Ana içeriğe atla

Hepimiz Biraz Abdullah Olabilsek !

Son 10 gündür haberler bildiğiniz arap saçı (Aslında Bob Marley saçı desem daha doğru olur) şeklinde devam ediyor.Aslında sürekli aynı şeyler dönüyor da sadece figüranlar ve mekanlar değişiyor gibi geliyor bana bazen! Birileri ceplerine fazla gelen paracıklarını ayakkabı kutularına sığdırmaya çalışıyor, kimileri akla hayale gelmez bedduaları sözlü sınava çalışmış gibi kamera karşısnda listeliyor.

Ben bunların anelizini yapacak değilim;  izliyorum sessizce ve diyorum daha neler görüp duyacağız güzel ülkemde diyerek.Üçkağıtçılık  siyasete yeni girmiş bir şey değil ki şaşırayım(şimdiye kadar ne paralar geldi geçti gözlerimizin önünden, ne bankalar dortumlandı yılan sessizliği/sinsiliğiyle) hepimiz biliyoruz.Onun için şimdi olanlara da pek şaşırdığımı söyleyemeyeceğim.

Bir yandan kendi insanına itinayla beddua eden bir cemaat lideri var buna da hiç şaşırmadım( yani beddua etmesine tabi ki şaşırdım hatta şok oldum ama bu duruma gelmesine şaşırmadım) çünkü dünya da bir illet var ''menfaat'adı altında ve kime dokunursa kanına işliyor ve bir süre sonra sizi sizden alıyor ve hiç ummadığınız bir insan haline sokuyor ! O mülayim ,edepli,alim kişi gidiyor yerine İsmail YK şarkısı ruhuna sahip biri geliyor ! Diyecek söz yok ;herkes bir zaman sonra aslını belli ediyor sanırım....Sevenleri düşünsün !

Gündemi teğet geçerek bir şey paylaşmak istiyorum.Dün akşam ''O Ses Türkiye'' yarışmasını izledim ve yarışmacılardan birinin ''Adam gibi adam'' dedirtecek bir tavrına şahit oldum, izleyicilerle beraber.Yarışamada oylamada birinci olan Abdullah jüriden eleştiri sesleri (ve hatta bence sahte gözyaşları)yükselince yarışmanın tekrar edilmesini istedi ve çok da samimiydi bunu talep ederken.Kabul edildi de isteği , haftaya tekrar yarışacak iki yarışmacı.Abdullah zaten bu davranışıyla gönüllerde taht kurmuştur ve haftaya da kazanarak ispatlayacağını düşünüyorum.''Ben demedi'' ve ilk defa ''Olsun kimse kırılmasın!'' dedi ve güzel bir örnek oldu hırslarına köle olmuş insancıklara ! Belki bu olay bir bana enteresan gelmiştir ama insanların hırsları/menfaatleri için bir birini ezdiği bir devirde ufak da olsa böyle bir insani davranışı görmek çok hoşuma gitti ki kazanan kişi böyle bir şey istemeye de bilirdi ki bu da hakkıydı...

Bu olay bizim her gün gördüğümüz olay/olanların bir yansımasıydı aslında ama alışık olmadığımız şekilde bu sefer güzel ahlakıyla gösterdi kendini biri! Aynı yarışmacı kendilerinde olsa aynı şarkıyı (Estergon kalesi) söyletecek olan jürinin bir başkası (Gökhan) bunu yaptığında eleştiri oklarını ona ve yarışmacısına çevirmeleri ; size de tanıdık geldi mi bu durum !!!

Biz insanlar hep böyleyiz sanırım! Bizde olursa her şey mübah sayıyoruz ama başkasında gördüğümüzde ''yapamaz,edemez, yapmamalı,hayır kesinlikle kabul edilemez!'' diyoruz...Bunun nedeni ne olabilir cevabı sizlere kalmış ...

Yarışma da olsa bir şekilde hayatı anlatıyor, okuyabilene...

Not: İki olay arasındaki farkları siz bulabilirsiniz.Kaç tane olduğunun önemi yok!

1-  http://www.habergazete.com/haber-detay/1/40377/O-SES-TuRKiYEde-Bir-ilk-Gokhan-in-2013-12-24.html

2- https://www.facebook.com/photo.php?v=237559486421253


Yorumlar

Adsız dedi ki…
Allah bizlere doğruyu yanlıştan ayıracak izanı nasip etsin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Benim Sorularım!!

S iz de çabuk sinirlenen biri değil misiniz ;) ?  G ülmeyi çok mu seversiniz? O kumak vazgeçilmeziniz mi? P eki , karşınızdakini(saçmalamadığı sürece tabi) dinlemek sizi sıkmaz mı? D eniz tutkunuz var mı ,boğulma korkunuza rağmen? Ç ay ve simit nostaljiniz mi? S izi ilk görenler sizi sert ve kibirli sanıyor mu ? H ayatta her yaşananın bir hikmeti olduğuna inananlardan mısınız? Hayat hikayerine saygınız sonsuz mu ? B üyük konuşmamak gerektiğini zamanla öğrenenlerden misiniz? İ nsanların herzaman hata yapabileceği gerçeğini hiç aklından çıkarmayanlardan mısınız? K endinizle dalga geçebilir misiniz ? İ nsanlara onlarla ilgili neler düşündüğüzü söylemekten kaçar mısınız siz de? R eelde olmadığınız kadar umursamaz mısınız sanalda ? S iz de trip atanlardan boğuluyor musunuz? D ağa küsen tavşandan haberiniz olmadığı oluyor mu , sizin de? P eki,birilerinin sizi anlamasını beklemektense, isteklerinizi açıkça söyleyenlerden misiniz? İ nsanlara karşı güven sorununuz yok mu mesela , güvendiğin...

Anlamak ya da Anlamamak Yüreğimizin Ucunda !

İnsanların,yaptıkları şeylerin anlaşılmadığını zannetmelerini anlamıyorum!  Yüreğin, gözünden hal dilinden anlaşılıyor, niye dilinle riyakar gülüşler sevgi gösterileri yapıyorsun ki; karşında  okumayı bilmeyen cahiller mi var ?  Dil yalan söyler, hatta öyle yalanlar söyler ki sahibinin kulakları bile buna inanır ama okumayı bilen yüreği ile bakan insanlar... inanmaz hatta inanmak istese bile inanmaz, inanamaz çünkü dinleyen yürektir ve yürek her yalanı hisseder !  Onun için hep derim insan sadece kendini kandırır karşı tarafı ise kaybeder, yalanlarla riyalarla hak etmediği sevgileri suistimal edişleriyle... İnsanlar sizi yüreklerinden çıkarır, size sıradan insanlar gibi davranır ve siz yürekten düştüğünüzü anlamazsınız bile... Yalandan  sevgi gösterileri samimiyetler her zaman kaybettirir ama samimiyet karşımızdaki insan sevmediğimiz biri bile olsa kazandırır; bazen dost kazandırır bazen dürüst düşman kazandırır ama belirsizlik yerine bilinirlik olur karşımızda ...