Ana içeriğe atla

Dong Yi/ Sarayın İncisi

Kore dizilerini seviyorum (tarihi olanlarını) çok hoşuma gidiyor kıyafetleri bir birlerine hürmetleri falan! Gerçi korkunç bir sistemleri var bir birlerini ezip geçtikleri ama o kısmı beni hiiiç ilgilendirmiyor.Ben onların o güzel gülüşleri, sevimli bakışları, harika kıyafetleri ve entrikalı ama bunaltmayan duygusallığı olan dizileriyle ilgileniyorum.Saray entrikaları bizim Muhteşem Yüzyıl dizimizi aratmıyor (ki o diziyi hiç izlemedim) ama yine de içinde masumane aşk kırıntıları oluyor, zeka oyunları oluyor, bir de dövüş falan var fena değil yani ,izletiyor bu diziler kendilerini bir şekilde.
  • Han Hyo Joo
Bir kere bağlandınız mı kopamıyorsunuz da bağımlılık yapıyor sanırım oooo ben bunu hiç düşünmemiştim ! Sabahın köründe kalkıp izlediğime bazen inanamıyorum ben ki L&M den sonra asla dizi izleyemem diyordum.

  •  Ji Jin Hee
Neyse gündem o kadar karışık ki ben de kafamı boşaltmak için bu yolu buldum.Yoksa olan bitenlerle ilgili yazsam daha da sinirleneceğim -bir de zaten siyasetten nefret ederim- zerre kadar da anlamam iyice karmak çorman olacak kafam.Bazı şeyleri zamana bırakmak sonra da Kore dizisi izleyip safinaz ayağına yatmak gerekiyor bazı bazı !

Ama Koreli insanlar hem çok güzeller (fikrim budur) hem de çok güzel gülümsüyorlar.Bir de eskiden bunların hepsi bir birine benzer sanıyordum hiç de öyle değilmiş izledikçe görüyor ve anlıyorum.Bu da böyle bir post olsun bana da hatıra kalsın ;yarın öbür gün ''vay bee ben Kore dizileri bile izlemişim zamanında'' derim.

Amaaaan sanki bloggerler bloglarına yazı giriyormuş gibi ; kimse benim bu tür yazılarıma  laf edemez çünkü kimse yazmıyor bile artık bloguna ;) Ben her zamanki rahatlığımla yazıyorum işte okuyan okur okumayan bu fotograflardakilerde kimmiş der bakar çıkar diyecek sözüm yok :) 

Yorumlar

Adsız dedi ki…
nası ya o kadar yorum yazdımdı ben şimdi aynısını nası yazayım sayın pabuçççççççç.

nereye gitti benim yorummmm.

:))
Elif Kararlı dedi ki…
E ama ben şimdi merak ettim kaybolan yorumda yazanları ;)
Hadi tembellik yapma ve bir daha yaz absalom :)
Adsız dedi ki…
Internetten 4 kerefalan izledim hala arada bazi bolumlerini izliyorum

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...