Ana içeriğe atla

Kayıtlar

iç ses etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Okumak !...

Okumak sadece bir fiil midir ? Okumak birinin gözlerindeki bakışı anlamanın da adıdır Sizi can kulağıyla dinleyen birinin samimiyetini hissedebilmektir mesela ! Size aşık olduğunu zanneden kişinin yüreğindeki sevgisizliği dolduruyor olmanızı görebilmektir bazen de ... Kısacık bir muhabbette yüreğini ısıttığınız kişinin tebessümünden teşekkürüne dokunabilmek ya da ! Birinin  ''İyi ki varsın!'' sözünün içinde kendinizi görebilmek, İhtiyaç sahibi kişiyi halinden anlamaktır okumak... Nefretini kusan kişinin içinde kalmış insani yanını okuyabilmek . Kuşların davranışlarından kendinize dersler çıkarabilmek , İnsanlığın kendi kendini yok edişini izleyip göz yaşı dökmek gidişatı düzeltemeyeceğini bile bile ümitle... İyi niyetinizin  hissedilememesinin anlaşılmamasına üzülmek, Çaresizlik karşısında dua için yürek açmaktır okumak... Zirve ile zerre arasında hiç ile hep olmanın farkında olmaktır belki de okumak!... Sevgi ile bakmak herşeye rağmen sevgi ile yaşamaktı...

Varsın Olmasın Ne Çıkar !

Varsın olmasın en güzel ev bizimki, ne çıkar; başınızı sokacağımız bir eviniz var ya sahibi olmasak da.Kimseye muhtaç da değiliz ,sokaklarda da değiliz ya .Ne olacak yani villada yaşamıyorsak,evimizin metre karesi küçükse ! Başımıza yağmur yağmuyor ve her gün başınızı sokacağımız ve sizi sevenlerin bulunduğu bir evimiz var işte,barakada yaşamak zorunda kalan insanların da yaşadığı bir Dünyadayız hatırlıyor muyuz acaba ? Ya da sokaklara terk edilen çocukları ve büyükleri hiç görmüyor muyuz? Varsın olmasın en güzel en büyk ev bizim ki ne çıkar ! Varsın en yeni eşyalara da sahip olmayalım, ne olacak ? Bir kaç tahta parçası ya da bez parçası hayallerimizi süsleyecek kadar önemli yani! Yarın daha farklıları çıkacak sizin bu gün yeni güzel dediğiniz eski de kalmayacak mı,nasıl yetişeceksiniz her çıkan yeniye ? Varsın en son moda şeyler olmayı versin evimizde başımızı koyup huzurla uyuyacağımız bir yatağımız, misafirlerimizi ağırlayacağımız bir kaç kaç sedirimiz(koltuk) olsa yetmez mi ? E...

Güneş Gibi Olabilmek Yürek İster

Radikali, Sunnisi(ki nefret ediyorum bu tabirden),Alevisi, Laz'ı ,Kürt'ü,Sağcısı-solcusu,Chp'lisi-Akp'lisi,Çapulcusu (ki bu tabirden de nefret ettim) İktidar yanlısı,Şehirlisi-Köylüsü,Milliyetçisi-Irkçılığı reddedeni,okumuşu-cahili,Müslümanı-Gayrimüslimi,Nurcusu-Tarikatlisi.................ne acıdır ki bunlara ekleyecek o kadar çok farklılık özellikleri ekleyebiliriz ki buraya ! Ben bu kadarıyla yetineyim zira amacım tanıtım yapmak değil tüm bu zıtlıklara karşı bakışımı belirtmek istiyorum. Nerede okumuştum (kim söylemişti hatırlayamıyorum) ''Biz cömertliği Rabbimizden öğrenmeliyiz!'' diyordu.Haklı mı ?Sonuna kadar haklı ...Peki biz adaleti kimden öğreneceğiz? Hak ve adaleti yalnız kendine/kendi taraftaralarına has bir hak olarak gören insanlardan/topluluklardan mı öğreneceğiz yoksa Rahmetinin her türlüsünü insanları ayırmadan gönderen Var Edenimiz'den mi ? Her fırsatta birilerini öteleyen kendini yücelten insan nefsinden adaleti öğrenmek mümkün ...

