Ana içeriğe atla

Kayıtlar

genel etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Delidir Ne Yapsa Yeridir !

Birini seversiniz uzuuuun bir zaman sonra bir de bakarsınız ki onunla zerre kadar ortak yanınız yokmuş .E yokmuş da ne olacak, sevmekten vaz mı geçeceksiniz ? Geçemiyorsunuz, ne serden ne de sevginizden geçemiyorsunuz; görmem, duymam, cevap vermem deyip sevmeye devam ediyorsunuz!... Seviyorsanız sabretmelisiniz ya ! Hayatta her bi şey mükemmel olacak değil ya ! Gibi biiiir sürü bilincinize yerleşmiş Polyannavari bilgicikler.... Aslında bunlar güzel şeyler; sevdiğin için sabretmeyi göze almak güzel bi'şey ! Bu dünyada nelere sabrediyorsun da bir sevdiklerine mi sabredemeyeceksin.Nefret ettiğin özelliklere, aptal olduğunu düşündüğün insanlara, yalancılığı meslek edinmişlere, dini menfaatine alet eden alimine, cahiline;komaşunun tavuğuna kış deyip kendi özünüze ses etmeyenine, senden benden iyi görünüp beş para etmez kendini bilmezlere...v.b. tüm insan türevlerine sabrediyoruz sabrediyoruz sabrediyoruz...taaaki patlayana kadar ;) Sonra sinirlendiğinizde ya da ''heyyt ulan ...

Sana ne ,Bana ne ,Bize ne! Di mi ?

  Dışarıda gök gürültüsü benim kulağımda Ferhat Göçer'in ''Esirinim''parçası..Güzel ve umut dolu bir güne başladım şükür...Ülkemiz için de huzur dolu bir hafta sonuyla başlayan ve devam eden günlerin başlangıcı olsun..   Gerçi böyle olumlu cümlelerle giriş yaptığıma bakmayın yazı biraz olumsuzluklarla ilerleyecek;madem bu kadar mutlu huzurlu bir ruh halindeyim bunu fırsat bilip kızdığım şeyleri yazayım da atayım o negatiflikleri de üzerimden!...   Katı biri gibi algılansam da  ilk etapta, hiç de öyle olmadığım sonradan anlaşılır (gerçi izin verdiğim kişiler tarafından anlaşılır diye de ekleme yapmalıyım) katı biri olmam, asla saygısız biri olduğum anlamına gelmez.Benim bir çizgim vardır -ki ara sırada çıkabilirim o çizgiden ,garantim yok- ufak tefek sapmalar olsa da bu çizgi doğrultusunda bir düşünce yapım,davranış biçimim ve yaşantım vardır.Ve buna saygı duyulmasını isterim ve herkesin yaşantısına ve fikirlerine saydı duyarım.Saygı duymak asla onaylamak deği...

Konuşulanları Neden Anlamamakta Israr Ediyoruz!

insan neyden emin olabilir ? Şimdiki an için konuşacak olursak emin olabileceğimiz tek şey kendi duygularımız/düşüncelerimiz olur ki bunun bile sonrası için garantimiz yoktur.Her şey gibi duygu ve düşünceler de değişkendir.İster istemez değişir dururlar.Çok sevdiğiniz /savunduğunuz bir şeyin yarın yanlış olduğunu görür fikrinizi değiştirirsiniz.Nefret ettiğinizi söylediğiniz birini yarın seversiniz ve buna şaşar kalırsınız.Hayat enteresan büyük konuşmamak gerekir bunu da kulağa küpe yapmak lazım (bu kulağı delik olmayan benim için de özellikle geçerli)değişimin her zaman diri olduğu bir yaşam içindeyiz konuşurken kesin çizgilerle konuşmamak lazım. Gerçi sev(e)mediğimi söylediğim kişileri tüm çabama rağmen sevememişimdir ama yine de ne olur ne olmaz diye beklerim atıp tutmadan önce.Şimdilerde çok fazla gözüme takılan tüm iyi niyetime rağmen sinirlerimi zıplatan biri var hayatımın kıyısında köşesinde.Tam ''Tamam ya sanırım iyi niyetli bu kişi,sözleri hinlik/cinlik içermiyor...

