Ana içeriğe atla

Kayıtlar

duygu etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Elif'in İnziva Sayfası

 Uzun bir aradan sonra ''Merhaba'' En son yazımı ne zaman girdiğimi bile hatırlamıyorum ama bu gün yazmak istedim yeniden...Yine içime konuşma dönemlerinden birindeyim galiba! 😌Yine bir yabancı müzik frekansı açık radyoda , karşımda ışıl ışıl İstanbul manzarası ve gece tüm gizemi ve sessizliğiyle... yoldan geçen arabaların sesi bile engel olamıyor bu sessizliğe! Güzel bir gece ... Kavramlar kargaşası dünyadan sıyırılıp kendi köşesine çekilmiş, sessizce çalan radyodaki caz müzik kadar yabancıyım bu aralar bulunduğum ortamlara ,insanlara ,gördüklerimize duyduklarıma hatta konuştuklarıma...laf olsun diye gezmek torba dolsun diye konuşmak misali... Beni birilerinin anlamasını hiç beklemedim,  biliyorum ki beni benden başkası zaten anlayamaz, anladığını söyleyenlerinde  önyargıları (hüsnü zan ya da sui zanları olur)var onun için ne sizi ne de beni kendimizden başkası anlayamaz. ''Anlamıyorlar'' diye kızmanın da anlamı yok anlayacağınız ! Bu gün uzun uzun hay...

Başaramadık !...

Hepimiz siyah olsaydık, aynı dili konuşsaydık, fikirlerimiz hep aynı olsaydı ,zevklerimiz de seçimlerimiz de bir olsaydı...Olmasaydı birimizin diğerlerinden farkı !.. Bir tek insan olduğumuzu kabullenemedik, yoktu bir birimizden üstünlüğümüz, farklarımızla güzeldik bilemedik be dünya ......çirkin sesi olanın o güzel bakışlarını göremedik tıpkı ayrı diller konuşsak da sevgi dilinin anlaşmak için yettiğini göremediğimiz gibi... Bırakmadık ki insanlar kendi hayatlarını yaşasınlar istedikleri gibi inansınlar... ne yaşattık ne de kendimiz yaşadık !... Bırakmadık ki Allah ile aralarında kimseler ve kimselerin kirli düşünceleri olsun !...İnsan olmanın anlamı çözemedik ki kıymetimizi bilelim kıymet bilelim... Bİz, hep yanlışlar yaptık da yanlışın yanlış olduğunu bilemedik.... Tutamadık dilimizi ,temiz haliyle koruyamadık yüreğimizi...kin ile nefret ile  lekeledik üzerini de önyargıyla mühürledik ....Yalan üstüne yalanlar söyledik sevgilermizi ayaklar altına aldık. Gülümsemeler...

Geçiyor da Acıtıyor da...

Bazı şeyler geçiyor evet geçiyor ama... yıkıp gidiyor da, tamiri mümkün olmayan kırıklar bırakıyor!.. Sen aynı sen gibi görünsen de; yüreğinin bir köşesinde , bıraktıklarının ve unutmak zorunda kaldıklarının sızısı kalıyor... Sen aynı sen gibi görünsen de ,gözyaşlarınla yıkanmış acıların kalıyor her zaman yüreğinin  karanlık bir köşesinde... Evet her şey geçiyor geçmesine de izler bırakıyor işte olgunlaşma adına basamak olan... Sen hep aynı sen gibi görünsen de hep bir burukluk oluyor yüreğinin karanlıklarında... kimselerin dikkat bile etmediği, ara ara gelip senin canını acıtan... Bu parça dolandı bu aralar dilime ;  https://www.youtube.com/watch?v=Al13Pa6zD-g&list=RDAl13Pa6zD-g#t=8

Sizi İfade Eden Eserler ..

Fotograf da yazı da bu sefer bana ait ama şiir Mazhar Alanson'a ;) Bazen dile getiremezsiniz duygu ve düşüncelerinizi ve o zaman bir şiir bir şarkı bir fotograf ya da bir resim dile getirir iç sesinizin mırıltılarını...Belki size ait değildir ama sizin yüreğinizin dili olur başkalarının yürek sesleri... Birileri için sanattır bu, birileri içinse duyguların paylaşımı; ortak duyguların görünür hali... Öyle bir anda öyle bir şarkı dinlersiniz ki; şarkı beni anlatıyor dersiniz.Bazen tebessüm eder kendinize gelir bazen göz yaşların eşliğinde hüzne boğulursunuz..Sanki sizinle konuşuyordur parça ve size cevap veriyordur bir şekilde ...Bazen de okuduğunuz bir yazı sizin biraz önce yaşadığınız ya da düşündüğünüz bir sorununuza cevap olur, hayretlerle okursunuz ve içinizden yazarına teşekkürler edersiniz...Güzel şeyler!... Çok isterdim iyi bir yazar olmak ya da şair olmak ve görünenin ardında binlerce gizli düşünce barındıran şiirler, cümleler yazmak..Herkesin anlayabileceği ş...

Neydi!..

Fotoğraf bana ait değil,sahibine teşekkür ederim ! Neydi; sana aklında olmayanları yaptıran ve söyleten. Unuttuğun duyguları canlandıran, merakla gelen ilgileri vazgeçilmezlerine katan. Bildiğini sandığın ama belki de hiç bilmediğim gerçekleri tarif bile edemeyecek şekilde hayatına sokan.Şaşırtan,hayretle izleten,hissettiren,ummadığın anda  baş ucunda bitiveren,özleten ve özledikçe artan,açıklaması sözlere dökülemeyen,her daim aranan,Pazartesileri Cumartesi tadıyla yaşatan,yanından geçip  gittiğin çiçeklere dikkatle baktıran o duygu.... Hani yalan olduğunu savunuyordun ya,bu devirde imkansızdı ya,her şeyin yalan olduğu  gibi o da yalandı ya,o yaşanan değil özlenendi ya...Bunları düşünüyordun ya ne oldu şimdi de kendini inanmadığın bir gerçeğin içinde buldun! Bir günlük yokluğun bir aymış gibi geldiği o duyguyu ne oldu da yüreğindeki tahta oturttun! Büyük mü konuştun, birilerini mi kınadın,çok mu hayallerinden uzaklaştın.Şimdi merakla sanmaların aras...

Adını Koyamadığın

Bir zamanlar hissettiğin ama gerçekliğini unuttuğun... Bir küçük sebep. Belki de bir bekleyişin son hali... Umulan ama umulmadık zamanda karşına çıkan... Hissediş... Farkında oluş... Ruhu okuyuş... Yüreğe dokunuş... Karanlık yolun sonunda seni bekleyen tebessüm,bir ışık. Çıkmazlarda seni görüp uzanan bir el sıcaklığı, Umudun biri tarafından sana geri getirilişi, Sevmenin dile getirilememesi, Gözünden sakınış, Kırma korkusu, Kalbin melodisi. Sabrın en güzel hali. Konuşmadan hissediş,anlayış,bekleyiş,heyecan,tılsım, aynı şarkıda heyecanlanış Tüm güzellikleri içinde barındırma hali Mutluluğun ,neşe ile hüzünle karışmış en vazgeçilmez hali... Adını bir türlü koyamadığın halde içinde besleyip büyüttüğün duygunun, dil ile olmasa  bile, hal ile yansıtılması !... Belki de dile getirmeye korktuğun, Yokluğunu savunduğun ama günün birinde içine düşüp kavrulduğun... Kalbinin seni dinlemediği, Sesine ses vermediği, Engellerini aşıp geçtiği, Durdurmaya gücünün yetme...