O'nu ilk tanıdığım günü hatırlıyorum. Sanki yıllardır birbirimizi tanıyormuş gibi neşeli bir sohbetin içinde bulmuştuk kendimizi. İlk tanışmamıza rağmen, Biz sürekli konuşuyor ve gülüşüyorduk. En son ayrılırken birbirimize ''Sanki seni yıllardır tanıyor gibiyim'' demiştik. O gün beni, O'nunla karşılaştıran Rabbime şükürler olsun!... Doksanlı yıllarda Diyarbakır'dan buraya gelmişler. Aslen Urfalı oldukları halde babasının işi icabı Diyarbakır'da yaşıyorlarmış.. Nerelisin dediğimizde ''Diyarbakır doğumlu Urfalı'yım'' diyerek bizi hep güldürürdü. Çocukluğunu sevgiyle, özene bezene bize anlatırdı. Batıya göç etmelerinin nedeni ise, babasının evlatlarını okutmak istemesi, o zaman zarfında yaşadıkları Doğu'da sorunların olmasıymış. Altı çocuğunun hepsini de okutmuş babası. Kızlar Lise'yi bitirmiş, erkekler ise, iktisatçı, işletmeci ve biri de albay olmuşlar.. Doksandokuz marmara depreminde evleri yıkılmış; aile torunlarını v...