Kartpostallar da Mazi Olmuş,Ciddi Ciddi...

Kart kampanyamızı hatırlıyorsunuzdur.İşte ben de bu gün kartları bir an önce alıp/göndereyim diye,  buranın büyük diyebileceğim (küçük bir il için büyük kitap evi deyimi ne kadar doğru bilemiyorum) kitap evi/kırtasiyeleri gezdim ve kartpostal aradım.Aradım diyorum çünkü sorduğum da genelde tebessüm ederek ''Bulmanız biraz zor, artık kart satılmıyor''cevabıyla karşılaştım.Anlayacağınız göndermek için kartpostal bulamadım arkadaşlar.Artık başka şehirlerde bulursam atarım sizlere...Eğlenceli yazıların olduğu şaka kartları olurdu önceden, onlardan bile bulamadım... Ya inceden sinir oldum  beni sanal kart göndermek zorunda bırakan düzene :) Kartpostal bildiğiniz nostalji olmuş da haberimiz yok..Bu derece mazi olduğunu tahmin etmiyordum.Neyse bulurum bir yolunu atarım ben size en nostaljisinden kartpostal ;) Kendim mi yapsam kartpostalları acaba! Hımm ben bununla bir ilgileneyim,haberdar ederim yine sizleri;)

Karanlıkla Aydınlık Arasında Gel-Gitlerim

Sürekli olumsuz telkinler duymuşuzdur sağdan soldan din adına...O günah bu günah şu günah,şöyle yaparsan yanarsın böyle yaparsan zebaniler karşılar Cehennem kapısında, şöyle mükemmel olmalısın yoksa kurtuluşun olmaz, öyle giyinme, böyle yeme,şunu söyleme,şunları dinleme,böyle davranma,ölünce şöyle korkunç manzaralarla karşılaşırsın...Ne bileyim bu ve buna benzer bir çok ürkütücü telkinler duymuşuzdur yaşamımızda uzun bir süre.Üstelik siz doğruyu yapmaya çalıştığınız halde duarsınız bunları ve zamanla aşılmaz günahlar içinde battığınızı düşünmeye başlarsınız.  Sonra birileri çıkar Din sevgidir Allah insanları sevgi için yaratmıştır der.Ama siz o kadar korkutulmuşsunuzdur ki Allah- Din ile, artık sevgi kısmını çok zor algılarsınız ya da algılamak /anlamak için çok çaba sarfedersiniz.Korkular beyninizde öyle bir yer etmiştir ki aslınızı unutmuşsunuzdur ve Yaradanın ''Rahman ve Rahim''ismi üzerinde tefekkür etmek aklınıza çok az gelir olmuştur.Her yaptığınızın eksik olduğ...

Kendimle İlgili Zanlarım

Herkes tarafından zanlara maruz kalabiliriz.Hatta bazen dostlarımız tarafından bile zanlarla algılanabiliriz.Bu artık doğal gibi görünmeye başladı bana.Dedim peki madem herkes zanlarıyla bakıyorsa bana ,benim onlardan neyim eksik ben de uzaktan zannederek bakabilirim kendime!..Dedim ve şöyyle uzaktan bir baktım ''Pabuç''denen bana (kötü bir cümle oldu ama geri dönüp düzeltmeyeceğim yinede) Ben(başka biri olarak),beni yeni tanısam şöyle zanlarım olabilirdi; -hımm pek de sessiz ve suratsız  biri.... -Hiç gülümsemez mi bu ya hu,duruşa bak tüüü... -hım sessiz değilmiş sadece konuda seçiciymiş bak görüyormusun işine gelince ne güzel de katılıyor sohbete.. -Biraz ukala sanırım baksana bir başladı susmak bilmiyor, -Neymiş el sanatlarında iyi değilmiş de sıradan işlere ayıracak zamanını insan kitaplara ayırmalıymış da mış da mış sen çok okuyorsun da görüyoruz seni ,bilmiş bilmiş konuşup canımızı sıkmasan olmaz... -Mubarek avukat sanki, kimse hakkında konuşturmuyor h...

