Ana içeriğe atla

Nerede Kalmıştık !


E nerede kalmıştık..Deli dolu yanım baharın gelmeme inadına rağmen hala canlı durumda.İnadına neşe diyorum bu aralar.Madem bahar gelmemek de direniyor ben de somurtmamak için direneceğim.Ne kadar özlersem özleyeyim güneşi ,hep o güzel sıcak yüzünü yüzümde hissederek geçireceğim günümü.Sizler de öyle yapın bu yıl bahar çok inat çıktı; ne yapalım bizler de başımızın çaresine bakacağız (yazar burada Erdal Baggal gibi konuşuyor olsa da düzgün yazıyor kelimeleri) Mesela şu an caz dinliyorum -gerçi parça içimi kararttı ne diye dinliyorsam -değişiklik olsun bu günümün içinde ....

Yağmur yağıyor anladım da bu buz gibi havanın neyin nesi anlamıyorum ki (sinirlenmiyorum ya sabah sabah fena üşüdüm onun etkisi bu) Ahh eskiden havalar da ne güzeldi Nisan bahar ayıydı çiçekler açardı,yağmurlar yağsa da havalar kaloriferleri açacak kadar soğuk olmazdı ..ahh ahhh ne günlerdi (acıklı yazdığıma bakmayın gülüyorum ben yazarken)

Hayat işte...Bir garip işte;insanlar gibi havalar da...

Bundan sonra yazılar böyle;kısa ve konuşur gibi net...eee kimsenin bloguna yazı girmediği bir dönemde benim bu kadar yazıyor olmam bile büyük nimet (tamam ya tamam şaka yaptım)

Bir daha ki yazı da görüşmek ümidiyle... Sizleri Sıla'nın Aslan Gibi parçasıyla baş başa bırakıyorum .Klibine bayıldım çok eğlenceli neşeli... Siz de onlarla birlikte dans edin eğlenceli oluyor ben denedim ;)

Yorumlar

continue lendo >> böyle devam et ya da devamını oku yazsa çok güzel olacak :)))
Blogger dedi ki…
Eğer kış, baharı yüreğimde saklıyorum deseydi.. Ona kim inanırdı?
Elif Kararlı dedi ki…
/İ.Ortaç,
en kısa zamanda Japoncaya çevireceğim efenim :))))


/Blogger,
özlü söz gibi olmuş altına ''Mevlana''yazılabileceklerden ;)
Adsız dedi ki…
beyne katılıyorum...
alt tarafı bildiğin pompa abicim.
boyle maydanoz pompa nerede var?

herkes kendi isini yapsın:))
Elif Kararlı dedi ki…
herkes kendi işini yapsa zaten hayat bayram olurdu her birimize :)
kahvetelvesi dedi ki…
İnatçı olmak işe yarar bazen...Kötülere inat iyi olmak gibi, bir sürü derde inat keyiflenmek gibi... ben de inatlaşmak istiyorum...:))
Elif Kararlı dedi ki…
kolay gelsin o zaman :) Bazen inatlaşmak lazım her türlü kötülüğe tersliğe karşı...
Unknown dedi ki…
off off neden bilmeyiz nerde duracağımızı ki? duracak yerimiz mi yok acaba! aç gözlülüğümüzden de olabilir hani !güzel bi kitabı bitirene kadar durmayız örneğin,tüketim meraklısı olmuşuz galiba, ard arada gelen yazıları okuma meraklısını da kapsıyor bu ... biraz da suç youtube un olsun,ben Sıla dinlerken neden Gülşeni önerdi ki? bana şimdi yatacaz ama kalkmayacaz mı demek istetiyor.. bi daha yatar mıyım ona da şüpheyle bakıyorum şimdi :))
Elif Kararlı dedi ki…
/Gökhan enteresan bir yorum tarzın var.yazıları yeriyor musun okuduğun için kendine kızıyor musun anlayamıyorum.pc başında olmadım için de fazla inceleyemiyotum yorumları ve cevaplıyorum ;)
Unknown dedi ki…
Enteresan bir kişiliğe kavuşmuşum anlaşılan!yok yok ben yazılarını yermiyorum,insanın kendisine tutulan aynaya benziyorlar.Eskiden diye başlayan bir cümle kurdurtmuyorlar lakin eskiyi fazlasıyla hissettiriyorlar.Bir çelişki aslında söylediğim ,sana hissettirdikleri yüzünden saklayıp tekrar okumayı düşündüğün kitap gibi..fakat o kitap bi daha okunmaz,tozlanır gider ve kapağını her gördüğünde sana eskiyi tattırır ufaktan... inadına somurtmuyacam dediğim günleri özledim,somurtmadığım halde!!
Elif Kararlı dedi ki…
Eskiyi hatırlatıyor ama gelecekten umutlar taşımıyor mu ? Okuduğum kitaplara ara da bir not kağıtları bırakıp sonradan da o bölümleri okuyan biri olarak iyi bir şeyler söyledin diye anlıyorum...
Unknown dedi ki…
En sevdiğim sözdür "durduğun yer" ,izahı basittir hele ki çok şey yazıp hiç bir şey söylememe hastalığına yakalanmadıysam! Hayat durduğun yerden ibarettir,aşkın tarifini de yaptırır,inancın da... Farkında bile değilsindir; uzmanı oluvermişsin her şeyin.İnsanları en iyi sen bilirsin,kitaplar dahi yazarsın konusuna her şeyi dahil ettiğin!nobel aldırtmaz lakin yazarsın!sen umut taşıyan gelecekte ben ise o tozlanan kitapta!! nedeni basit çünkü her şey durduğun yerdir!
Elif Kararlı dedi ki…
Sen sanki makale yazıyorsun da benim yazım sadece aracı konumunda:)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...