Sevgili Günlük N'Habersin !

Sevgili Günlük, Bu gün sabah gözümü açtığımdan beri kendimden nefret ettim.Bunun nasıl bir duygu olduğunu sen bilmezsin malum (canın yok ki canının seni ittiklerinden bıkmış olasın) Aklına bir şey gelir (bu genellikle olumsuz gelişlere denk gelir) ve bir bakarsın bir saat en geç bir gün sonra o şey gerçekleşmiş.Bu nasıl beter bir durumdur sana anlatamam günlük.Gerçi anlatıyorum sayılır, buradan da anla işte kafamın bu gün at kafası olduğunu ! Ya,ertesi gün mü gerçekleşir insanın aklından öylesine geçmiş bir şey anlamıyorum ki.Hay ben o aklıma..diye başlayıp devamında bilemediğim küfürler savurmak istiyorum şu an....Bazı anlar geliyor ki ''ula,diyorum keşke biraz küfür kültürüm olaydı da içimdeki bu negatifliği maç izleyen seyirci tarzında ataydım!'' ama neeeeerde ben de o kabiliyet ! Bana bahele günlük, sen de sakın benim şükürsüz biri olduğumu düşünme ,yok öyle bir şey aklım başımda çok şükür onun için nankörlük yapacak değilim ama insanın kendine kızmasının bir s...

Hayaller Güzeldir

Olabildiğince yüksek bir falez, Ve üzerinde uçuruma en yakın yerinde bir taştan ev.Evet biliyorum soğuk olur kışları ama odun sorunu yaşamıyorsun!!! Dalgaların o hırçın sesini dinliyorsun Sezen şarkıları yerine...Gerçi sen hiç Sezen dinlemezsin ki, Kazım Koyuncu gibi duygu dolu bir ses varken, neyse....Güneşin batışını ve doğuşunu izlemek için hiç bir manin ve mazeretin de yok artık.Meşguliyetin çok fazla olmadığı için heyecanla bekliyorsun o iki anı.Sana kendi doğumunun anlamını ve gideceğin gerçeğini hatırlatıyorlar çünkü.Yavaş yavaş, gitsem mi kalsam mı ikilemindeymiş gibi... Koca bir gün doyasıya tefekkür ve doyasıya yaşamı içine geçme şansına sahipsin.Can sıkıntısı bile yok düşüncelerdeyken.Of hele bir de o yüzüne vuran rüzgar eşliğinde dalgaların melodisi yok mu ! Düşüncelerini bölen bir sıkıntı da yok sınırsız düşün ,seni kınayan birileri yok ,yanlışlarını bulup düzeltme merakıyla bakınanlar da yok.Yalnız sen ve SENİ var eden varsın; hiç olmadığın kadar rahatsın.Okuyorsun h...

Sizi İfade Eden Eserler ..

Fotograf da yazı da bu sefer bana ait ama şiir Mazhar Alanson'a ;) Bazen dile getiremezsiniz duygu ve düşüncelerinizi ve o zaman bir şiir bir şarkı bir fotograf ya da bir resim dile getirir iç sesinizin mırıltılarını...Belki size ait değildir ama sizin yüreğinizin dili olur başkalarının yürek sesleri... Birileri için sanattır bu, birileri içinse duyguların paylaşımı; ortak duyguların görünür hali... Öyle bir anda öyle bir şarkı dinlersiniz ki; şarkı beni anlatıyor dersiniz.Bazen tebessüm eder kendinize gelir bazen göz yaşların eşliğinde hüzne boğulursunuz..Sanki sizinle konuşuyordur parça ve size cevap veriyordur bir şekilde ...Bazen de okuduğunuz bir yazı sizin biraz önce yaşadığınız ya da düşündüğünüz bir sorununuza cevap olur, hayretlerle okursunuz ve içinizden yazarına teşekkürler edersiniz...Güzel şeyler!... Çok isterdim iyi bir yazar olmak ya da şair olmak ve görünenin ardında binlerce gizli düşünce barındıran şiirler, cümleler yazmak..Herkesin anlayabileceği ş...

Olumsuzluklara Rağmen ''Her Şeyin Güzeline''Talibim !

