyorum!  Daha bilinçli bir insan olmaya başladım bunun farkındayım ama herkes acılar yaşıyor benim de başıma gelmeyeceğinin garantisi yok diye içimi kemiren vesveseden kurtulmazsam tüm mutluluklarım yarım kalacak malesef.Yaşanmamış yaşanmayı hak eden mutluluk hisleri hep karanlıklarda kalacak!..Umuyorum ki bu bir dönemdir ve geldiği gibi gider.Hayatı mutlu yaşamak,dünyayı sevmek yanlış değil hatta sevmemek yanlış diye düşünüyorum .(Sevmekten kastım dünyaya tapmak değil açıkla...

Aşure!

Sen de benim gibi şaşkın mısın hayata bakarken ! -Bir insan bir diğerini gerçekten anlar mı ? Buna inanmıyorum aslında..Yani inanmak isterim de ,biri bir şeyi yaşamamışsa anlaması/anladığını söylemesi (tüm iyi niyetine rağmen)pek mümkün değil gibi!...Bir insanı seviyorsunuzdur dinlersiniz ve anladığınızı söyleyerek onun acısını ya da mutluluğunu paylaştığınızı hissetsin istersiniz olay budur.Sevginizin derecesine göredir tüm hisleriniz de..Hüzünlüyse sevdiğiniz, hüzünlü/üzgün diye üzülürsünüz sadece.Zor durumda diye canınız yanar çünkü karşınızdaki kişi yüreğinizde taşıdığınız dostlardandır;üzülmesi ister istemez sizi de üzer..Ama konu anlamaya gelirce ;anlamanız mümkün değildir gibi gibi sanki! Anlamak değildir asıl mesele,ne kadar sevdiğinizdir karşınızdaki kişiyi...O derece üzülür ya da mutlu olursunuz anlatılanlar karşısında... -Bir de insanın istediğini gibi konuşması,giyinmesi,düşünmesi, davranması (ki başkalarını rahatsız etmediği sürece) çok hoş bir şey.İstemediğiniz orta...

Kasım Benim Ayım (Kutup Ayım Benim)

Yok yok korkmayın geri dönmedim daha.Sadece geçiyordum uğradım birazcık.Düşmanlar sevinebilir ''Pabuç   net bağımlısı olmuş ayrılamıyor buralardan''diye atıp tutabilirler istedikleri gibi (böyle dediğime de bakmayın benim düşmanım olmaz olsa da çizgi film kahramanı falan olur ) dostlarda sevinsin ve özlendiklerini bilsinler ..Özlem dedim de,özlemi bir tek dostumun adı olduğu için seviyorum onun dışında özlem hiç de hoş değil.Ya da uzun özlemeler olmasın kısa süreliler iyidir. Yıllardır kullandığımız ..net'i artık bırakma kararı aldık.Çok çektik çok para kazandırdık kendisine onun için artık başka kurumlara para kazandıralım istiyoruz, bakalım hayırlısı....Hayatta bildiğiniz gibi işte ,yaşayıp gidiyoruz.Bazen üzülüyoruz bazen heyecanlanıyoruz, bazen hayal kırıklıkları yaşıyoruz, seviyoruz seviliyoruz, gülüyoruz ,düşünüyoruz,bekliyoruz,özlüyoruz, imkansıza bağlanıyoruz,konuşuyoruz ,ağlıyoruz,inanamıyoruz, yanlışlar yapıyoruz, dersler çıkarıyoruz, umut ediyoruz,ümits...

Yine Karışık Bir Yazı

Bahsi geçen mekandan bir bölüm :) -Maziden giriş yapıp bir konu hakkında düşüncelerimi yazmaya başladım ama...aması devamını getiremedim.Kısa bir yazı olsun ama içi bir hayli dolu olsun istedim ama yapamadım..Yine, yazı işinde dağ gibi eksiklerim duvar gibi dikildi karşıma, düşürdü elimden kalemimi.İnsan düşüncelerini ve özellikle duygularını tam olarak aktaramıyor yazıya ya da ne kadar yazarsa yazsın yeterli görmüyor duygu denizini ifade ettiğini.İyisi mi diyor insan,onlar hep yüreğimde kalsın benim hayatımı en karanlık anlarında bile aydınlatacak ışığım olsun...Neyse başladığım o yazıyı bir gün tamamlayıp yayımlayacağım inş.Bazen,yaşamadığınız halde korktuğunuz şeyler(duygular) olur ve hiç aklınızda yokken yaşarsınız o korkularınızı ve engelde olamazsınız buna.Aklınız çekse de sizi o duygulardan/durumlardan yinede içerisinde tam orta yerinde bulursunuz kendinizi duygu ya da olayların..Buna örnek olacak bir konu...Yazacağım inş toparlayacağım kafamı ,dökeceğim düşüncelerimi cümlel...

