Ana içeriğe atla

Üzerine Düşünülmesi Gereken Yorum !


''Ali Şeriati, Eğer bir yerde yangın varken biri seni ibadete çağırıyorsa bil ki bu bir hainin davetidir.
Hemen yanı başındaki bankta yatan evsize rağmen, şaşalı görüntüsünden ödün vermeyen camilerden yapılan çağrı o kişiyi doyurmaya değil de ibadete ise bu neye davettir ? Günü kuru ekmekle geçiren evsize rağmen,tuttuğun oruç onu doyurmak yerine sana iftarda çekeceğin ziyafeti hatırlatıyorsa bu hangi dinin emridir? insanlar ölürken,zulüm görürken, ellerine tezbih tutuşturanlar hangi dine hizmet ediyor?
Eğer bir din gözünü kapatmayı emrediyorsa, körü körüne itaat ı sana dayatıyorsa biliyorum ki o din afyondur. Allah ın gönderdiği hak din değildir ve bunu söylediğim için toplumdan dışlanıyor isem ne mutlu bana, çünkü görüp susanlardan uzağım .
Allah herkesi doğru yola iletsin.''
Gökhan Tunç'un kalemzade.net sitesine bıraktığı yorumdur (Bakınız)

Yorumlar

Profösör dedi ki…
Bazen türkçeyi düzgün kullanamayız. Ya da ingilizceden, arapçadan ve farsçadan çeviri yapamayız. İyi bir çeviri yapabilmemiz için, hem karşılıklı iki dili bilmemiz gerekir, hem de karşılıklı iki kültürü tüm ayrıntılarıyla bilmemiz gerekir. İbadet farzdır ve ifa edilmesi gerekir. İşin sosyal boyutu ise şuur içinde yaşamamızdır. Elbette yangın varken yangına koşarız ama namassız din olmaz. namaz dinin direğidir. Ali Şeriati'nin kitabında böyle bir ibare varsa; orada durmak lazım. Biz ne demek istediğini anlıyoruz ama, dil ve anlatım anlamında bir facia üzülerek söylüyorum. İbadete çağıran kişi nasıl oluyorda bir hainin daveti oluyor. Allah'ın dini haktır. İbadetle diğer sosyal yardımlaşmalar iç içedir.

Fazladan yediğimiz bir lokmanın vebali var. O fazladan yediğimiz lokmada binlerce aç insanın hakkı var; diyerek bir tutum içinde olmalıyız. Bu sadece yediğimz lokmada değil, herşeyrde geçerlidir.

Oysa namaza çağıran müeszzinin kendisi dahil, imamdan cemaatine kadar, tek bir canlı organizmadır. Camiye giden herkes birbirine sorar ensar ve muhacirin gibi; birbirinin dertlerine, sıkıntı ve mihnetlarine, sevincine ortak olurlar. Camiler, Allah katında her anlamda kul olarak eşitlendiği mabetlerdir.
kahvetelvesi dedi ki…
Din ve İslam anlayışı bu olmalı işte..Artık görüntüden, görünüşten ve gösterişten uzaklaşıp, teslimiyetin ve inancın ruhuna inmek gerekir. Artık " ben" duygusundan kurtulup, " diğergam" olmak gerekir. İbadet ritüel olmamalı, hayatımızın her anına yansımalı...
cem dedi ki…
konu üzerin çok konuşmak haddim değildir belki, hatta evet haddim değil ben " amin" deyip susayım şimdilik...
Erkan Şen dedi ki…
Profesör, yanlış anlamışsınız. Hatta üzülerek belirtiyorum ki anlamamışsınız!

Şöyle bir şeyde var bu arada. Aynı güne denk gelmesi ilginç olmuş.

http://www.afilifilintalar.com/metin-merkezli-okumaya-eski-bir-bakis
Unknown dedi ki…
Öncelikle yorumunu paylaştığı için Elif hanıma ve yorumlarıyla katkıda bulunan arkadaşlara teşekkür ediyorum.

Düşüncemi ifade etme adına ,Beled Suresinden anladıklarım üzerine bir kaç söz söylemek istiyorum;

Biz bir beldeye girdik,ve burada kendilerini üstün görenler, mallarıyla övünenler, ölümü düşünmeyenler, az bir paylaşımla kurtulacaklarını sananlar, umursamayanlar , ibadeti yaşamdan ayranlar, dini çıkarlarına alet edenler ve dahası var.
Allah bunları görmem için iki göz vermedi mi? duymam için iki kulak ? ve anlatmam için bir dil ?
Ve Allah bana iki yol gösterdi; Sarp yokuşa saldırmam gerektiğini, zorlu zamanlarda ezilenlerin, miskinlerin , hakkı yenilenlerin yanında bulunmam gerektiği ama biz sarp yokuşa saldırmak yerine onları ikinci plana attık, kendimizi kurtarmanın peşine düştük, 3 maymunu oynadık. İbadetleri faydasız, içi boşaltılmış ritüellere çevirdik,sorunları konuşacağımız yerde iki rekat namazla her şeyin çözüleceğine inandık, oruç ayında fakirlerden çok kendimize en güzel ziyafetleri verdik, zekata sıra gelince Kuran da geçen açık emirler yerine işimize gelen hadisleri aldık ve çok daha fazlası...
Halbuki ibadet kelimesinin geçtiği yerlerde Allah insana sadece namazı değil adaleti sağlamayı,güzel davranmayı,temizlenmeyi,farkında olmayı, şımarmamayı da öğütler.

4.36 - Allah'a kulluk edin. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetim ve öksüzlere, çaresizlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa, size bağımlı olanlara iyi ve güzel davranın. Allah, kasılıp böbürlenen şımarıkları sevmez.


Ali Şeriatinin bu sözü onun amacını güzelce açıklıyor.

SORUMLUYUZ....
Bir toplumdan söz ediyoruz ki yarısı uyumuş ve efsunlaşmış, diğer yarısı ise uyanık ama kaçmakta. Biz bu efsunlaşmış uyuyanları uyandırıp ayakta durmalarını ve kaçanları geri getirip kalmalarını sağlamak istiyoruz!

[Ali Şeriati || Aşina Yüzlerle]

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...