Güzel bir günle başlangıç olsun, güzel birhaftaya inşaallah.Her şeye inat, insan iyi temennilerde bulunmaya ısrarla devam ediyor.Yoksa biliyor ki hayat at gözlüğü takıp hep olumsuzlukları gösterecek ve heyecanla kararmış yürekleri bekleyen bunalıma itecek onu ! Bize düşen, tüm olumsuzluklara rağmen ayakta kalmak adına inatla ve inadın getirisi olan ısrarla olumlu şeyleri görmek... Ottan böcekten olmadık şeylerden güzellikler çıkarıp, mutluluk kırıntılarıyla yüreğimizi doldurmayı nasıl başarırız yoksa! Yarın başımıza ne geleceğini bilmeden, endişeler taşırken nasıl mutlu kalabiliriz her olaydan olumlu sonuçlar çıkaramazsak !.. Yapılan haksızlıklara , kötü davranışlara, gözümüzün önünde akıp geçen zulümlere (her türlüsüne) ve yalanlara nasıl dayanabilirsiniz ki yüreğinizi inatla güzel duygularla besleyemediğinizde... Amaannnn bir de yazıp hatırlamayayım tüm uzaklara gönderip bir yere kilitleyip sonsuza kadar kaybolmasını istediğim kötülükleri sıkıntıları..Sağlık ,huzur, tebessü...

Olumsuzluk İçeren, Düşünülesi Konular !

Ammaaaaaan ! Ve bir gün fark edersiniz ki herkes sizden bir şeyler beklemekte! Ve siz onların istediklerini yaptığınız sürece seviliyorsunuzdur (ki bunun adı sevgi değildir bilirsiniz) İnsanların isteklerine ne kadar cevap verirseniz verin bir gün ''Hayır!'' dediğinizde o hayır yüzünden silinebileceğinizi de fark edersiniz...Peki bu artık umurunuzda mıdır ? Değildir, çünkü nankörlük denen şey herkesin kanına işlemiştir ve herkes kendine köle aramaktadır net görürsünüz bunu! Kimse sizin ne düşündüğünüzle ve hatta ne hissettiğinizle pek ilgilenmemektedir.Sizi dinleyenlerde yine sizden bir şeyler alma peşindedir size hak verme derdinde değillerdir .... Kötümser bir yazı gibi görünse de içerisinde gerçekleri barındırmakta biraz düşünün siz de hak vereceksiniz.Hepimizin hayatında böyledir birileri hep sizden bir şeyler bekler ve bir gün siz beklentilere cevapvermekten sıkıldığınızda da sizi suçlamaya başlarlar.Siz zaten hep öyle olursunuz ,siz zaten hep tembelsinizdir...

Kendi Kendini Yok Eden İnsanlık !

Dünyanın şu an ki haline çok benziyor bence !   Kavga gürültü, her türlü anlayışsızlık, nefret, saldırganlık, suçlayıcılık, yarım yamalak dinlemeler, özgürlük arayışları ,ben bilirimler, benim doğrum senin yanlışın ,sakat kalmış adalet,gülmeyen yüzler, sürekli şikayet hali,akla gelmeyen zalümler,bitmeyen cehalet.....daha saymayayım, bin türlü insanı ümitsizliğe iten olayların yaşandığı karanlık bir dönem içerisindeyiz sanki ! Hangi olaya nasıl yorum yapacağıma şaşırdım resmen.Artık yorum yapmıyorum sadece izliyorum ve dua ediyorum.İnsanlar artık kendilerine gelsin diye !   Benim gibi düşünmüyor diye hiç bir zaman saldırmadım (sözlü) kimseye çünkü bunu anlamsız buluyorum.İnsanlar konuşurlar ,tartışırlar ve sonra tanırlar bir birlerini ve ona göre davranırlar bir birlerine.Saygı çerçevesinden çıkılmadığı sürece illa ki bir iletişim yolu bulunur.Taa ki bencillik ve menfaat araya girene kadar !...Eh bir de hırs hat safhadaysa kaçın o ortamdan...Kavgaların ,benim doğrularım d...

Yüreğinin Sözünü Dinlemek...

