Ana içeriğe atla

Kibirlenme İnsanoğlu !

neyse ben yine de masum bir foto kullandım yazıda
Söylem başkadır nefreti,icraate geçirmek başka... gerçi devamlılığı olan nefret söylemi bir şekilde icraate de bürünür o da ayrı bir tehlike!...

Birşeyden nefret ettiğinizde onu çağrıştıran herşey nefretinizi kabartır çünkü şeytan böyle şeyleri sever ve verdikçe verir gazı ki alevlensin nefret eteşi ve yayıldıkça yayılsın . Hele hele de nefretiniz bilmediğiniz bir şeyeyse kulaktan dolma bilgilerle beslemişseniz zanlarınızı ve sağır olmuşsa kulaklarınız hakikatlere ,size sizden büyük düşman olmamasının delilidir bu !

Mini etekli bir bayanın birine ne gibi zararı olabilir ? Ya da başıuı örten bir bayanın ya da tüm vücudu dövmelerle dolu küpeli bir genç erkeğin... Hatta bir rahibenin ya da cüppesiyle gezen herhangi  birinin...Özellikle de  size gelip sizi kendi gibi giyinmeye zorlamıyorsa neden korkarsınız da nefret edersiniz bir insanın dış görünüşünden dolayı ?

 Hadi hoşlanmazsınız anlarım da niye saldırırsınız sizin gibi görünmüyor diye birine ; bu nasıl bozuk bir psikolojidir, hangi karanlıklarda hangi vesveselerle beslenmiş haldir...Saldırma hakkını nereden buluyorsunuz peki ? Neyinize güveniyorsunuz sizin gibi olmayan birini aşağılayıp saldırırken yoksa kendinizi insanların efendisi falan mı ZANnediyorsunuz ? Nedir size haddinizi aştıran şey ? Neden başkalarından saygı beklerken kendiniz kuduz virüsü bulaşmış gibi saldırıyorsunuz sağa sola ? Kininizi içinizde tutsanız da bunun hırsıyla daha çok çalışıp o beğenmediğiniz insanlardan daha iyi olabilmek için çabalasanız  bu daha kazançlı olmaz mı sizin için !

Niye aşağılarsınız ya da ? Cidden ,sizin gibi giyinmiyor yaşamıyor diye niye aşağılarsınız insanları ,bunun temelinde ne var hiç merak ettiniz mi ? Acaba bilmeden kibrinizin kölesi olmuş olabilir misiniz hiç düşündünüz mü ? Bir çobanı neden aşağılar ki insan ,dünyaya ondan daha çok katkı mı yapmıştır ki, kendisine hayat bahşedilmiş bir başkasından kendini üstün görür ?

İnsan, şeytan yolunu açan kibirden kopamıyor bir türlü, onun için bu saldırılar aşağılamalar katlananamamalar ... Bunları rahat rahat yazıyorum çünkü hiç bir kimseye hiç bir zaman "Neden böyle giyiniyorsun ,neden böyle yaşıyorsun!" demedim. Ve düşüncelerimi yazmak dışında kimseyle bu tür şeyler yüzünden tartışmadım da.. Ama ! Aması ,dış görünüşüm, düşüncelerim yaşam tarzımdan dolayı çok fazla imalarla karşı karşıya kaldım hatta direkt aşağılamalara maruz kaldım ! Çoğu beni tanıdıktan sonra yaptıklarından pişman olmuştur belki bilemem ama kimseye kendi gibi davranmadım ! Kibir ile aşağılayanları da hiç bir zaman sevemedim onaylamadım ... Onun için rahat yazıyorum rahatsızlıklarımı...


Yorumlar

Ramazan dedi ki…
Nefret kin ve zan kendi adıma içimden atamadıgım hassas ve zayıf anımda alevlenen "saman alevi misali" ve sonra pişmanlık ile düzeltmek için gayret ettigim bir durum.Mümkün oldukca insanların dış görünüşüne bakarak yargılamamaya özen gösteren biri olarak aynı saygıyı başkalarındanda istemek en dogal hakkıdır malesef dindar dedigimiz bu genelde tarikat ehli (hepsini dahil etmiyorum)insanların emin olki bu ülkede laiklik degilde uydurdukları şeriat ile yönetilseydi açık (çıplak giyinenler degil kastım)giyinen bir kadına saldırmakla kalmayıp taşlayarak sopalayarak öldüreceklerinden emin ol hiç olmazsa ataputcular hakaret edip tacizde bulunuyorlar kapalı insanlarla bu genelde sahil kesimi (karadeniz hariç)ve istanbul gibi yerlerde münferit olarak yasanan olaylar buralarda misal böyle olaylar yaşanmaz çünkü bilirlerki halk buna müsade etmez sonuçta her iki uçuk zihniyet "biri soyunmayı medeniyet sanır digeride kadını sarıp sarmalamayı din zanneder"te tehlikelidir.Şu referandum sürecinde türbanlı bir kadına taciz ve hakaret bana mantıklı gelmedi sanki ortamı germek için bilinçli yapılmış bir eylem gibi geldi bana yapanların kimliklerinin deşifre olması temennisiyle.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...