Ana içeriğe atla

Delidir Ne Yapsa Yeridir !

Birini seversiniz uzuuuun bir zaman sonra bir de bakarsınız ki onunla zerre kadar ortak yanınız yokmuş .E yokmuş da ne olacak, sevmekten vaz mı geçeceksiniz ? Geçemiyorsunuz, ne serden ne de sevginizden geçemiyorsunuz; görmem, duymam, cevap vermem deyip sevmeye devam ediyorsunuz!... Seviyorsanız sabretmelisiniz ya ! Hayatta her bi şey mükemmel olacak değil ya ! Gibi biiiir sürü bilincinize yerleşmiş Polyannavari bilgicikler....

Aslında bunlar güzel şeyler; sevdiğin için sabretmeyi göze almak güzel bi'şey ! Bu dünyada nelere sabrediyorsun da bir sevdiklerine mi sabredemeyeceksin.Nefret ettiğin özelliklere, aptal olduğunu düşündüğün insanlara, yalancılığı meslek edinmişlere, dini menfaatine alet eden alimine, cahiline;komaşunun tavuğuna kış deyip kendi özünüze ses etmeyenine, senden benden iyi görünüp beş para etmez kendini bilmezlere...v.b. tüm insan türevlerine sabrediyoruz sabrediyoruz sabrediyoruz...taaaki patlayana kadar ;)

Sonra sinirlendiğinizde ya da ''heyyt ulan yeeeter!'' deyip gerçek düşüncelerinizi biiir bir dökmeye başladığınızda ''Bu zaten önceden de deliydi!'' damgasını yer oturursunuz.''Delidir ne yapsa yeridir!'' damgasını aslında çocukluğunuzda elinize almanız güzel bir şey.En azından delisiniz ya artık her düşüncenizi kıvırmadan söylemeye şansına sahipsinizdir.Hep susup karşı tarafa hak vermek zorunluluğunuz(!) da kalmıyor.Doğruya ''doğru'' yanlışa ''yanlış''dediniz diye ötelenme kaygınız da olmuyor.Düşünsenize ''yanlış''a ''yalnış''deseniz bile ''amaaan o zaten cahilin biri !'' deyip üstünüze de gelmiyorlar ;)

Sonra, canınız istediği zaman saçmaladığınızda insanlar gülüp geçiyorlar üzerine konferans düzenlemiyorlar ! Hatalarınız üzerine uzun uzun dedikodular da yapılmıyor (nasılsa siz delisiniz ya !) çünkü biliyorlar sizin onları ciddiye almayacağınızı ;) Sevdiğim biri bana demişti ki :''Elif biliyor musun senin hakkında dedikodu yapanlar oluyordur.'' Bunu bildiğimi ve zerre kadar umrumda olmadığını söylemiştim  ona.Hakkımda yapılan dedikodulara pek kulak asmadım şimdiye kadar asacağımı da sanmıyorum.Sevdiğim insnların benimle ilgili şikayetleri varsa dikkate alırım (dedikodu yapıyorlarsa da hakkımı helal ediyorum hepsine) ve gider sorarım 'Benim hakkımda neden böyle söyledin ki!'' diye.Onun dışındakiler çok da ,pek de, hiç de umurumda olmuyor(gerçi hakkımda uzun uzun atıp tutan o kadar cesur kimse olmadı hayatımda ya neeyse )

İşte böyle,delilik -tabiri caiz delilik- pek de kötü bir şey sayılmaz dostlar.Araziye uyup gidip ,kendi fikirlerinizi, doğrularını dillendiremediğiniz yerde deli olup özgür iradenizi konuşturmanız hiç de kötü sayılmaz.Sizi riyakârlıktan uzak da tutar belki ! Mesela hayatımda bir kere biri gelip bana :''Elif seni hiç sevmiyorum, aşırı kendine güvenin var ve beni rahatsız ediyorsun''demişti.Ben bu kadar cesur olamadım kimseye karşı.Ama hoşuma gitmişti böyle açık sözlü birini tanımak ( sayıları çok olsun da istemem tabi ki )

Yazıyla ilgili düzetmeler yapmama gerek yok  ( delilik derken başkalarını rahatsız edecek davranışlarda bulunmaktan bahsetmiyorum diye) değil mi ? Zaten hepimizin içinde az biraz deli bir çocuk var deniyor, kimilerinde o çocuk çok konuşuyor kimilerinde de 3 maymunu oynuyor ! Yaşlanmamızı da geciktiriyor o yaramaz deli çocuk, kıymetini bilmek lazım.........................................


Güzel bir  parça dinlemeye ne dersiniz.. http://www.youtube.com/watch?v=hvhjhrbm0ys

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...