Neden kırılır ki insan en sevdiğinin yaptıklarından... Nasılsa unutacak,  ve sevmekten vazgeçmeyecekse!... Neden yüreğine laf geçiremez ki Her şeye kendi karar verdiğini düşünen insan. Alır başını gider duyguları da, ''Bir yerde durmalısın artık!'' diyemez.  Ve duygularının  gidişatına ayak uydurur, neler olacağını onu nerelere götüreceğini düşünmeden!... Belki de zaten tek isteği budur; yüreğinin gösterdiği yolda ilerlemek ve kendi için, kendi olarak yaşamak. Bilinmez!...

Bazen Ne Zor !

  Her şeyi anlatamazsın ki ,anlatmaya kalksan kelimelerin kifayetsiz kalacağı durumlar da var hayatta ! Yazabildiklerin ya da söylediklerin hissettiklerinin/düşündüklerinin yanında devede kulak misali.Durum bu olunca insan nasıl ve ne kadar ifade edebilir ki kendini karşısındakine; ve nasıl diyebilir ki :''Beni yanlış anlıyorsun ''diye.....Eksik ifade ettiğin için eksik de anlaşılaşcaksın ve insanlar o eksiklikleri önyargılarıyla ve zanlarıyla dolduracak ve sen bunlardan kaçamayacaksın!...   İnsan en çok da ne kadar sevmiş olduğunu iyi ifade edebilmek istiyor.Nefreti zaten anlatmaya gerek kalmadan yüz ifadesi ve bakışlar anlatıyor.Ama bazen bir tatlı tebessüm ne kadar sevdiğini anlatamıyor! Nefret hem kolay hem de kolay ifade ediliyor ama sevgi öyle mi !......................................   Gözlerinin içine bakıp orada kalmaktır bazen, sarılmaktır hiç konuşmadan ve anı unutmaktır,bazen en zor anda bir tebessümle gözlerinin içine gülümsemektir,şiir olup ak...

Sıradan Biri!...

Korkuları ve belki de yanlış seçimleri içerisinde kaybolmuş binlerce yitik hayattan biri!...........Her şeyin farkında hiç bir şey yapamayan,sabrı kendine kalkan yapıp usulca bekleyen; dilsiz bir yaprak kadar sessiz , yaz sıcağının akşamlarındaki cır cır böceği kadar çığlıklarına hakim ,yüreğine dönmüş kendi halinde biri!... ...Sahip olduğu tek şeyin Yaratıcısıyla olan o muhteşem bağı ve sevgisi olan,O'nun güzelliği ,büyüklüğü,sevgisi,rahmeti karşısında her daim acizliğinin farkında olan ama bu güzel acziyetin, insanlar karşısında olmasına da isyan eden garip biri!... Tutunacak dal bulamadığında da yine içine dönen ve sevgisine sarılan,sevdikleriyle o görünmez bağlarından enerji alan ,yarınını düşün(e)meyen,isyanları insanların hatalarına olan, şükrün bile yanlış anlaşıldığını düşünen cahilin biri!... Yaratıldığından dolayı kendini seven ama verilen hiç bir şeyi sahiplenecek kadar hadsizleşmeyen,korkan ve korkuları okudukça düşündükçe artan ama yanında sonsuz bir umu...

Belki de Sen Yanlışsın Hiç Düşündün mü ?

Dünya senden ibaret, bir tek senin doğrun doğru ,senin yaptıkların kusursuz sanıyorsun değil mi? İnsanlar sen sevdiğin kadar sana yakın ve sen sevdiğini söylediğin için senin yanında değil mi ? Sen seversen o senindir ,senin var olduğunu sandığın yürekte sevgin gitmez sanıyorsun değil mi ? Seviyorsan her şey tamamdır ,devamı yoktur ,bitmeyecektir değil mi ? Sevdiğini söylüyorsundur karşı taraf daha fazla bir şey beklemiyordur beklememelidir de değil mi? Sen her şeyin en iyisini güzelini yaptığın için eleştirilemezsin de, kimsenin buna hakkı yoktur ,açık kapı bırakmamışsındır da zaten değil mi ? Ama yanılıyorsun ! Mükemmel olma gayretin,işlerine verdiğin önemin,kazandığın paran bunlar mı senin hayatın,hiç düşündün mü? Evet sen en iyi çalışansın ,herkes senin hakkında çok iyi biri diyor, herkesin işine sen koşuyorsun kimseye fırsat bırakmıyor sonra da mükemmel olmayanları eleştirip duruyorsun, bu mudur mükemmele ulaşma yolun ? Kendi doğrundan ,kendi düşüncenden başka gördüğün olm...

