Ana içeriğe atla

Tefekkür !

Hiç kimseyi ve hiç kimsenin inancını sorgulamam ..Kimi tefekkür için deniz kenarına gider dalar uzaklara, kimi alır eline tesbihini çeker(!) sabahlara kadar ,önemli olan yapılan değil yapılan şeyin insana hissettirdikleridir...

Bilim insanı olmayı çok isterdim (bunu yaşım ilerlediği dünyanın maddi şeylerinin çok da önemli olmadığını idrak etmeye başladığı zaman söylüyorum!) eğer yaratılan tüm şeyler bizi O'na götürmüyorsa kayıbımızın tarifinin adı Cehennem olabilir ! Ümitsizliğe kapılmışlığım öyle çoktur ki canlıların bir birlerine zarar verdiklerine şahit oldukça !...Ne bitkilere ne hayvanlara ne de insanlara saygımız (!) kalmadı böyle bir ortamda yaşamaya çalışıyoruz insanlık olarak...Din için öldürüyoruz, para için menfaat için öldürüyoruz, daha çok yemek için sömürüyor kibrimizi taçlandırmak için yok ediyoruz Allah'ın yarattığı ayetlerin üzerlerin basıp geçiyor hiç düşünmeden yolumuza devam ediyoruz...ah biz insanlık kendi felaketimize koşuyoruz !

Dünya ile ilgili en çılgınca isteklerim hep; görme,düşünme ve idrak etme üzerine..Çocukluğumdan beni dünyanın her yerini görmeyi istiyorum -aşk ile- ve Yaratılmışların muhteşemliği karşısında secdeye varıp aşk ile  hiç bir şeyi düşünmeden ''Subhanallah''diyebilmeyi düşlüyorum...''Bunu her zaman yapabiliriz!'' ya da ''Buna engel bir şey yok hep bunu yapmak zorundayız !'' diyenler çıkabilir, haklılar da ama insanın (kan döken ve fesat çıkaran yanını bir türlü köreltemeyen insan!) olmadığı yerlerde temiz akılla tefekkür etmek çok lezzetli olmalı ruh için !

Böyle rahatça gezebilme imkanım olamadığı için de, çekilmiş olan Belgesellerle gidermeye çalışıyorum bu merakımı. Dünyanın içinde ne dünyalar var insan gördükçe aklının sınırına şahit oluyor ! Sularda ayrı bir dünya, gökte ayrı bir dünya, toprağın içinde ayrı üzerinde çok daha ayrı binlerce dünya ! Üstelik her dünyada sayamayacağımız kadar çok yaşam ,hikaye....Bir Sivrisineği örnek göstermekten çekinmeyen Rabbimizin ayetleri karşısında insan aczini ve önemini her zerresine kadar anlayabiliyor ve tabi ki mes'uliyetini...

Uzayla ilgili bilinebilen gezegenlerle ilgili araştırmaları izlemeyi sever misiniz bilmem ama izlemiyorsanız da lütfen izlemeye başlayın. Bunun üzerine de bir kaç şey yazmak isterdim ama bu muhteşemliği, zekayı ,düzeni anlatabilecek  cümleler bende mevcut değil, ''Subhanallah'' dışında...Tefekkürün  hakkını verebilmek için ayetleri görmek görebilmeyi istemek ve Rabbimizin de emri üzere ''akletmek'' gerekiyor ..ayetleri görüp okuyabilmek için ömür adamak gerekiyor!..Ve en önemlisi bu gerçeğimizi yüreklerimize sindirmemiz gerekiyor...Kimsin ,neden buradasın,nereye nasıl gideceksin soruları aklında hep başlıklar halinde durmalı ki içerisini doldurabilmek için bakabilesin yaşama ,yaşamına !...

İnsanın yaratılışı, canlılarının var oluşu ve bir birlerine muhtaç zincir halinde dünyaya misafir edilişi, tüm kainatın oluşumunun en küçük zerresinin bile muhteşemlik içerişi ve dünyanın var oluşunun kainatın var oluşu sürecine bağlı oluşu, 13 milyar yıllık kainat (tahmini rakamlar) ve 3.5 milyar yıllık canlılık .... ve bu süreç akla şaşkınlık verecek bir durum,bu durumlarda ''subhanallah''ın kurtarıcılığı !

Ve düşünme nimetini boş işlerde heba eden insanlık,şeytanı sevindiren melekleri haklı çıkaran insanlık... Yarın hesabı nasıl vereceğini hiç düşünmeyen ,emanet dünyayı bahşedilen insan vasfını da kullanarak mahfeden insanlık...'akledin' diyen Rabbine inat(!) kendi bildiğine tabi, nefretine esir insanlık... Tefekkürü idrak edememiş dinini bile basite indirgemiş zavallı insanlık !...

''Allah, bütün canlıları sudan yaratmıştır. Kimi karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayakla yürür, kimi de dört ayakla yürür. Allah dilediğini yaratır. Doğrusu Allah'ın gücü her şeye yeter.''(Nur 45)

Not: Ben bu müzik eşliğinde yazdım yazımı size de bu müzik eşliğinde okumayı tavsiye ederim...Gerçeği görüp idrak edebildiğimiz ömrümüz olsun....

https://www.youtube.com/watch?v=pNuZIZOya78

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...