Ana içeriğe atla

Günün Bahtsız Bedevisi



Bahsi geçen dere!
Evet günümün bir kısmını paylaşayım sizlerle.Günlük modunda olsun bu yazım.Sabahın erken saatlerinde güneşin o güzel /sevimli/sıcak/şirin ışıltısıyla uyandım.Oy ne güzel bir gün...Kahvaltıda ''Bu gün mangal yapalım..''muhabbeti de yaparak.Hava hala çok güzel bu arada.Saat 2'de (14:00) hadi çıkalım evden deyip çıkıyoruz.Pardon daha çıkamıyoruz ;ben kabanımı giydiğim zaman güneş sanki saklanır gibi oluyor! Gelir gelir gittiyse uyumaya gitmedi ya diye (iyimser bir düşünceyle) çıkıyoruz evden.Lay lay lom müziğimize de açmışız krallar gibi çıkmışız yola...(bu arada mangal dedik ama ''ammaaannn şimdi kim uğraşacak onunla ,yanacak yanmayacak belli değil diye mangaldan da vazgeçmişiz .Alırız hazır bir şeyler demişiz falan...) 


Güzel çekemedim ama harika bir yer burası
Tıstık tıstık müzik bir yandan(ismail abi kulakların çınlasın fıtı fıtı dansede dansede yürüyüşünün hastasıyız) benim o doğa aşığı yanım sırıtır vaziyette yol alırken bilin bakalım ne oluyor? Tabi ki o biraz önce bulutların ardına saklanan güneş (hain dom dom) beraberinde yağmuru da alıp geliyor.Hafiften çiselemeye başlıyor yağmurcan...''Geçeeer ammann ne kadar yağabilir ki bu güzel hava da'' mı dedim ben bir az önce ! Heh işte o lafımı yutmak zorunda kalıyorum..Bildiğiniz yağmur başlıyor.Ha bu arada biz yiyeceklerimizi de alıyoruz içeceklerimize de.Elimizde misler gibi yiyecekler ve üzerimizde de sağanak bir yağmur...ama inat ediyorum o hayalini kurduğum mekana gidecem o dereyi görecem o ormanda yürüyecem ,ıslanmayı bile göze aldım bu uğurda! Ama böyle olmuyor yağmur hııızzzzzlanıyor ve biz o ortasından dere geçen o güzel ormana gittiğimizde arabadan çıkamıyoruz :/  ama inat ettim çıktım 5 dakika dışarıya (çünkü 5 dakika kalabildim ancaa)

Son paragraf: Eve geri döndük masamızı hazırladık ve doğayla iç içeyken yemeyi planladığımız yemeklerimizi futbol yorumu izlerken yedik (Bahtsız bedevi diye türkü var mıydı yoksa da acilen bestelenmeli /yazılmalı benim gibiler için) Ve işte günün en sinir bozucu anı : Biz yemek yerken yağmur durdu 5 dakika sonra da güneş açtı hava günlük güneşlik bir hal aldı (sanki biraz önce yağmur yağmamış ben hayallerim kırık vaziyette gittiğim yerden geri dönmemişim gibi)

Bu güzel mekan var ama ben de oranın yemekleri sevmiyorum
Artık ilkbahara kadar ''mangal, dere kenarı, orman,sahil''türü kelimeleri kullanmamaya karar verdim.Ben zaten doğada olmayı da sevmem,kayalıklarda oturup dere ya da denizi izlemeyi de sevmem;ben hep AVMleri gezerim, manyağım ben hep kapalı alanlarda olmayı seviyorum!..Sinirli miyim çok caaanım ne siniri iyiyim ben iyiyim..Bir de tüm hafta yağmur yağsa da cama vuran o sesini dinlesem diyordum (oh oldu bana)

Her işte hayır vardır (gerçi ne olurdu azcık ıslansaydım dedim ama ben günün bahtsız bedevisi olduğum için büyük ihtimalle ben yağmur dursun diye dışarda beklerken yağmur daha da hızlanırdı) Güzel bir gündü, dediğim gibi yağmuru özlemiştim (sesini bile) yağmurla benim açık havada bir şeyler yemek istemem çakışmış olsa da yağmur ne güzel yağdı...Çok şükür...

Yorumlar

Adsız dedi ki…
yahu pabuç tama yağmur iyidir berekttir de...
sen nerelrde yasıyosun yahu boyle?
onceki yazında mangal yapalım blokca konusunu kaçırdığımı sanma.

boğulduk boğulduk...
boğuldum sehirlerden...

vallahi insan dere gormek istiyo iki ağaç gormek istiyo.

tamam ben varım gelmeyen ne olsun.
ne zaman yapılıyosa bu mangal.

ha isallah ormanı felan yakmayız.
yakmayız dimi hahahhaaa.

yannız saka değil feci ozendim.

ayağı toprağa basmak lazım.
Profösör dedi ki…
Doğal bir gün, doğal bir hayat. Şehrin gürültüsünden uzak. Ne güzeldir..
Elif Kararlı dedi ki…
@absalom,
ben Yalova da yaşıyorum (kendisi güzel havası dengesiz memleket)

Şehir hayatını hiç sevmedim sevemiyorum asla da sevemeyeceğim.Kim sever ki zaten ! Binaların içinde bir binadan çık diğer binaya gir.Gİt gellerle hapishane hayatı (vay anasını amma vahim duruma soktum şehir hayatını)

Acaba sen neredesin ki geleceksin buraya mangal için :) O değil de uzaksan ,geldiğinde (bizim dengesiz hava) yağmur falan yağarsa çok üzülürüm :)

ayağı toprağa basmak lazım
ormanda temiz hava solumak lazım
yemek yerken de yanında kola içmemek lazım :)

Kazan dibine de söyleyeyim seni buralarda misafir edelim :)
Elif Kararlı dedi ki…
@Profösör,
şehrin gürültüsünde zaten uzak sayılırım ama orman dere ya da denize yakın olmak doğal yaşamanın en güzel hali..İnsanın oralarda ev yapıp ömür geçiresi geliyor..
Budeliçocuk dedi ki…
Doganın her hali güzel..
Yağmuru da
karı da
güneşi de
bulutu da..
Islık çalan rüzgarı bile..

Elif Kararlı dedi ki…
@Budeliçocuk,
haklısınız..Rüzgar ve yağmuru özellikle çok seviyorum ama yine de favorim bahar güneşi :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...