Siyah-Beyaz ve Saygı

Peki ya aynı şeyleri savunmuyoruz varsın olsun , hepimiz aynı olacağız diye bir şey yok ya ! Aynı müziği de dinlemiyor olabiliriz, Renklerimiz ,zevklerimiz de farklı evet ne olacak ki ... Tamam ben çirkinim biraz ,sen güzelsin  bu engel değil ki iletişimde, Sen aynı bakmıyorsun olanlara benimle Çünkü senin de kendini yansıtan fikirlerin var ,olmalı da. Dünya görüşü diye bir laf var, ne senin görüşün benim görüşüm önünde ne de benim görüşüm senin görüşün önünde eğilmesin ne çıkar, Benim doğrum bana senin doğrun sana. Varacağı vardıracağı yer de farklı olacaksa doğrularımızın, Ne çıkar zorla zaten güzellik olmuyor... Ne ben seni sevmek zorundayım ne de sen beni, Bir birimizden tek beklentimiz de :  ''Saygı'' Onun dışında herkes kendi yolunun yolcusu.. Seveceksek saygı çerçevesinde gelişen bir sevgi olacaktır bu Sevmiyorsak da yine saygı çerçevesinde olacaktır bu ki zararı olmasın bu sevgisizliğin kimseye. Bana kendi doğrularını k...

Mola!.................

Yoruldum. Sıkıldım. Bunaldım. Bıktım. Nefret etmekten korkuyorum İki yüzlülüklerden de midem bulandı. Bencillikler daha çok dikkatimi çeker oldu. İstenilen kişi olmaktan tiksindim. İstediklerimi yap(a)mamaktan usandım. Yargılanmaktan,  Anlaşılmamaktan, Beklentilere cevap vermekten, Dibe vurdum, kal geldi .. Boşluk haline itilmekten kendime  kızar hale geldim.............. Ama yenilmeyeceğim , yine kendimi kandırmaya ya da verilenlerle her şeye rağmen kendim olmaya devam edeceğim!........ Ve bir süre yazmayacağım ... Olur da merak edersiniz diye yazdım. Rabbim hepimize her şeyin hayırlısını versin! Kendinizi ve değer verdiklerinizi sevin ve saygı duyun... Görüşürüz!

Umut!...

Tam ''Bittim''dediğin anda anlık duruşunda, Ağlamak seni yorduğunda derin  nefes alıp kendine gelişinde, Yarına dair aklına hiç bir görüntü yokken kafanda çakan şimşekte!.. Boşluklara dalmaya başladığın bir zaman aşkla karşılaşmanda, Ya da unutmaya çalıştığın şeyin önemsizliğini kavrayış anında.. Yok olduğunu düşündüğün güzelliklerin aslında bir yerlerde saklandığını yok olmadığını sezmende.. En sevdiğin şarkıyı tekrar tekrar dinlerken bir süre sonra dinlemediğini fark edip kendini çok başka konuların içinde bulman ve bundan da huzur bulmanda.. Karamsarlık,karışıklık,umursamazlık,kin ,nefret,riya,gamsızlık içinde geçen yaşamdan alınan lezzetin bittiğini sandığın an yanına yanaşıp yüreğinin kulağına fısıldadığı o kelime... Karanlıklarda,çıkmazlarda,boşluklarında,hiçliğin içinde bocalamalarında,boğulur anlarında,yarınlara kapalı kalmalarında Seni sarsıp gözlerini açıp görmediklerini gördüren ışık..Umut... Gittiği zaman yaşamının da yarısını götüren..u...

Yürek Sesinize Ses Veren

Benden... Şu dünyada kaç kişi sizin yüreğinizin sesini duyabilir ve size ayna olabilir ki!.. Sesinize ses veren değil, söze dökemediklerinizi hissedebilen; herkesten sakladığınız özünüzü görebilendir DOST

Neydi!..

