Ana içeriğe atla

Sen Kim Oluyorsun da Kur'anı Anlıyorsun?

Yazılı iletişimden midir nedir , insanlar bir birini ya anlamıyorlar ya da istedikleri gibi anlamaya meyilliler (insanların kötü niyeti de demek istemiyorum)  biraz fazla ''Kur'an okumalıyız ,dinin kaynağı Kur'andır''dediğinizde anında Peygamber dışlamayla(haşa) itham edilmeye başlıyorsunuz. İnsanların böyle yapma dertleri ne bilmiyorum bilmek de istemiyorum zira elinde etiketle gezenlere artık katlanamıyorum. Dinin kaynağı Kur'andır dediğinizde aslında; Peygamberimizin tebliğ ettiği dinin Kur'andan ibaret olduğunu söylüyorsunuz. Rivayetlerle gelmiş hadislerin Peygamberimize ait olup olmadığından emin olabilir misiniz ? Sözlerin sahih mi değil mi kısmına girmiyorum zira onu tartışmak için fikrinizi söylemeniz için alim falan olmanız gerekiyormuş bizim gibi cahil(!) insanlar her şeyle ilgili konuşamazlarmış  onun için ben kısa ve öz yine de fikrimi belirtmek istiyorum: Benim Peygamberim yer yüzündeki en güzel en doğru sözleri söylemiş ve en doğru  davranışlarda da bulunmuştur . Bunu bana Ahmet efendiden rivayetle Hüseyin Efendiye aktaran Hasan Efendinin Güvenilir amca oğlu Metin Efendinin söylemesine gerek yok !

Peygamberimizi sevmeyenimiz var mı ? Ben çok çok seviyorum herkes gibi . Peki neden Kur'an dinin kaynağıdır diyenler Peygamberi sevmemekle O'nu dışlamakla itham edilirler (öyle olanlar varsa da bilemem ,ben benim tanıdığım kişiler çerçevesinde yazıyorum düşüncelerimi) Allah aşkına ,Kur'an diyen birinin Peygamberi dışlaması mümkün mü ? Akıl var mantık var ,vahiy var ve Cebrailler muhatap olan Canlar Canı Peygamber var ...Peygamberi kabullenmemek (haşa) Kur'anı da yok saymak olmuyor mu ; birazcık düşününce !!!  Kimsenin ne Peygamberimizi ötelediği var ne onun sözlerini ne de onun davranışlarını ! İnsanların karşı çıktığı şey rivayet zinciri ve onun güvenilir olmaması. Sözlerin en güzelini Peygamber söylemiştir , en güzel ahlaka sahip olan  O'dur, davranışları en güzel olan da odur benim bundan şüphem yok peki ben Ahmet Efendiden Mehmet Efendiye ,oradan da Hüseyin efendiye nakledilmiş ondan da Mete beye rivayetle ulaşmış sözleri mutlak doğru nasıl kabul ederim ,konu bu ? Ve rivayetleri (ki içlerinde gerçekten Peygamberime ait olan sözler varsa başım gözüm üstüne) mutlak kabul etmeyenlerin Cehennemlik ilan edilmeleri de neyin nesi ? Bunu biri açıklasın...

Siz kimsiniz, iki ayet okudunuz diye fikir söyleme hakkına mı sahipsiniz, siz kimsiniz de Kur'anı anlayacaksınız bir de gelmiş akıl veriyorsunuz(!) biz dinin ilmini(!) görüyoruz din o kadar kolay mı ki herkes anlasın ve yaşasın, iki ayet okuyorsunuz alimleri beğenmiyorsunuz ,fıkıh ilmi bilmezsiniz İslam tarihi bilmezsiniz sonra da Kur'anı anladığınızı söylersiniz  tarzı cümlelerle gelenlerin iyi niyetli ve samimi olduklarına hiç inanmıyorum.Kur'anı anlamak için ilimler ilimler ilimler bilmek şart mı biri bana bunu söylesin! Kur'anın bizim dilimize çevrilmiş olması anlamaya başlamamız için yeterli değil mi ? Bir kere okumaya başlasanız zaten daha iyi anlamak için gayret de ediyorsunuz da işte birileri sizi rahat bıraksa bi !!!

 İnsan hep mi aynı sorularla saldırır birilerine ; bir kere de farklı bir soruyla gelin de şaşırtın bizi ! Peygamber olmasa namazı nasıl kılacaktınız ? La ,size kim dedi ''Peygamber yok(haşa)'' diye ki gelmiş ''Peygamber olmasa namaz nasıl kılacaktınız?'' sorusunu soruyorsunuz. Bu başlı başına bir konu .Üstelik bunu soranların Kur'anı bir kere okumamış insanlardan olması da komedi ! Gerçi Kur'anı anlamak için okumuş olan hiç kimse böyle bir soruyu sormaz ya neyse ....

 Bir de ,anlamak için Kur'anı anlamıyla okuduğunuzu duyduğunda sizi meal hafızı(!) sananlar var, kendilerince size sorular sorup sizi ezip sonra kendilerini yüceltme derdinde olanlar...Abicim/ablacım benim derdim seninle ilim yarıştırmak değil ki ; benim derdim daha büyük ! Ben, yarın hesaba çekileceğim kitabı okuyup anlama derdindeyim; anlayayım ki ona uygun yaşayayım ve dinimi de en doğru şekilde yaşayayım.

Bir de alimleri yok saymakla suçluyorlar ki o da tam komedi. Ya hu ,ya siz gerçekten asıl meseleyi anlamıyorsunuz ya da inadına yapıyorsunuz tüm bu demagojiyi! Hepimizin ilmine saygı duyduğumuz ilgiyle takip ettiğimiz ilim/bilim insanları var (Allah hepsinden razı olsun) ama onların hiç biri bizim için hüküm verici değil, mutlak doğru değil...Üstelik biz hiç kimseye ''Bizim Hocamız en doğru'' iddeasında da bulunmuyor kimseyi onlara çağırmıyoruz. Allah'ın ayetlerini okuyan araştıran herkesin (İyi niyetli ve samimi) her alimin başımız üstünde yeri var. Mesele başka; mesele dinde olmayanı dine yamamaya çalışan, dinden kendine kazanç sağlayan, Kur'ana değil kendine çağıran ; Mehdiliğe(!) soyunan, insanları maddi manevi sömüren ve kendine maalesef alim denen zatlar ...Ve onları körü körüne takip eden, hüküm verici gören ,kendilerine asla toz kondurmayan, insanların yerine düşünen o zatlar !...Ve onların yüzünden bir türlü kendini doğrultamamış İslam alemi !

Onun için gidip başkalarına saldıracağınıza lütfen Kur'an okuyun da nasıl bir yanlışın içine batmış olduğumuzu kendiniz görün. İslam aleminin halinin suçlusu size KUR'AN diyenler mi ?

İlk emir ''OKU'' ; ''Dinle'' değil ! Hatırlatayım istedim.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...