Herkese mi Sabretmeliyiz ?

Şimdi dostlar bilen bir ses versin bana.İnsanlar başka insanların kötülüklerine ,aptallıklarına sabretmek zorunda mı? Sabır tavsiye edilmeli ama bunun seçenekleri var mı? Bir insan size her defasında aynı fenalığı yapıyorsa her seferinde buna sessiz kalıp susmalı mısınız ? Başıma geldiği için sormuyorum ama etrafımda çok görüyorum bu tarz şeyleri.Sürekli birileri birilerine baskı uyguluyor.İnsanlar kendilerini otorite olarak görüyor ve birilerini de bir şekilde boyunduruk altında tutmaya çalışıyorlar.Gerçi onlara sorsanız bu hükmetmek falan değil sadece lafı dinlensin istiyorlardır.....Pabucumun hükümdarları!  Kimsenin kimsenin hayatına hükmetme hakkı olabilir mi ? Ve böylelerine susmak sabretmek zorunluluğu var mı ? Yoksa davranışlarını yüzlerine söyleyip hadlerini hatırlatmak mı lazım? Biz kimiz ki! Kimse bize karşı kötü olmasın demiyorum ama hayatınızın gidişini olumsuz etkiliyorsa bazıları siz buna nasıl yaklaşmalısınız..Ezilen sevdiğiniz kişiler olunca insan bu soruları sor...

Güzel Hafta Sonu

Güzel bir hafta sonuydu.Kuzenim yanımdaydı.Sohbet de gezme de güzeldi onunla.İnsanın kardeşi gibi sevdiği kuzenlerinin olması çok güzel bir nimet.Bir birini anlayan kişilerin akraba olması da ayrı bir güzellik...Kısa ama dolu dolu bir birliktelikti şükür ...Bir birimizden çok şey öğrendik ,bolca güldük ..İyi geldi ikimize de... İlk etapta her şeye iyimser baktığımız,insanlar düzelir diye uzun süre boşu boşuna sabrettiğimiz,insanların arkamızdan konuştukları halde rahatlıkla yüzümüze gülümseyebildikleri ve bunu da normal karşıladıkları,dostluğun  artık anlamını yitirdiğini  nadir bulunan olduğu,insanlar için doğruyu öğrenmenin bir anlamı olmadığı ve onlardan bunlardan duyduklarına inanmak gibi kötü bir kolaya kaçmayı seçtikleri,sevdiğimizi söylediğimiz kişileri anlamak için dinlemediğimiz gibi sonuçlara vardık sohbetlerimiz sonunda.Bir de ''güven''kelimesinin yakında yalnız sözlükte rastlanan bir kelime olacağı sonucuna bile vardır. İnsanların mutluluk oyunları oyn...

Ne Kadar Kıskanç Biriymişim!

İlim sahibi insanları hep kıskanmışımdır (büyük ihtimalle kıskanmaya da devam edeceğim hem de hayranlıkla) Sonra düşündüm bir tek bu konuda mı kıskancım diye...Düşündükçe ne kadar kıskanç biri olduğum gerçeğiyle karşı karşıya kaldım,kıskandıklarımın sınırı olmayabilir korkusu(!) da sardı bir yandan içimi! Bir insan olarak; Buğdayları kıskanıyormuşum mesela, düşününce hatırladım.Onların sabırla olgunlaşmalarını başaklar doldukça büyük bir tevazuyla boyunlarını eğişini kıskandım!... Kibrin tavan yaptığı İnsanların dünyasında! Karıncaların hiç kargaşaya düşmeden en muntazam şekilde vazifelerini yerine getirmelerini ve bunu yaparken asla hiç bir arkadaşını ezip geçmemelerini,iş dağılımında asla torpil yapmamalarını,yaptıkları işlerden dolayı bir birlerine  karşı üstünlük yarışında olmamalarını kıskandım!... Menfaati icabı en yakınlarındakileri bile ezip geçenlerin olduğu insanların dünyasında! Arıların tembellik yapıp işin kolayı kaçıp ey yakınındaki çiçeklerden polen topla...

