Ana içeriğe atla

amaaaaannn beeee:)


Ya cidden bazen gamsızlığımı seviyorum zamanla alıştık mı ne birbirimize :)Ya hayatta kızacak o kadar çok şey var ki oturup düşünse insan kafayı yer...Sinirlendikçe kendimi kitaba veriyorum harıl harıl okuyorum kitabımı dalıyorum ordaki hikayenin içine ve kopuyorum hayatımdaki sinirbozucu kişilerden ve durumlarda...ha diceksiniz ki kitap bitince ne iş:) o zamanda sinirim zaten yatışmış oluyo ve ''bırak şu salağı ne hali varsa görsür''diyorum ve yoluma devam ediyorum...Bi olaya çok sinirlendiysem de ''geçecekk geçecek bu da geçecekkk''diyerek bi güzel hüngürdüyorum ve zamana havale ediyorum yaşananları...Bir de şu varki insan düşünmeyi öğrendikçe ve okudukça gerçek sıkıntılarla geçici bunalımları birbirinden ayırdetmeye başlıyor...AAmaammm beee ölümlü dünya sizinlemi uğraşacam diyebiliyor bi süre sonra...inanın bunu diyebilmek de çok güzel bişey...Bu kesinlikle polyannacılık felan değil emin olun bu sizi üzmek amaçlı yapılan her adıma çemle takış gibi bişey...Neden beni üzmek isteyenlere fırsat vereyim neden beni bunalıma  çeken her üzüntünün içine dalayım...Rabbim sağlık sorunu vermesin gerisi öyle ya da böyle zaten geçmeyecek mi!..İşte böyle yine kızacak bişey buldum ve bundan yazarak kurtulma yoluna başvurdum ,olan bu..Hakkınızı helal edin:)

Yorumlar

Elif Kararlı dedi ki…
Allahım ya uzaydan mesaj almış gibi oldum :))Pedro Garcia Millan umarım küfretmedin gardaş:))ben senin bloğuna baksam nolacak ki bişey anlar mıyım ki? Kardeş gittim gördüm bloğunu ama elimden bişey gelmez ne diyem :)))

Koptum ya sonunda bu da oldu izliyorlardı yorumda bırakıyorlar sağolun dünyanın her yanındaki kardeşlerim:)))))))))))))))
valla çok güzel ve doğru şeyler yazmışsın katılmamak elde değil..
ismi lazım değil:) dedi ki…
vaaay aşmışsın sen DBP, diğer ülkeden okurlar filan:)))

bazen gamsız insanlara özeniyorum ben de..ama yavaş yavaş ben de kendimi gamsızlığa alıştırıyorum:) iyi bişeymidir peki? sanmıyorum:)...
ama psikoljik olarak bazen gerekli diye düşünüyorm...

geçen "bu da geçer" başlıklı yazına yorum yazmaya fırsatım olmamıştı burda dile getireyim...nasılsa konu içinde baz alınmış:)

o hikayeyi daha önceden okumuştum ve tekrar senin blogunda da okuyunca hz. Ali'nin bir sözü aklıma geldi;"Eğer katlanamayacağın bir kötülük gelirse başına,suskun kayalar gibi dur ve diren tek başına;iyi günler de gelir geçeeer,kötü günler de"

çoğu zaman hatırlarım ama bazen öfke insanı kör ediyor gerçekten..bu aldatıcı dünyada çok dikkatli olmak lazım...

duygularını bize de anlattığın için ayrıca teşekkür ederim...seni okumak ne güzel;)
Unknown dedi ki…
haklısın senin kadar gamsız değilim ama senin yollarını deniyorum ben de oku yaz duyma
bir mp3 reklamı vardı hani sadce duymk istediğin sesleri duy diyordu en iyisi bu
Elif Kararlı dedi ki…
@ismi lazım değil:) evt sorma ya birileri başka ülkelerden bloğumu takip ediyordu onu biliyordum da yorum bıraktıkları zaman hönk durumu oldu:) yok yani ingilizce olsa çat pat bulacam ne dedikleri ama bu dili biraz zor ya hu:)

