Ana içeriğe atla

Herkesin Bir Hikayesi Var/dır !

İsyeaaaaaan diye bağırasım var insanların densizliklerine ! La buna da bir karşıt laf bulurlar :'' İsyan etme günah Elif!'' diye! O derece başkalarının hayatlarına müdahale eder düşüncelerini küçümser hale geldik yazık bize gerçekten yazık...

Ya hu zaten yıllardır o günah bu günah diye diye büyütüldük sonra kaya gibi ''kim ne der!''seti çekildi önümüze böylece bize bahşedilen hayatı yaşayamaz olduk. Onun mu bunun mu şunun mu istediği şekilde yaşayalım biz de şaşırdık kardeşim...Sonra bir gün kendi kendine (tabi ki kendi kendine olacak düşüncelerini öyle herkese anlatamazsın ki ön yargı setleri var) düşünmeye başladık ''N'oluyor la ! Yaşam geçiyor ama içinde bana dair bi'şey yok gibi!'' diye. Tabi devamı geldi...

Nasılsa sayfa benim sayfam onun için tüm örnekleri de kendimden vermeliyim. Lise yıllarında(çooook eski zamanlarda) neden bilmem tüm sınıf hatta okul fantazi (nasıl bi saçma müzik türü ismidir bu Ya Rabbim) müzik ve türevlerini (türevi dediğim arabesk işte) dinliyordu. Bense oldum olası duygusuz olduğum için ( siz ona romantik deyin) hiç haz alamadım bu müziklerden. Böyle şeyler dinleyip derin hüzünlere dalıp aşk acıları çekmek hiç bana göre olmadı zaten (dedim di mi oldum olası duygusuzun biriydim) Neden bilmem yabancı müzik dinler dururdum (anlamıyordum ama olsun güzeldi ve beni eğlendiriyorlardı) adım ''Entele''çıkmıştı altı üstü yabancı müzik dinliyorum diye! Gerçi o tarihlerde İmam-Hatip Liseleri için bu tür şeylerin tuhaf karşılanması da doğaldı ya neyse (Senin ne işin var elin gavurunun müziğiyle , gül gibi arabesk dururken!)

 Derslerim çok iyi olmadı Teşekkürlük öğrenci olmaktan öteye geçemedim mesela, üstelik kendi halinde ezik de bir tiptim; hani herkesin sevdiği ama etliye sütlüye karışmayan ezik tiplerden biri ! Çünkü  o zaman da saçma geliyordu bana, saçma sapan şeyler yaparak gündemde olmaya çalışarak komik durumlara düşmeler ! Öğrencileri gerçekten dinleyen ve onların yanında olan bir öğretmenime okulda bir gazete çıkarmak istediğimi söylemiştim (yazmak benim ruhumda varmış şimdi hatırladım!)İdareye  saçma gelse de öğretmenimize güzel bir fikir olarak geldi ki çıkarmaya başladık gazeteyi ve benim de yazma serüvenim başlamış oldu...

Okumayı hep sevdim okudukça daha çok soru sordum kendime ,cevaplarını bulabilmek için.Hayata taktım kafayı ; hem bu kadar muhteşem olup hem de anlaşılmaz nasıl olabiliyordu ! Neden vardık Dünyada, yemek içmek ve sadece namaz kılıp oruç tutup şükrettiğimizi sanmamız için mi gelmiştik !Cidden bu kadar basit(haşa) miydi yani ? Bir de bu düşündüklerimi etrafımdakilere söylediğimi düşünsenize (zaten çok düşününce kafayı yiyeceğini düşünen bir toplumuz!) Biriktirdim durdum soruları/mı içimde ezik ben (gülmek serbest)

Sonra, kitap okumalarım bana insanları okumak konusunda yardımcı oldu .Ve ben kişileri okumaya başladım tabi ki önce gözlemleyerek başladı. Sonra hiç tanımadığım bir dershane arkadaşımın (benim sınıfımda değildi) yanına gidip hep neden yalnız olduğunu sormamla başka bir pencere açıldı yaşamımda...Bir kaç ön yargı kırılma olayı da yaşadıktan sonra hayatın anlamını ufak ufak çözmeye başladım gibi gibi.....

Ve Kur'anla gerçek anlamda tanışmam! İnsanın önünde ne kadar perde varsa düşünmeye dair hepsini kaldıran o berrak /net ve kesin bilgilerin kaynağı; insanın kalbine huzur denen nimeti paraşütle indiren o rehber !Şimdiye kadar okuduklarınızı dinlediklerinizi düşündüklerinizi size açarak anlatan o muhteşem rehber..Ve karşısında da okuduğunuz için bir de üstüne üslük anladığınızı düşündüğünüzü söylediğiniz için size sapık diye bakan insanlar ! 

İşte asıl hikaye bundan sonra başladı.......................................................................Devam edecektir !

Yazıya ait şarkım bu olsun ,size iyi dinlemeler... https://www.youtube.com/watch?v=rE7xdcNTxv4

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...