Ana içeriğe atla

Öylesine...

Herkes doğruyu söylediğini iddea ediyor ama bunu yaparken de kendi doğrularını dikte ediyor herkese ! Bunu bazen bilerek bazen de bilmiyormuş gibi yaparak uyguluyorlar insanlar artık çok zeki !

Benim doğrum senin doğrunu döver zihniyeti ! Ben doğruyu savunuyorum ben doğru yoldayım siz koyunsunuz ; sanki bunu diyenler okuyup araştırırken o beğenmediği küçük gördüğü yanlış yolda diye acıdığı kesin okumuyor araştırmıyor ! Herkes de bir kibir ve her fırsatta o kibri konuşturma telaşı ! La hepimiz toprağız işte hepimiz özeliz ki burdayız artislik yapacağımıza bir birimize laf sokmadan doğruyu hatırlatsak ya ; doğruyu dedim kendi doğrularımızı demedim ve mutlak doğru bir tek kaynakda var !

Bazen ciddi anlamda bunalıyorum insanların ikiyüzlülükleri gizli kibirleri yüzünden ..hep bi yarış ama o da iyilik de infak da bir yarış değil ;doğruların savaşı yarışı ! İnsanları Kur'ana çağırmak güzel de Kur'andan kendi anladığımızı insanlara doğru diye satmak neyin kafası anlamış değilim ! Sen sadece çağırsana okuduğunda o kişi belki senden daha geniş düşünecek daha doğru görecek ama yok illaki kendimizden bişeyler katacağız kibir varya bikere !

''Ammaaaaann!!'' dediğim için bazen ''Aferim !'' diyorum kendime(eee kibir işte) zorla insanları inandırmaya çalışmıyorum onlara ''Kitaptan tek başımıza hesaba çekileceğimizi ve bu kitabı hepimizin anlayabileceğimizi'' hatırlatıyorum geçiyorum... Kendi görüşlerimi kabul etmeyenlere de inceden inceye hakaret etmiyorum içimden çok saydırsam da !

İnsanlar cidden şeytani yanını en çok da kibirle konuşturuyorlar ;bilerek ya da bilmeyerek ! Ve bunu en güvendiğimiz kişiler de yapıyor hatta biz bile yapıyoruz ;aklımız başımızdaysa bunu fark ediyoruz da ...yanlışı fark edince tövbe olanlardan oluruz nşaallah, yoksa vah ki var !

Yorumlar

Deniz dedi ki…
Bütün yazılarınızı okumaya fırsatım olmadı tabiki ama şunu gecen gün bir arkadaştan duymuştum. Allah bile insanları çeşit çeşit yaratmışken bize ne oluyor da herseyi aynileştirmeye çalışıyoruz. Farklılıklar olacak bu Doğan'ın kanunu. Önemli olan hakaret seviyesine varmamak. Böyle durumlarda Katılmadığım içerikler olunca yazmamaya tercih ediyorum artık. Herkes herseyi biliyor ki internet çağındayız bilgiye ulaşım hiç bu kadar kolay olmamıştı. Herkes yasını Basını almış Akli basında düşünebilen insanlar. Kendi fikrimizde diretmenin karsı tarafı ikna etmeye Çalışmanın da bir anlamı yok bu durumda. Bazı bloglarda bazı yazılar görüyorum yazar yazısında katılmasam da kendi fikrini yazabilir bu o Bloğu takip etmemem ıcın neden değildir ama yorumlarda ayni fikirden olanlar birbirini gaza getirip hakaretler savuruyorlar. Bakıyorum blog sahibi hakaretler Hoşuma Gittiği ıcın yayınlıyor o zaman o Bloğu takibi bırakıyorum. Hayat kısa zihnimi cok faydasız şeylerle meşgul ediyorum zaten ....

Size de iyi yazmakla ve tartışmasız hakaretsız laf sokma olmayan yorumlar diliyoruö
Elif Kararlı dedi ki…
Derdi laf sokmak olanlara biz de misliyle karşılık veririz madem o dilden anlıyor :)
Biz Rabbimiz ne dediyse tam tersini yaptığımız için şimdi sürünüyoruz !
chyrkyn dedi ki…
he ! aynen öyle ! :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Benim Sorularım!!

S iz de çabuk sinirlenen biri değil misiniz ;) ?  G ülmeyi çok mu seversiniz? O kumak vazgeçilmeziniz mi? P eki , karşınızdakini(saçmalamadığı sürece tabi) dinlemek sizi sıkmaz mı? D eniz tutkunuz var mı ,boğulma korkunuza rağmen? Ç ay ve simit nostaljiniz mi? S izi ilk görenler sizi sert ve kibirli sanıyor mu ? H ayatta her yaşananın bir hikmeti olduğuna inananlardan mısınız? Hayat hikayerine saygınız sonsuz mu ? B üyük konuşmamak gerektiğini zamanla öğrenenlerden misiniz? İ nsanların herzaman hata yapabileceği gerçeğini hiç aklından çıkarmayanlardan mısınız? K endinizle dalga geçebilir misiniz ? İ nsanlara onlarla ilgili neler düşündüğüzü söylemekten kaçar mısınız siz de? R eelde olmadığınız kadar umursamaz mısınız sanalda ? S iz de trip atanlardan boğuluyor musunuz? D ağa küsen tavşandan haberiniz olmadığı oluyor mu , sizin de? P eki,birilerinin sizi anlamasını beklemektense, isteklerinizi açıkça söyleyenlerden misiniz? İ nsanlara karşı güven sorununuz yok mu mesela , güvendiğin...

Anlamak ya da Anlamamak Yüreğimizin Ucunda !

İnsanların,yaptıkları şeylerin anlaşılmadığını zannetmelerini anlamıyorum!  Yüreğin, gözünden hal dilinden anlaşılıyor, niye dilinle riyakar gülüşler sevgi gösterileri yapıyorsun ki; karşında  okumayı bilmeyen cahiller mi var ?  Dil yalan söyler, hatta öyle yalanlar söyler ki sahibinin kulakları bile buna inanır ama okumayı bilen yüreği ile bakan insanlar... inanmaz hatta inanmak istese bile inanmaz, inanamaz çünkü dinleyen yürektir ve yürek her yalanı hisseder !  Onun için hep derim insan sadece kendini kandırır karşı tarafı ise kaybeder, yalanlarla riyalarla hak etmediği sevgileri suistimal edişleriyle... İnsanlar sizi yüreklerinden çıkarır, size sıradan insanlar gibi davranır ve siz yürekten düştüğünüzü anlamazsınız bile... Yalandan  sevgi gösterileri samimiyetler her zaman kaybettirir ama samimiyet karşımızdaki insan sevmediğimiz biri bile olsa kazandırır; bazen dost kazandırır bazen dürüst düşman kazandırır ama belirsizlik yerine bilinirlik olur karşımızda ...