@bahar gelsin burda bir açıklama yapma zorunluluğu hissettim...Benim gamsızlığı asla ve asla manevi konularda ya da sevdiğim insanlarla ilgili konularda değil. Ben ''gamsızlık'' hakkımı tamamen olumsuzluklara,saçmalıklara ve sevmediğim insanlara karşı kullanıyorum sağolsunlar onlar da gamsızlığımı bi türlü tozlu raflara kaldırmama izin vermiyorlar:)) Bazen gamsız olmak çok işe yarıyor yazımda da belirttiğim gibi..Sevgiyle kalın ...
Elif Kararlı dedi ki…
@siyah kelebek sağolasın varolasın ...
Adsız dedi ki…
Bunun farkına varıp uygulayabildiğin için seni tebrik ederim. Üç günlük dünya, fani ve geçici şeyler için üzülmeye değmez. Allah sağlık, sıhhat versin..
Elif Kararlı dedi ki…
@Davudi cümlemize sağlık sıhhat versin Rabbim...
sibel dedi ki…
ay yorum cevaplarını okuyunca çok güldüm .nedenmi?ben yıllardır olağan üstü bir şey duyduğumda hep devenin bale pabucu derim sadece bana ait bir laf sanırdım .sevgiler bale pabucu...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Benim Sorularım!!

S iz de çabuk sinirlenen biri değil misiniz ;) ?  G ülmeyi çok mu seversiniz? O kumak vazgeçilmeziniz mi? P eki , karşınızdakini(saçmalamadığı sürece tabi) dinlemek sizi sıkmaz mı? D eniz tutkunuz var mı ,boğulma korkunuza rağmen? Ç ay ve simit nostaljiniz mi? S izi ilk görenler sizi sert ve kibirli sanıyor mu ? H ayatta her yaşananın bir hikmeti olduğuna inananlardan mısınız? Hayat hikayerine saygınız sonsuz mu ? B üyük konuşmamak gerektiğini zamanla öğrenenlerden misiniz? İ nsanların herzaman hata yapabileceği gerçeğini hiç aklından çıkarmayanlardan mısınız? K endinizle dalga geçebilir misiniz ? İ nsanlara onlarla ilgili neler düşündüğüzü söylemekten kaçar mısınız siz de? R eelde olmadığınız kadar umursamaz mısınız sanalda ? S iz de trip atanlardan boğuluyor musunuz? D ağa küsen tavşandan haberiniz olmadığı oluyor mu , sizin de? P eki,birilerinin sizi anlamasını beklemektense, isteklerinizi açıkça söyleyenlerden misiniz? İ nsanlara karşı güven sorununuz yok mu mesela , güvendiğin...

Anlamak ya da Anlamamak Yüreğimizin Ucunda !

İnsanların,yaptıkları şeylerin anlaşılmadığını zannetmelerini anlamıyorum!  Yüreğin, gözünden hal dilinden anlaşılıyor, niye dilinle riyakar gülüşler sevgi gösterileri yapıyorsun ki; karşında  okumayı bilmeyen cahiller mi var ?  Dil yalan söyler, hatta öyle yalanlar söyler ki sahibinin kulakları bile buna inanır ama okumayı bilen yüreği ile bakan insanlar... inanmaz hatta inanmak istese bile inanmaz, inanamaz çünkü dinleyen yürektir ve yürek her yalanı hisseder !  Onun için hep derim insan sadece kendini kandırır karşı tarafı ise kaybeder, yalanlarla riyalarla hak etmediği sevgileri suistimal edişleriyle... İnsanlar sizi yüreklerinden çıkarır, size sıradan insanlar gibi davranır ve siz yürekten düştüğünüzü anlamazsınız bile... Yalandan  sevgi gösterileri samimiyetler her zaman kaybettirir ama samimiyet karşımızdaki insan sevmediğimiz biri bile olsa kazandırır; bazen dost kazandırır bazen dürüst düşman kazandırır ama belirsizlik yerine bilinirlik olur karşımızda ...