Silahlara HAYIR!

Avc ı l ı kla ilgili bir kanal izliyorum bazen.Avc ı falan de ğ ilim ama baz ı avlar ı (özellikle bal ı k tabi) izlemek ho ş uma gidiyor.Sistemli ve sab ı rl ı bir ş ekilde beklenmesi av yap ı ld ığı zaman ki mutluluklar ı enteresan.Dedi ğ im gibi avc ı falan de ğ ilim ama avla ilgilenenin çok oldu ğ u  bir sülaleden geliyorum.Bu da herkesin evinde en az ı ndan bir tüfek bulunurdu anlam ı ta şı yor.Av muhabbetleri,tüfek muhabbetleri bol bir ortam.Ve bayramlarda silahlarla at ış yapma hobisi olan bir çok ki ş i... Tüfek için bir ş ey diyemiyorum av için kullan ı l ı yor ama silah ruhsat ı n ı n sivillere verilmesini hiç anlayamayaca ğı m.Sava ş halinde miyiz ki isteyen istedi ğ i zaman silah alabiliyor ve cebinde ta şı yabiliyor! Zevk meselesi de ğ il mi? Bir k ı zg ı nl ı k an ı nda hali haz ı rda duran ruhsatl ı silah ı n ı ç ı kar ı p kar şı s ı ndakini vuranlar da zevkleri için mi yap ı yorlar bunu...Ya da maç sonuçlar ı nda sokaklara dökülüp kutlama(!) yapanla...

Hafızamdan Silmeye Çalıştığım Günler!

Not:Bu yazıda asla genelleme yaparak dini eğitim veren kurumları kötülemek istemedim.Ben sadece yaşadıklarımı aktarıyorum ve çok yanlış şeyler varken bunların zamanda düzelmeye başladığını belirtmek için yazıyorum.. Bir yıl Kur'an kursuna gittim.Kur'anı ve dini eğitimlerimi daha iyi alayım diye.Ama orada geçirmiş olduğum bir yılı hep hayatımın arka taraflarına ittim düşüncelerimden uzaklaştırdım.Hatırlamak istemediğim için. Çünkü,Kur'an öğretmek için açılan bir yerde olmaması gereken her şey vardı ortamda.(Bu arada bahsettiğim kurs belli bir cemaat ya da tarikate bağlı bir kurs değildi,devletin açtığı resmi bir Kur'an kursuydu.) Şimdi düşünüyorum da neden ilk kaydolduğum hafta bırakmadım kursu ya da şikayetlerimi neden aileme anlatmadım ve bırakmadım kursu...Yaşım çok küçüktü ve biraz da salak olduğum için sanırım düşünemedim bunları.Gerçi Kur'an okumayı öğrendim öğrenmesine de din eğitimi verenlerden korkmaya başladım bu öğrenim sonunda. Kurstaki ilk günümd...

Kabullenmemek İçin Sırıtmak !

