Ana içeriğe atla

Sen,Sen Olmadığın Sürece Seviliyorsun !

Not:Bu dünyada kimi severseniz sevin sorun olmuyor  hatta işinize gelmeyen olaylar gerçekleştiğinde ''Biz ,Atamıza ne cevap vereceğiz , Atam bu işe ne der sonra ..'' tarzı şeyler söyleyin (Ata kelimesinin yerine şeyh ya da hacı hoca adı da yazabilirsiniz hepsi aynı kapıya çıkacak konu olarak) hiç sorun olmaz hatta  hak verenler çıkar ve size ; demokrat, özgürlükçü , dindar falan da derler! Ama kazara Akparti'ye oy attığınızı ima ederseniz ; gerici, yobaz, koyun falan olursunuz aman dikkat .. Hatta bir de üstüne üslük RTE'yi savunursanız aman aman direk Cehenneme gönderilirsiniz benden söylemesi !

Oy attığınız için müşrik ilan edilirsiniz ,herkes birden dini bütün kesilir karşınızda el birliğiyle sizi dinsizlikle itham etmeye çalışırlar; ne de olsa oy atmışsınızdır yüz yılın Firavununa(!) Düşünün artık insanlar kendilerini ne kadar yüce görüyorlar ki Firavunu falan kalp gözleriyle görebiliyorlar ve yetmezmiş gibi kendilerinin de Musa olduklarını ima ediyorlar (eee ne de Mehdi kendinin mehdi olduğunu direkt söylemez ima eder değil mi!!)

Not:İnsanların yaşadıkları ve yaşadıkları ortam ve yanındaki kişiler kişiliğini etkiliyor olabilir ama bunların hiç biri kimsenin ; düşünmemesine ,önyargısını beslemesine sebep değildir ! İnsanlara zerre güvenim olmadığını sürekli söylüyorum çünkü herkesin iyiliği dostluğu kutsalına/menfaatine dokunana kadar, gerçeğinin farkındayım .Tanımadığım insanları daha çok seviyorum çünkü arada mesafe oluyor ve gerçek yüzlerini görmemek bana huzur veriyor (doğru ya da yanlış!) Çünkü saygı neden nimet kesinlikle yok zamanımızda onun için seviyesizliğin boyutlarını kestiremiyorsunuz dün aman canım dediğiniz değer verdiğiniz insanlar kendi kutsallarına karşı fikirlerinizi söylediğinizde panter kesilebiliyorlar !

Not:Sİz ,insanları dinlerken ya da sizin önem verdiklerinize laflar sayarken ve sizin değer verdiğinizi bile bile üstüne bastıra bastıra yapmaya devam ederken: ''Aman tatsızlık olmasın, kimse kırılmasın ''diye alttan alıp ses çıkarmadığınızda iyisinizdir de, ne zaman kendi düşüncelerinizi savunmaya başlarsanız o zaman sizden kötüsü yoktur sizden cahili yoktur sizden düşüncesizi yoktur !... Aynı şeyler savunduğunuz  ya da sevdiğiniz kişileri eleştirdiğinizde de geçerli... En iyi siz ,susan kendi fikrini sunmayan sizsinizdir !

Not:İnsanlar yaşı ilerledikçe olgunlaşır diyorlar ya bunu sebebi insanları tanımaya başlamaları ! İnsanları tanıdıkça onların zanlarını önemsememeyi de öğreniyorsunuz kendinizi tanıyor ve asıl önemli olanın şahıslar değil yapılan iyi icraatlerin olduğunu öğreniyorsunuz..işin enteresanı da hiç birinin sizi ilgilendirmediğini kavrıyorsunuz asıl olanın sizin samimiyetiniz ve fıtrata uygun yaşayıp yaşamamanız olduğunu idrak ediyorsunuz!...

Not:Biz bu dünyada sevmenin güvenmenin nasıl olduğunu öğreniyoruz sadece ! Gerçek hallerini buradan Cennetimizi götürebilirsek Ahirette göreceğiz diye düşünüyorum yanlış düşünmekten Allah'a sığınırım...

Yorumlar

Hop Yazdım! dedi ki…
İyi notlar ;)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Benim Sorularım!!

S iz de çabuk sinirlenen biri değil misiniz ;) ?  G ülmeyi çok mu seversiniz? O kumak vazgeçilmeziniz mi? P eki , karşınızdakini(saçmalamadığı sürece tabi) dinlemek sizi sıkmaz mı? D eniz tutkunuz var mı ,boğulma korkunuza rağmen? Ç ay ve simit nostaljiniz mi? S izi ilk görenler sizi sert ve kibirli sanıyor mu ? H ayatta her yaşananın bir hikmeti olduğuna inananlardan mısınız? Hayat hikayerine saygınız sonsuz mu ? B üyük konuşmamak gerektiğini zamanla öğrenenlerden misiniz? İ nsanların herzaman hata yapabileceği gerçeğini hiç aklından çıkarmayanlardan mısınız? K endinizle dalga geçebilir misiniz ? İ nsanlara onlarla ilgili neler düşündüğüzü söylemekten kaçar mısınız siz de? R eelde olmadığınız kadar umursamaz mısınız sanalda ? S iz de trip atanlardan boğuluyor musunuz? D ağa küsen tavşandan haberiniz olmadığı oluyor mu , sizin de? P eki,birilerinin sizi anlamasını beklemektense, isteklerinizi açıkça söyleyenlerden misiniz? İ nsanlara karşı güven sorununuz yok mu mesela , güvendiğin...

Anlamak ya da Anlamamak Yüreğimizin Ucunda !

İnsanların,yaptıkları şeylerin anlaşılmadığını zannetmelerini anlamıyorum!  Yüreğin, gözünden hal dilinden anlaşılıyor, niye dilinle riyakar gülüşler sevgi gösterileri yapıyorsun ki; karşında  okumayı bilmeyen cahiller mi var ?  Dil yalan söyler, hatta öyle yalanlar söyler ki sahibinin kulakları bile buna inanır ama okumayı bilen yüreği ile bakan insanlar... inanmaz hatta inanmak istese bile inanmaz, inanamaz çünkü dinleyen yürektir ve yürek her yalanı hisseder !  Onun için hep derim insan sadece kendini kandırır karşı tarafı ise kaybeder, yalanlarla riyalarla hak etmediği sevgileri suistimal edişleriyle... İnsanlar sizi yüreklerinden çıkarır, size sıradan insanlar gibi davranır ve siz yürekten düştüğünüzü anlamazsınız bile... Yalandan  sevgi gösterileri samimiyetler her zaman kaybettirir ama samimiyet karşımızdaki insan sevmediğimiz biri bile olsa kazandırır; bazen dost kazandırır bazen dürüst düşman kazandırır ama belirsizlik yerine bilinirlik olur karşımızda ...