Ana içeriğe atla

Neydi!..

Fotoğraf bana ait değil,sahibine teşekkür ederim !

Neydi;
sana aklında olmayanları yaptıran ve söyleten.
Unuttuğun duyguları canlandıran, merakla gelen ilgileri vazgeçilmezlerine katan.

Bildiğini sandığın ama belki de hiç bilmediğim gerçekleri tarif bile edemeyecek şekilde hayatına sokan.Şaşırtan,hayretle izleten,hissettiren,ummadığın anda  baş ucunda bitiveren,özleten ve özledikçe artan,açıklaması sözlere dökülemeyen,her daim aranan,Pazartesileri Cumartesi tadıyla yaşatan,yanından geçip  gittiğin çiçeklere dikkatle baktıran o duygu....

Hani yalan olduğunu savunuyordun ya,bu devirde imkansızdı ya,her şeyin yalan olduğu  gibi o da yalandı ya,o yaşanan değil özlenendi ya...Bunları düşünüyordun ya ne oldu şimdi de kendini inanmadığın bir gerçeğin içinde buldun!

Bir günlük yokluğun bir aymış gibi geldiği o duyguyu ne oldu da yüreğindeki tahta oturttun! Büyük mü konuştun, birilerini mi kınadın,çok mu hayallerinden uzaklaştın.Şimdi merakla sanmaların arasından o duygunun sıyrılıp çıkmasına izin verdin ve dalgalandırdın.

Bir süreç miydi yoksa bir anlık mıydı başlangıcı? Bir kelebeğin kanadı kadar narin bir oluşum, bir o kadar da renkli ama belirsiz geleceği...Anı değerli kılan ,bakışını berraklaştıran,hislerini arındıran,tüm karmaşadan seni alıp dinginliğin orta yerine oturtan,çalmasa bile her anında o çok sevdiğin şarkı çalıyormuş  coşkusunu veren,
hatta çoğu zaman ''gerçek mi bu! ''dediğin
adını koymaktan kaçtığın duygu...

Kuru yapraklar içinde ilk dikkatini henüz kurumamış o yaprağa çeken umut ışığın seni en zor anında düşüp kalktığın yerden kaldıran el gibi...Karda zorluk nedir bilmeden açan çiçek gibi...Güzelliğinin farkın olmayan güzel sesli bülbülün güzel melodisi gibi...

Hayat düşüp kalkmalardan ibaretse kalkmak için sebepler de önemli...Bazen sebepleri ansızın görüveririz hayatımızın orta yerinde ;hayret ve mutlulukla...

Şaşkın mısın ? Verebildin mi bu durumuna bir isim..ya da boş ver bu da isimsiz olsun ne çıkar.Mühim olan hissettiklerin ve sana hissettiren değil mi ? Hayatın içinde güzel es'ler de olmalı ki yaşamın tadına varabilelim değil mi...Sevgiyle gülmeli yüzler yürekler ki; 
güldüre bilelim yüzleri, coşturabilelim yürekleri..

İnanmasan da, yaşarken  adını koyamasan da,sonu belirsiz olduğu kadar anı kıymetlendiren ve
iyi ki var dedirten o duygu!
Neydi,kaçarken yakalandığın sağanak misali bu duygu yağmuru!




Yorumlar

kahvetelvesi dedi ki…
Hımmm burnuma bi kokular geliyor ya dü bakalım hadi hayırlısı :)) yine çok güzel yazmışsın Pabuç.
Erkan Şen dedi ki…
Elif,

Sen de rastlamışsındır belki bir yerlerde bu duygu durumu ile ilgili tanıma. Ne kadar çok soru var bu yazının içinde değil mi? Cevapları olmayan bazıları, bazılarıysa cevaba ihtiyaç duymayan sorular.

Ne güzel yazmışsın ve keşke hep böyle yazsan. Nedenini bilmesem dahi sana böyle yazdıran ruh hali umarım seni mutlu ediyordur ve daim olur.

Sahi "Neydi" sana bunları yazdıran?

Saygı ve sevgiyle...
Elif Kararlı dedi ki…
/kahve telvesi,
o koku yanık kokusudur :) Unutma her zaman o an yaşadıklarımızı/hissettiklerimizi yazmayız..Bazen de geçmişimizden güzellikleri ve hayal dünyamızdaki güzellikleri yazarız...

Sevgiler..


/Erkan Şen,
Senden yorum aldığımda ''tamam bu yazım güzel olmuş''diyorum çoğu zaman :) Teşekkürler yorumun için..Gerçekten yazdıklarımı da anlayanlar var şükür..Diğerlerini benim stres atışlarım olarak algılayın lütfen...

Saygı bizden de sana her daim..
Adsız dedi ki…
''Var mı beni içinizde tanıyan,
Yaşanmadan çözülmeyen sır benim.
Kalmasa da şöhretimi duymayan,
Kimliğimi tarif etmek zor benim...''

