Ana içeriğe atla

Mola!.................

Yoruldum.
Sıkıldım.
Bunaldım.
Bıktım.
Nefret etmekten korkuyorum
İki yüzlülüklerden de midem bulandı.
Bencillikler daha çok dikkatimi çeker oldu.
İstenilen kişi olmaktan tiksindim.
İstediklerimi yap(a)mamaktan usandım.
Yargılanmaktan, 
Anlaşılmamaktan,
Beklentilere cevap vermekten,
Dibe vurdum, kal geldi ..
Boşluk haline itilmekten kendime  kızar hale geldim..............
Ama yenilmeyeceğim , yine kendimi kandırmaya
ya da verilenlerle her şeye rağmen kendim olmaya devam edeceğim!........



Ve bir süre yazmayacağım ...
Olur da merak edersiniz diye yazdım.
Rabbim hepimize her şeyin hayırlısını versin!
Kendinizi ve değer verdiklerinizi sevin ve saygı duyun...
Görüşürüz!


Yorumlar

Erdi Karadeniz dedi ki…
Bu ruh hali bir çoğumuzda etkin sanırımı bu aralar :s
Unknown dedi ki…
Arada bir insanın kendini şarj etmesi gerekiyor sanırım. Aynı şeyleri zaman zaman hissettiğim için size durun ara vermeyin, yazmaya devam edin demiyorum. Zaman zaman bu ortamdan da uzak durmaya ihtiyaç var. Üç gün beş gün birkaç hafta ne ise... Daha sonra dönülür... Bir de bakmışız ki eskisinden daha güçlü, daha zinde ve daha mutlu biçimde... Herşey hayırlısıyla dilediğiniz gibi olur, kalbiniz ferahlamış biçimde daha bir iç güvenle bakarsınız yine herşeye İnşallah.
gelibolu17 dedi ki…
Seni anlamaya çalışıyorum canım,hak veriyorum son günlerde yaşanab olaylar hepimizin malumu ve herkes oldukça gergin,insanlar birbirini siler oldu etiketler oldu ötekileştirir oldu maalesef, tam terör belasından kurtuluyoruz demeye kalmadan bu olaylar çıktı sanki programlanmış gibi ...
Hayırlısı olsun, biraz dinlen okullarda kapandı belki köye gidersin Hendek sokaklarında benim içinde gez yeşile benim içinde bak doya doya sonra gene gel ama olur mu? Güzel insan...
Adsız dedi ki…
Güle güle git; güle güle gel :)
Unknown dedi ki…
Özleyecez seni Papuç , fazla ara koyma lütfen. Aynı duygulara sahip iken arada nefes aldırtıyordu yazıların. Şimdi eksikliğini daha çok hissedecem. Hayat değerli birini borç aldı ve umarım en kısa sürede geri verir.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...