Ana içeriğe atla

Kayıtlar

şikayet etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Nasıl mıyım ?

İnsan, haykırmak istiyor içinde ne var ne yoksa!... Bir umut sanki, kurtulur sanıyor içindeki biriktirdiği hüzünlerden ama nafile... biriktirmeye alışmış bir kere bünye, acısına alışmış ağırlığını benimsemiş yaşayıp gitmekte... Sağına dönsen haksızlık, soluna dönsen adaletsizlik ileriye baksan ümitsizlik ..ne yöne dönersen dön bir çıkmazlar yumağı..''İnsanlık'' mı dedi biri! Yok ulaşılamıyor kendisine, size onun yerine nur topu gibi menfaat canavarı versek ! Hoşlanmadınız değil mi ama bu yaşamın bir gerçeği; hoşlansanız da hoşlanmasanız da ... Önce güveni kapattık köhne köşelere sonrada menfaati saldık meydanlara sonrası bitmek bilmeyen dram dizi serisi...Çık çıkabilirsen içinden... Akrabalıklar,arkadaşlıklar ve ne acıdır ki dostluklar da menfaatlerin sınırına kadar gidip orada zombileşmeye başlar oldu. Şikayetlerimiz de kâr etmiyor bu gidişatı düzeltmeye, her şey beyhude ! Cehalet, her devirde şeytanın sağ kolu; insanları kuru yaprak misali rüzgarın estiği yöne s...

Neden mi Bu Haldeyiz !

Konuştuk, tartıştık,yazdık ..düşündük taşındık sonra etrafımıza baktık yine düşündük ,sinirlendik, üzüldük ve bir çok sonuca vardık.Hepimizin şikayetleri var, özellikle güzel dinimizin yanlış yaşanıyor olmasından dolayı.Gerçi çoğunluk bunu kabul etmiyor ama Kur'anı bir defa okumuş olanlar az çok fark ediyorlar ne tür bir yanlışın içinde olduğumuzu.Yanlışlarımızı yazsak buradan Ağrı'ya yol olur mu ? Yalova'dan bakınca Himalayalara bile yol olur gibi geliyor bana.. ama yanlışın neresinden dönülürse kârdır hesabı ben yine de ''Her şeye rağmen '' Tövbe kapısının açık olduğunu hatırlatarak listeme başlayayım. Eksiklerim olacaktır ki Himalaya dedim, uzun yol dedim o kadar çok cümle kurmam zaten mümkün değil! Başlayayım, elbet tıkandığım yerde devam ettirenler çıkar... - En büyük eksiğimizin ne olduğu malumunuz ; Kur'andan uzak yaşantımız. Zaten sorunun başı sorunun en büyüğü olunca hatalar zincirleme gidiyor durdura bilene aşk olsun ! -Okumadığımız kitab...

Herkes Aynı Hayatta !

   Her sözüm, her cümlem, kalemi her oynatışım Sana...Düşünmem,ağlamam,gülmem de Sana...Aşklarım,sevgilerim hep Sana..Sevilmelerim de hep Sana...Nefesim Sana ,sonradan pişman olduğum şikayetlerim de Sana...Beni benden bile iyi tanıyana şikayetlerimin olması ne kadar utanç verici gerçekten düşününce..Beni sevdiği için var edene yaptığım şikayetler ne kadar da utanç verici, düşününce!...    Bir sürü şeyle bir sürü insanla karşılaşıp bazen mutlu olup bazen de şikayet ediyoruz üstelik imtihanda olduğumuzu bilerek yapıyoruz bunu.Neyi neden şikayet ettiğimizi bir an bile düşünmeden! ''Neden bana yalan söyledi'' ,'' Paramı çaldı'', ''Kalbimi kırdı'' ,'' Kötü niyetli biri'', '' Bu kaçındı beni kandırışı'', ''Neden ben hep yalnızım'', ''Niçin hep kötüler beni buluyor'',''O kadar çalışıyorum neden zengin olamıyorum'', '' Ben yıllardır çalışıyorum e...

Bana ne !

Ahkam kesmek, oturduğun yerden atıp tutmak ne güzel di mi ! Biz insanlar ne kadar garibiz gerçekten; anlayabilene aşk olsun! İlk, çocukluğumda annem hastaneye kaldırıldığında bir akrabamızın haberi duyunca: ''Bana ne , benim işim var gidemem!'' demesiyle tanışmıştım bu lafla ''BANA NE!'' Haklıydı tabi o da, işi her şeyden önemliydi ihtiyaç anında acilen hastaneye kaldırılmış bir akrabasından da!... Kendine dokunana kadar her şey için ''Bana ne !'' sözünü kullanma lüksüne sahip insan evladı ,diyecek söz yok ! Özgürlük var, herkes yüreğinin seçtiği kadar özgürlüğünü istediği yerde istediği an da kullanabilir tabi DE nasıl olur da kendini ilgilendiren konulara ''Bana ne !'' diyebilirken ,kendini zerre kadar ilgilendirmeyen konulara ''Bana ne !'' diyemez insanlar işte ben bunu anlamıyorum. Yan komşusunun (illa binasında olmak zorunda değil) sıkıntıları için ''Bana ne !'' diyebilirken b...

Gece Yarısı Saçmalamalarım

Yağmurun sesi nasılda dinlendiriyor gecenin bu vaktinde insanı..Uykudan uyandırıyor huzur veren tınısıyla.Gel diyor gel dinle beni ve dal düşünce dünyana..Dal ki kendini bulasın,dal ki kendini hatırlayasın.Dal ve ağladıklarınla değil de düşünce dünyanla sen olduğunu hatırla.Sevginle büyüdüğünü fark et, sevgisizliğin seni tükettiğini bil ve sakın kendini, sana  ait sandığın hatalardan..Dal yağmurun sesi eşliğinde asıl dünyana ve düzelt istemediğin   hallerini..Düzelt canını yakan her şeyi..Gücün mü yok yine içindeki ses yardımcı olsun , destek olsun uyanışlarında sana.Bağır hayata kendi iç dünyanın çığlıklarını: ''Hayat senden gerçekten sevgi bekledim ,çok fazla şey mi bekledim? Neden hayal kırıklıkları yaşattın bana! Neden anlayamadığım sevgiler sundun karşıma. Anlamadığımda nankörlükle suçlamak için mi? Sevdiğim gibi sevilmemem benim cezam mıydı ki hissetirdiklerimi hissedemedim...Sevgi kırıntısı değil sevilmeyi sunarsın diye bekledim, çok mu şey bekledim senden! Hayat,...