Fotoğraf bana ait değil,sahibine teşekkür ederim ! Neydi; sana aklında olmayanları yaptıran ve söyleten. Unuttuğun duyguları canlandıran, merakla gelen ilgileri vazgeçilmezlerine katan. Bildiğini sandığın ama belki de hiç bilmediğim gerçekleri tarif bile edemeyecek şekilde hayatına sokan.Şaşırtan,hayretle izleten,hissettiren,ummadığın anda  baş ucunda bitiveren,özleten ve özledikçe artan,açıklaması sözlere dökülemeyen,her daim aranan,Pazartesileri Cumartesi tadıyla yaşatan,yanından geçip  gittiğin çiçeklere dikkatle baktıran o duygu.... Hani yalan olduğunu savunuyordun ya,bu devirde imkansızdı ya,her şeyin yalan olduğu  gibi o da yalandı ya,o yaşanan değil özlenendi ya...Bunları düşünüyordun ya ne oldu şimdi de kendini inanmadığın bir gerçeğin içinde buldun! Bir günlük yokluğun bir aymış gibi geldiği o duyguyu ne oldu da yüreğindeki tahta oturttun! Büyük mü konuştun, birilerini mi kınadın,çok mu hayallerinden uzaklaştın.Şimdi merakla sanmaların aras...

Yaşamadığın Şeylerin Ahkamını Kesmek

Ben sürekli soru soran ,düşünen, hoşuma giden konularda da konuşmayı seven biri oldum çocukluğumdan beri.Gerçi şimdilerde biraz daha içime kapandım(!) ama yine de ortamını ve kişisini bulunca susmadığım oluyor.Hele ki karşımdaki insan bilgisinden faydalanabileceğim,benim görüşüme ışık olacak şeyler konuşan biriyse gel de sustur beni.Dinlemeyi de konuşmayı da kişisine göre severim.Bunun adı menfaat mi ? Peki kabul menfaat olsun ama iyi bir menfaat bu kabul edin .. Bu güne kadar öğrendiğim çoğu şeyi benim gibi yaşamayan insanlardan öğrendim.Hatta hiç tanımadığım kişilerden öyle şeyler öğrendim ki onlarca kitap okusam o derece etkili olmazdı aldığım dersler.İnsanlara çoğu zaman kızsam da her insanın bir var oluş sebebi vardır gerçeğini aklımdan hiç çıkarmadım.Daha doğrusu bunu da öğrendim ... Arada şikayetlerim oluyor ama yaşamlarla ilgili ahkam kesmemeye çalışıyorum.Yaşamadığım bir şey hakkında atıp tutmayı doğru bulmuyorum.Çünkü bu dünyaya gelirken hiç bir şeyi bilmiyorduk seçimler...

Nasıl mıyım ?

İyim demekle iyi olunuyorsa ''iyiyim'',gelecek konusunda endişeliyim,ölümden fena korkuyorum, çaresiz olanlar için duacıyım, dünyada olup bitenlerden dolayı insanlığımdan utanıyorum,dilsiz hayvanların bile bazı insanlardan daha insan olmasına şaşıyorum, insan dışında tüm canlıların kendilerine verilen vazifeleri yaptığını görüp ne kadar geride olduğumuzu düşünüyorum,bu gün de havanın düzelmediğinden şikayet ediyorum,insanların BEN odaklı  olduğunu ve bu çerçeveden çıkanların melekten üstün olma mertebesinde olduğunu ama bunların sayısının da çok ama çok az olduğunu düşünüyorum,boş geçen anlarıma çok üzülüyorum ama üzüldüğüm kadar icraatte bulunmuyorum, seviyorum sevdiklerimi özlüyor ama görmekten de korkuyorum (nasıl diye sormayın) çok daha fazla şey yapabileceğim halde tembelliği seçtiğim için kendime kızıyorum,eski dostlarımı ziyaret edemiyorum işin en kötüsü bunu gerçekten istemiyorum,gün geçtikçe daha kötü biri olduğumu düşünüyorum kimseye kötülük yapmadığım halde...