Ana içeriğe atla

Rabbim, Bu Sesin/Seslerin Artmasını Nasip Et !

Yorumlar

Erkan Şen dedi ki…
Doğruyu haykıran "hatiplerden", "öğretmenlerden" dahi korkar hale gelen müslümanlar olarak biz!

Ne kadar doğru ve ne kadar güzel konuşuyor. Büyük ihtimalle bir o kadar da güzel yaşıyordur. Allah şaşırtmasın ve doğru yolundan ayırmasın!
Elif Kararlı dedi ki…
Bir kısmımız atalarından gördüklerinden şaşmıyor, bir kısmımız sadece eleştiriyor bir kısmımızda gerçekten öğrenme peşinde..

Kötülüğün ve yanlışın her çeşidi var bu devirde ve belki de hiç bir zaman bu kadar iç içe girmemişti doğru ile yanlış...

Peki bize düşen görev ne ?
Erkan Şen dedi ki…
Dünyanın daha iyi bir yer olmasını istiyorsak düzeltmeye başlayacağımız ilk kişi kendimiz olmalıyız.

Yüz yıllar öncesinden söylene geldiği gibi: Ya olduğmuz gibi görüneceğiz ya da göründüğümüz gibi olacağız. Bir müslüman, uygulamadığı şeyi söylememeli, söylediği şeyi ise mutlaka uygulamalıdır. İyiye özendirme, kötüden sakındırma ilk kısmı hayatında hiç barındırmayıp, iinci kısma batmış şekilde yaşayarak sağlanamaz.

Bize düşen ancak ve ancak budur.
Elif Kararlı dedi ki…
Söylediklerine katılıyorum ve bir soru daha sormak istiyorum:SEn tek başına iyi biri olduğunda iyiliği yaşam biçimi yaptığında tek başına zulümlere dur diyebiliyor musun ? Lütfen söylediklerine muhalefet yaptığımı düşünme ben sadece üzülüp ağladığın şeyleri düzeltme gücün oluyor mu öğrenmek istiyorum... Gördüklerime çok üzüldüğüm için ve elimden bir ley gelmediği için vicdan azabı çekiyorum da ben :/

Dua ile..
Erkan Şen dedi ki…
Ben sadece ama sadece sen iyi biri olmalısın demiyorum. Ben iyi biriyim de demiyorum. Ben "herkes" kendi başına iyi biri olmaya çalışmalı diyorum. Bizler başkalarındaki kusurları arayıp, bulup, düzeltmeye çalışmaktan kendini kaybetmiş bir zamanın insanlarıyız. Çözüm ise "Kitap" da zaten verilmiş;

"Öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Beraberindeki tövbe edenler de dosdoğru olsunlar. Hak ve adalet ölçülerini aşmayın. Şüphesiz O yaptıklarınızı hakkıyla görür." ﴾112﴿ Hud Suresi

Dikkat! Başkalarını dosdoğru yapmak değil! Dosdoğru olmak!

Allah yaptığı herşeyi dosdoğru yapanlardan olmayı nasip eylesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...