Gece Yarısı Saçmalamalarım

Yağmurun sesi nasılda dinlendiriyor gecenin bu vaktinde insanı..Uykudan uyandırıyor huzur veren tınısıyla.Gel diyor gel dinle beni ve dal düşünce dünyana..Dal ki kendini bulasın,dal ki kendini hatırlayasın.Dal ve ağladıklarınla değil de düşünce dünyanla sen olduğunu hatırla.Sevginle büyüdüğünü fark et, sevgisizliğin seni tükettiğini bil ve sakın kendini, sana  ait sandığın hatalardan..Dal yağmurun sesi eşliğinde asıl dünyana ve düzelt istemediğin   hallerini..Düzelt canını yakan her şeyi..Gücün mü yok yine içindeki ses yardımcı olsun , destek olsun uyanışlarında sana.Bağır hayata kendi iç dünyanın çığlıklarını: ''Hayat senden gerçekten sevgi bekledim ,çok fazla şey mi bekledim? Neden hayal kırıklıkları yaşattın bana! Neden anlayamadığım sevgiler sundun karşıma. Anlamadığımda nankörlükle suçlamak için mi? Sevdiğim gibi sevilmemem benim cezam mıydı ki hissetirdiklerimi hissedemedim...Sevgi kırıntısı değil sevilmeyi sunarsın diye bekledim, çok mu şey bekledim senden! Hayat,...

Renkler İnsanlardan Yayılır Etrafa

''-Ya gel sahil de kumlara oturup biraz sohbet edelim.Gerçi deli diyenler çıkabilir ama boşşşverrrrr nasılsa duymayız kim ne der diye'' ''-Tamam ama ayakkabılarıma kum girer benim ,sinir oluyorum'' :))))   (Arkadaşımla aramızda geçen bir konuşmamızdan)    Pabuç(!) senin bu hayatta ne günahın olabilir? Çaldın mı çırptın mı birine göz mü diktin ihanet mi ettin ..biraz kalbinle yaşa Pabuç'um(!)..ben çok şey yaşadım gördüm aynı yerlerde büyüdük sizlerle ama hep asi oldum hep aykırı oldum hep zorluklarla yasaklarla boğuştum..hata yaptım günah işledim her şeyi yaptım aciz kulu olarak..ama bilerek hiç kimseye zarar vermedim yüreğim her anlamda tertemiz.o yüzden ne cennet ne cehennem peşinde değilim..ben sadece onu seviyorum o kadar beni sevsin sevmesin cennetine alsın almasın..sadece seviyorum..anlıyormusun? sende düşün bunu  ... (Dm sohbetinden ve bunu yazan kişi  yüreğine çok güvendiğim ve kendisini çok sevdiğim biri. S... ''Arkad...

Salata ;)

Gecikti benim dışarı çıkmam..Ben de bir kaç şey karalayıp çıkayım dedim..şöyle oradan buradan yazayım bir şeyler bakayım -Sevdiğim insanların ,sevdiceğimin biraz geveze biraz şımarık ve çok zeki olması çok hoşuma gidiyor.Kavga etsek bile içinde zekice şeyler oluyor sıkılmıyorsun ;) Gerçi kavga esnasında elimde ne var ne yoksa kafasına fırlatmak istediğim de oluyor ama neyse:) -Bir de içten içe gıcık olmama rağmen yüz yüze bakmak zorunda kaldığım kişilerin olması ne sinir bir durum.Gerçi öylelerinden elimden geldiğince uzak durmaya çalışıyorum ama işte bazen karşılaşmak zorunda kalıyorum...Ya sabır deyip aynen onlar gibi yapıyorum ve sırıtıyorum... -Bir de , yazılarımdan dolayı benim çok çok genç sananlar oluyor buna da şaşırıyorum arkadaşlar.Ben çocuk değilim hatta genç bile değilim ;) Bakmayın siz benim kafama estiği gibi yazıp karalamama aslında ben ağır başlı, sessiz sakin biriyimdir (artık kaçınız buna inanırsa!) -Samimiyet benim hem en iyi yanım hem de zaafım sanırım.Samimi ol...

Ben İşte..

İnsanlardan ben de herkes kadar şikayet ediyorum.Aslında şikayet etmek ne kadar büyük bir ayıp biliyorum.Önce şikayet edip bik bik bik söyleniyorum sonra da pişman oluyorum ''Ne konuşuyorsun,sen ne biliyorsun doğruyu yanlışı, sanki sen çok mükemmelsin, bütünü göremiyorsun gördüğün kadarıyla ne şikayet ediyorsun..''diye bir güzel kızıyorum kendime.Gerçi kızıyorum da ne oluyor bir gün oluyor bakıyorum yine birilerinden/bir şeylerden şikayet ediyor buluyorum kendimi...Uslanmaz biriyim ben ... Bu şikayetlerimiz arasında güzellikler de oluyor.Hatta kızdığım insanlardan bile güzellikler görebiliyorum.Evet evet bazen yapıyorum böyle güzel şeyler.Bir de kendi kusurlarımı düşününce başkalarının kusurlarına sıra gelmiyor ,size de tavsiye ederim bunu.Bazen zor da olsa kızdığım insana iyilik yapıyorum.Bana adım atmayana ben adım atıyorum -bunu da nadiren yapıyorum itiraf edeyim-ama adım atmayana adım atmak size iyi geliyor kim olduğunuzu unutmamak adına, inanın!... Mutsuzluk ...