Ana içeriğe atla

İnsan En Güzel Kendini Kandırır!

Şimdi  dış cephe diye birşey çıktı evinizi sıcaktan ve soğuktan koruyan sentetik bir kaç kat koruma şekli. Hem ısı koruması yapıyor hem de evlerinizin daha güzel/bakımlı görünmesini sağlıyor bir nevi makyaj anlayacağınız!.. inşaallah işlerine giriş yapmayacağım ben çok farklı bir yönden dalış yapacağım bu dış  cephe makyajlamaya !

Bizim buralarda deprem görmüş (7.3 şiddetinde deprem görmüş evlerin bir dahaki depreme ne kadar dayanıklı olabileceğini varın siz hayal edin!) evleri dışcephe makyajlarıyla genç kıza döndürdüler (!) bir görseniz hayran kalırsınız o biçim yani ...Bir depremle o makyaj akınca ortaya çıkacak durumdan endişe duyuyorum ; benim duyduğum endişeyi inanın o binalarda yaşayanlar duymuyor !

Gerçi depremden sonra yapılmış binalardanki evlerin fiyatını görünce deprem bile görmüş olsa evlerinde kalıyor olmalarına da şaşırmıyorum ya neyse ,o apayrı bir konu ! Diyeceğim o ki hadi hasarlı ya da depremi yaşamış o koca koca binalarda kendiniz yaşayacak kadar cesursunuz lafım yok(var da susuyorum)da başkalarının hayatlarıyla da oynadığınızın farkında değil misiniz ? Farzı misal Çınarcıkta binalar ne derece sağlam ki yazları o evleri pansiyon olarak ya da haftalık olarak kiraya veriyorsunuz ; peki siz o evleri tutan tatilciler siz nereden eminsiniz depremin kışın olacağından (!)  o kadar rahatsınız....

Bir de zamanında hükümetin yaptırdığı(o da kendi parasıyla değil tabiki, yardım paralarıyla) yapılan deprem konutları var ki içine maraf yapmadan giremeyeceğiniz kutu kutu evler ...Şikayet etmeyeyim aman bunu da yapmaya bilirlerdi ki kim bilir üzerinde ne paralar da dönmüştür ! Hepsi şehir merkezinden uzak kurulmuş , yazlıkçılar ile sürekli kalanların evlerinin bir ara olduğu konutlar ... yarısı boş binlerce konut; şimdilerde biraz dolmaya başladı Üniversiye geldiği için ,ondan önce kendi haline bırakılan dairelerin çürümeye yüz tuttuğu evlerin çoğunlukta olduğu bir yerdi...

Merkeze uzak olmasından ve yol paralarının çok olmasından dolayı da kimsenin oturmadığı konutlarımız ; sanki kimse oturmasın diye inşaa edilmiş konutlar ! Haa, konutların uzaklığını (12 km ) mazeret edilerek merkezde hasarlı binalarda ya da depremde en çok hasar gören mahallelerde oturanlara da şimdilik değimyeyim iş uzak!..

Nerden geldim buraya: hım çürük evlerin makyajla güzelleştirilmesi ... İçi güzel olmayan insan dünyanın en pahalı makyaj malzemeleriyle boyansa süslense güzel görünse ne yazar içi kötü fesat insanlık için faydalı olmaktan uzaksa!.. Ve bir depremde yıkılacak (Allah muhafaza) evleri süsleyip püslemenin şık evde oturuyormul gibi görünmenin mantığı nedir ben anlamakta güçlük çekiyorum.Tehlikenin insanı ne zaman nerede yakalayacağı tabiki belli olmaz da sen de az bi dikkatli olacaksın be anam; deprem bölgesinde sırf alışveriş merkezlerine yakın olayım diye de deprem görmüş evde oturma ya da zemini en kötü olan yerlerde oturma ne gerek var.. ha bakın burda da zemini kötü yerlere konutlar yapanlara hiç girmiyorum zira içinden çıkamam!

Diyeceğim o ki ;insan bi tek kendini kandırıyor sonrası bazen insanlığından ödün veriyorsun bazen de canından... Allah akletmeyenlere nasihat babında ikazlar yapar ama insan çok nankör olduğu için bir süre sonra dersleri unutur aynı hataları aynı şekilde yapmaya devam eder... sonrasında başımızda gelenlerin sorumlusu yine bizleriz !...

Bu arada hala canım çok sıkkın moralim bozuk içinden çıkamadığım bir sorunum var ve dua ,sabır ,empati ve tefekkür ile çözmeye çalışıyorum Allah yardımcım olsun inşaallah...





Yorumlar

Ramazan dedi ki…
Yorumunuzu girin...Dün blog yazılarına girmeye çalıştım karmaşık bir hal almış yazılarına yeni düzenlemeler getiriyorsun galiba.Yazına katılıyorum dün aynı şeyleri hanımla konuştuk bizim buralarda genelde üst seviye insanların oturdukları bir semt var bazılarının camlarında satılık ev yazıyor hanıma dedim "Evlere bakarmısın hepsini makyajla genç kız gibi yapmışlar eski halini bilmesek yeni bina zannedecegiz."Oldum olası hiç sevmem çok katlı binaları hele o agustos debremini yaşamışken gece işten yeni gelmiştim bilgisayarı açtım face sayfamda gezinti yapıyordum önce elektrikler gitti sonra bir ugultu ve sallantı çatıdan sesler geliyordu kendime en yakın balkonu gördüm demirden bir bacagımı dışarı attım bekliyorum çatı çökmeye başlarsa balkondan 2mt ötede istinat duvarı var oraya atlayacagım tek şansım o 4.kattayım bütün bu anlattıklarım 1dk bir zamanda geçiyor.Şimdi huzurluyum tek katli yerden 30 cm yüksekte bir evdeyim :-) Sıkıntına gelince farkındayım yazılarından anlaşılıyor Rabbim kolaylık versin sıkıntının farkındayız nedeni sana özel mutlakada elimizden geldigince haddimiz olmayarak tavsiyede bulunuyoruz aşılmayacak sıkıntı yoktur evet zorlar daraltır gerilirsin çaresiz kalırsın ama Rabbim elbet bir çıkış kapısı açacaktır derler ya yaşayan bilir o yüzden yaşanmışlıklarıma dayanarak ifade ediyorum "Tam bittim dedigin yerde Rabbim çıkış kapısı açar"
Elif Kararlı dedi ki…
Ben depreme dayanıklı bir binada kalıyorum ama ... evet niyetimizde bizim de bahçeli bir ev var ama zevkler uymuyor planlar uymuyor evde :) Gerçi daha ortada para da yok onun için sıkıntı da yok... oldum olası kapıdan çıkınca ayağımın toprağa değeceği bir ev istemişimdir ama bizde bu katı da çıktık bari bi kat daha çıkalım zihniyeti var ee o zaman toprağa basmak için yine bir kaç kat inmek zorunda kalıyorsun kendi evin bile olsa...
Sıkıntıma gelince sanırım sıkıntının sebebi büyük oranda benden dolayı umarım yanlışımı en doğru biçimde düzeltebilirim duam da icraatim de bu yönde inşaallah... hayat işte sıkıntısız olmuyor Rabbim sağlık ve huzursuzluk vermesin ...Yazılarımı takip ettğiniz için teşekkürler Hocam..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...