Ana içeriğe atla

Olumsuzluk İçeren, Düşünülesi Konular !

Ammaaaaaan !

Ve bir gün fark edersiniz ki herkes sizden bir şeyler beklemekte! Ve siz onların istediklerini yaptığınız sürece seviliyorsunuzdur (ki bunun adı sevgi değildir bilirsiniz) İnsanların isteklerine ne kadar cevap verirseniz verin bir gün ''Hayır!'' dediğinizde o hayır yüzünden silinebileceğinizi de fark edersiniz...Peki bu artık umurunuzda mıdır ? Değildir, çünkü nankörlük denen şey herkesin kanına işlemiştir ve herkes kendine köle aramaktadır net görürsünüz bunu! Kimse sizin ne düşündüğünüzle ve hatta ne hissettiğinizle pek ilgilenmemektedir.Sizi dinleyenlerde yine sizden bir şeyler alma peşindedir size hak verme derdinde değillerdir ....

Kötümser bir yazı gibi görünse de içerisinde gerçekleri barındırmakta biraz düşünün siz de hak vereceksiniz.Hepimizin hayatında böyledir birileri hep sizden bir şeyler bekler ve bir gün siz beklentilere cevapvermekten sıkıldığınızda da sizi suçlamaya başlarlar.Siz zaten hep öyle olursunuz ,siz zaten hep tembelsinizdir, siz herp umursamaz olursunuz, siz hep ilgisiz olursunuz..olursunuz da olursunuz....Birden bire o iyi,uyumlu kişi gitmiştir yerine zaten hep kötü olan siz gelmişsinizdir onlar için !

Bir de şu gerçek var: Siz sabretme adı altında sesinizi çıkarmadığınızda insanlar sizi daha çok ezmeye başlarlar ve bu şekilde kendilerini doğru göstermeye çalışma peşine düşerler.Sanırlar ki siz sustukça onların haklılıkları görülecek ! Sanırlar ki sizin susmalarınız onların haklılığından ,edebinizden sustunuz hiç bilinmeyecek...Sabretmek konusu benim kafamı çok kurcalayan bir konu, bir bilir kişiyle sohbet edebilsem de bu konuya bir açıklık getirebilsem diye düşünüyorum çoğu zaman..Sabır ama neye ve kime karşı sabır ! Sürekli sizi ezen kişilere sabır etmek zorunda mıyız ? Karşınızdaki kişi haksızlık yapıyorsa ve sizin kişiliğinize sataşmaya başladıysa sabretmeli misiniz ? Bunlar beni düşündürüyor..İnsanların hadlerini bilmesi lazım, bilmeyenlere de hatırlatılması lazım diye geçiyor içimden (doğru yanlış bilemiyorum)

Bildiğim net bir şey var ki ,artık kimse kimsenin duygularıyla pek ilgilenmiyor ! Kimi kırmışım kimi üzmüşüm derdi taşımıyor hiç kimse ! Karşımdaki kişi sevdiğimmiş ,tanıdığımmış, yakınımmış umursanmıyor ! Herkes de bir ''göz boyama '' iyilik hali peydah olmuş; ne kadar iyi biri desinler diye adımlar atılmaya başlanmış.Bir insan iyiyse bu önce ailesinde başlar ,yakınları diye ilerler ...İyi insan herkese karşı iyidir ,birilerini ezerken başkalarına iyi olmuşsunuz çok da önemli değil ! Kimi kandırıyoruz ki ! Hım pardon kendimizi kandırıyorduk değil  mi ?

Öyle işte,hayat işte...Her şeye rağmen sizi siz olarak seven birileri de çıkıyor çok şükür; gerçi sayıları çok az oluyor ama yine de şükür....

Yorumlar

Kaleminize sağlık. Acı gerçekler.

http://www.birmilyonkalem.com/2010/01/yangnda-ilk-kurtarlacaklardan-msnz.html

http://www.birmilyonkalem.com/2010/01/sen-aglayamazsn.html

Unknown dedi ki…
Bi an bu yazıyı ben mi yazdım diye düşündüm
İçimden geçenlere tercüman olmuşsun
mit dedi ki…
Amaaaaan, prrt! :) Beni kendi menfaati için seven uzak olsun zaten bir zahmet. Öylelerinin beni sildiğine değil, neden bu zamana kadar fark etmediğime yanarım. Kalan sağlar bizimdir :)
Adsız dedi ki…
Elmasın tenekeden farkı da bu :)
Elif Kararlı dedi ki…
/İbrahim Ortaç,
çok yerinde ve güzel bir yazı göndermişsiniz...E biz size boşun ''üstad'' demiyoruz :)

/melek bahar,
sevindim , böyle şeyler ve kişiler hepimizin hayatında var..Zaten kocaman ortak bir yaşamı paylaşıyoruz...

/mit,
haklısın güzel insan
kalan sağlar bizimdir ve kalanlar şükür ki bizi anlayanlardır...

/GÖK-TÜRK,
elmas elmas olmak için kaç bin yıl kalıyor madeninde :) zor iş bunlar ama zamanla insan neler öğrenmiyor ki...
Budeliçocuk dedi ki…
İnsanoğlu hayatının merkezine neyi koyduğuna çok iyi bakmalı..
Eğer hayatımızın merkezine insanı ve insanlığı koymuşsak;insani değerleri en üst değer olarak korur ve uygularız..
Ama hayatımızın merkezine maddeyi ve maddi değerleri koymuşsak; Bencillik en yüce değer olur ve insanlık ayak altında demektir..
Elif Kararlı dedi ki…
Çok doğru,
Ben yine de artık insani duygularla düşüncelerle yaklaşmıyor birbirlerine (bu aralar biraz negatif olabilirim ) dostluklar da sevgilerde menfaatlerinize dokunulana kadar sürüyor ! Ya da ben artık böyle şeylerle karşılaşıyorum bu aralar..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...