:D
Elif Kararlı dedi ki…
Sosyalci,
çok iyiydi bu dörtlük,çok da uydu yazıya :)

Özellikle ''Yaşanmadan çözülmeyen sır benim''kısmı çok çok doğru...
Elif Kararlı dedi ki…
teşekkürler :)
Adsız dedi ki…
Yine ha bire bağlantıları görmeye başladım çekirge.Bu gidişle bütün şiiri yazdıracaksın bana :)))

'' Kimsesizim, hısmımda yok hasmım da,
Görünmezim, cismimde yok resmim de,
Dil üzmezim, tek hece var ismim de,
Barınağım gönül denen yer benim... ''
Elif Kararlı dedi ki…
hahahahhah
kaç kıta bu şiir ona göre paylaşımlarıma devam edeyim çekirge
Adsız dedi ki…
Aman diim çekirge.Epey uzun bir şiirden bahsediyoruz burda. Her dörtlük için bir bağlantı fazla gelir. :)))
Elif Kararlı dedi ki…
O zaman ''v.b, v.s''diyerek bura da şiire veda edelim ben de paylaşımlarımı bırakayım bari :)
BANU dedi ki…
Neydi gerçekten? Her insanın yaşadığını sandığımız ama her nedense ismini hiç kimsenin koyamadığı şey neydi? Senin de belirttiğin gibi, isimsiz kalması daha evla sanki. Evet, en iyisi bırakalım isimsiz kalsın. Öyle kaldıkça anlamı artsın...
Elif Kararlı dedi ki…
@BANU,
haklısın herkes yaşadığının adını yüreğinde koysun en güzeli bu...
Volkan DENİZ dedi ki…
İsim koyamadığın heyecanlarının zirvesinde hissettiklerindi onlar. Yüreğindeki çırpınışların etkileriydi ve seni sarıp sarmalayan hayal dünyanın en pembe haliydi. Belki de hiç yaşanmamış başlangıçların işaretleriydi. Ya da işte aynı şeyleri hissetmeyi başarabildiğin birinin gülümsemesiydi sadece...

Her neyse de hissettirecekleri, güzelliklerle buluştursun seni hep...
Saygılarımla.
Volkan DENİZ dedi ki…
Çok güzel yazmışsın...
Volkan DENİZ dedi ki…
Ha bide fotoğraf ta çok hoş. :)
Yazının anlamıyla örtüşebiliyor. Kardelenler de utangaçtır ve yaşamları güneşi görene kadardır. Güneş ısıtmaya başlayınca onlar için herşey soğur. Başkaları için anlamlı olan her şey onlar için sadece bir sondur. Bazen yaşanılanları anlamlandırmak yerine sadece yaşamakta bişeydir... Yaşayabilene tabii.
Elif Kararlı dedi ki…
/Volkan DENİZ (Sizi sahalarda/blog aleminde görmek ne kadar güzelmiş,özlemişiz)

Evet hissettiklerim,belki de hissettiğimi bile unuttuklarım sanırım bu yazıya dökülmeye çalışılanlar..Yaşanmamış başlangıçlar yerine ben ''umut dünyası için de bir ışık''diye nitelendiriyorum bu durumu.Gerçi yine de bir isim bulmuş/vermiş olmuyorum ama idareten işte...Hislerinizi paylaştığınız yüreğin tebessümü ... bu da büyük olasılık...

Teşekkürler ;yazıyı beğenmenize sevindim.

Fotoğraf da güzel haklısınız...Kardelenlerin özelliklerini bilmiyorum ama bana en zor şartlarda bile bir umut ışının varlığını hatırlatıyorlar ;onun için kullandım yazıda...Evet doğru söylüyorsunuz bazen anlam vermekle harcadığımız zamanı, yaşamaya(yaşamamıza) eklemeliyiz..Yaşayabilenlerden olalım umalım...

Saygılar..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

İnsan Olan Her Yerde Güzel !

  Gökyüzüne bakıp kusursuzluk karşısında heyecanlanmayan bizden değildir ! Kusursuzluk sınırsız zeka karşısındaki  heyecan ile huzur aynı orantıda ki bahsi geçen huzurun bir bardak çay eşliğinde film izlemekten çok çok öte bir şey...Anlayan anlamıştır zaten ,onun için bu paragrafı burada kesiyorum !   Sabah erken kalkıp günün başlangıcını izlemeyi solumayı seviyorum çünkü ben geceleri oturmayı seven bir vampirim !!! Gecede de gizemli bir yan var ; hem film izleyip hem de dünyada ne kadar düşünülecek konu var hepsini düşünebiliyorsunuz ..garip ve güzel bir durum işte ! Her daim sorgulayan , soru sormaktan ''Acaba'' demekten korkmayan akıllar da severim mesela...oturup her konuda muhabbet (Konuşmak demedim fark ettin değil mi okuyucu)edilebilir insanlardır bu akılların sahipleri, güzeldirler ufuk açıcıdırlar ve en önemlisi asla sıkıcı değillerdir. Ara sıra insanın karşısına çıkar böyleleri , işte onları da hayatın getirdiği güzellikler olarak değerlendirin benden söylemes...

Görmeden sevmek belki de daha güzel...

   Yıllarrrrrrrrrr yıllar öncesi(yıl 1845:P) bi gece arkadaşlarla Levent Erim'i dinliyoruz ki ilk duymuşuz sesini muhabbeti de baldan tatllı ,yaklaşık 3 saat dinledik kendisini ve'' bayıldık''programına...bu böyle  bir süre devam etti bizim Levent Erim fanatikliğimiz...Hepiniz bilirsiniz Levent Erim bi hayli çenebaz biridir sürükleyicidir sohbet(şimdilerde PalFm de sabah programı yapıyor ''Bana Günaydın Demeyin'')   O zamanlar ne hikmetse radyo djlerini görme ihtimalimiz bi hayli düşüktü ve benim aklımdaki Levent Erip tipi gayet yakışıklı uzun saçlı felan küpeli bi tipti ...taki Levent Erim 'i bi dergide görene kadar ...Resmi görünce benim surat ifadem =şaşkın ördek ifadesi oldu...ne boy ne saç ne tip hayalimle uzaktaaaan yakından hiç bir benzerlik göstermiyordu:)))O zamanlar için büyük hayalkırıklığı(15 -20 yaş arası zaten herşey bi hayalkırıklığı nedeni zaten:P)Ya birini bu kadar mı ters hayaledebilir insan :)))))))   O günden sonra kimse ile...