Ana içeriğe atla

Erdem Uygan'dan Alıntı

Okumak Zihni Dokumaktır!

"Okudum!" diyen bir kişiye "anladın mı?" diye sormak hakarettir. Bir yazıyı okuduğunu söyleyen kişi anladığını belirtme gereği duymaz. Tersine, eğer anlamadığı bir yer varsa "şurasını anlamadım" diye özellikle belirtir. Hatta okuduğundan hiçbir şey anlamamışsa "okudum ama hiçbir şey anlamadım" cümlesini bizzat kendisi kurar. Bunun sebebi "okudum" dediğinde aslında "anladım" demiş olmasıdır. Bir yazara "kitabınızı okudum" dediğinizde sevinmesinin nedeni de budur.

"Okudum" cümlesi anlama eyleminin yöntemini belirten bir ifadedir. Yani "bu konuyu anlamak için kullandığım yöntem okumak oldu" demektir. Aynı şekilde, dinledim, izledim gibi cümleler de anlama gayemizin yöntemlerini belirten cümlelerdir. Muhatabımız tüm bu eylemleri, anlamak için yaptığımızı otomatik olarak bildiğinden bu tür cümlelerimizin hiç birinde anladığımızı ayrıca belirtmemiz beklenmez. Hatta hoş da olmaz.

Bu kadar net ve herkes tarafından bilinen bu durum ne yazık ki yeryüzünde sadece Kur'an için geçerli değildir. Sadece Kur'an için "okudum" dendiğinde "anladım" denmiş olunmamaktadır. Sadece Kur'an için "dinledim" dendiğinde anlaşılıp anlaşılmadığı sorgulanmaz. Hatta anlaşılmadığı çok iyi bilindiği halde bir sorun olarak görülmez; bilakis, anlaşılmasının gerekli dahi olmadığı düşünülür.

İşte bundan dolayıdır ki sadece Kur'an için kullanılabilecek olan şu ifade Kur'an'dan başka her kitap için kullanılır olmuştur:

"Birgün bir kitap okudum, hayatım değişti!"

Erdem Uygan

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...