Karşınızda biri (sevdiğiniz ya da sevmediğiniz) kişi bir şeyler konuşuyor ve bu konuşmalar sizi cidden kızdırıcak cinsten şeyler.O an içinde siz o kişiye kızmak yerine tebessüm ederek (sırıtmak da olur) bakıyorsanız artık ermeye(!) başlamışsınız demektir YA DA sinirleriniz öyle yıpranmış ki aynı konuşmalardan bıkkınlığınız sizi tebessüme itiyor... Bir insan kendini ifade etmişse ki bunu fazladan bir kaç defa daha yaptıysa artık karşı tarafın onu anlamaması ya da sürekli yanlış anlaması karşı tarafın sorunudur.Kişi yüreğinde ne varsa onu görmeye eğilimlidir bunu değiştiremezsiniz kolay kolay..Onun için sinirlenmek de çare olmuyor bazı durumlarda.Aman zanları,yargılamaları bitsin de açıklamamı yapayım diye uğraşmayacaksın..Ağzınla kul tutsan faydalı olmayacaksa kuşun canına kasdetmeyeceksin,herkesi kendi haline kendi düşünceleriyle bırakacak araya mesafe koyacaksın..En iyisi bu ! En güzeli o konuşurken kendinizi en sevdiğiniz şarkıyı dinlerken ve eğlenirken düşünün.Karşı tarafın söyled...

İşte Öyle...

Blogumu kötü emellerime alet ediyorum evet..Ne yapayım kızdığım şeyleri gidip kızdığım kişilere söylesem kırgınlıklar olacak iyisi mi yine ben buraya karalayayım. -Sizin bir sıkıntınız varken insanlar size destek olacakları yerde destek oluyorum diye daha kötü etkiliyorlar.Sürekli sizi korkutacak telkinlerde bulunuyorlar inanamıyorum buna.Üstelik diyorsunuz ''Senin bu söylemlerin moralimi daha da çok bozuyor ''diye ama sanki siz hiç söylememişsiniz gibi her defasında aynı telkinlere devam ediyorlar (bunu iyi niyetle yapıyorlar bir de) -Bir de sürekli sitem edenler ;bunu çoğu zaman laf dokundurmalarıyla yapan arkadaşlarınız/dostlarınız oluyor.Üstelik onlarda uzaklıklarınızın sebebini bilen bilmiyorsa da sizden duyan kişiler oluyor.Uzaklaşmalarımın sizinle alakanız yok desenizde ''Başka kimlerle görüşüyorsun?'' gibi sorular sorup canınızı sıkan arkadaşlarınız oluyor evet..Seviyorsunuz hepsini de ama böyle yaptıkça daha çok uzaklaşıyorsunuz onlardan bun...

Acabalara Kulak Asmamak Lazım Bazen

Bazen bulunduğunuz yerden uzaklaşmak istersiniz.Sonra bir şey olur  güzel sebepler de ortaya çıkar ve yeni kapılar açılır önünüzde.Bu sefer de ''Acabalar''takılır peşinize.''Acaba iyi olur mu?'' ,''Acaba yeni güzel insanlar tanır mıyım?'' ,''Acaba yeni  ortama ayak uydurabilir miyim?'' gibi..Aslında bu soruları içinizde seslendirirken hiç bir zaman arkadaş ,kafanıza uygun ortam oluşturma sorunu/sıkıntısı yaşamadığınızı da bilirsiniz.Peki nedir bu ''Acaba''merakı bunu  da anlamamaktasınızdır...Garip bir durum.. Allah hayırlısını versin deyip dalmak lazım bazen açılan kapılardan içeriye.Yenilikler güzel işler,güzel ilişkiler ,güzel muhabbetler getirir telkinleriyle kendinize, yürümelisiniz yeni yolunuzda..İçinizdeki ''Acaba''lara kulak asmadan..Değil mi?

Nasılsınız?

Uzunca bir yazı yazmıştım ama yayımlamaktan vazgeçip tek soruluk bir post girmeye karar verdim.Genelde geçiştirme cevaplar verilir bu soruya ama yine de samimiyetinize güvenerek soruyorum.  Nasılsınız ? "Ey Rabbimiz, bize dünyâda da iyilik, güzellik ver, âhirette de iyilik, güzellik ver. Bizi ateş azâbından koru"