Ana içeriğe atla

Farklı Bloglardan Alıntı Yazılar 2 /http://4haziran.blogspot.com/

Ne desem bilmiyorum ki Yesari'nin bloguhttp://4haziran.blogspot.comiçin. Ben direkt Yesari'ye söylenerek başlayayım yazıma! Benim blog aleminde var olamamı sağlayan kişidir kendisi (ısrar etmeyin daha fazla bilgi vermem yakınlığımızla ilgili) Gerçi bana blog açtırdı açtırmasına da sonra benim yazılarımı okumadı bile ! Ben de başta onun yazılarını ilgiyle(hatta çoğu zaman kahkahayla) okuyordum ama...ama dediğimde, o benim yazılarımı okumadığı için tepki olarak bırakmadım tabi ki okumayı tamamen Yesari tembelinin suçu.Takıldı Twittera bilmem hangi sosyal paylaşım ortamlarına blogunu boşladı da boşladı...
Düşünün twitterlarda orada burada takipçi sayısı 4 binlerde bilmem kaç binlerde olan Yesari'nin blogu hepi topu 700 küsurda kalmış ! Neyse çemkirme işini ben yüzüne bir ara yaparım onun, şimdi sadede geleyim.Malum farklı bloglardan yazıları çalıp (lafın gelişi çalmak )blogumda yayımlıyorum, olur da okumadığınız yazı kaldıysa hatırlatmış olayım diye..Yoksa benim çok gülmemle ,yazıyı çok beğenmemle alaaaakası bile yok yani (göz kırpan ikon hayal ediniz) Aranızda takibe almamış kişiler varsa bu blogu da takip etmenizi öneririm.Kendisi ,zararsız ,kendi halinde,sustu mu tam susan konuşmaya başladı mı kimseye fırsat vermeyen, gamsız ama düşünceli, tembel ama hamarat ,laf cambazı biridir..Tamaamen zararsız kimsenin etlisine sütlüsüne karışmayan mülayim biri ! (Siz hele takibe alın kendiniz görün nasıl bir cadaloz olduğunu ) 
Sizi Yesari'nin 5 ay önce gittiği ama anca şimdi (tembel demişmiydim) yazdığı yazısıyla baş başa bırakıyorum...


Allah'ın sopası yok! - The Alaçatı vol.2

öyle sokak manzaraları
Neden insana komşunun tavuğu kaz görünür. Ne var yani benim beyaz peynir gibi bir tenim varsa. Ne yani, 1 haftada kuzenim gibi çikolata rengi olmak zorunda mıyım? Ama yoook, çok matah bir şeymiş gibi illa bi yanacaksın, bir kavrulacaksın. En son hatırladığım yattığım yerden kuzenime “Beni acile götüüüüüürrrr” dediğimdi. “Neden?” dedi “Ölüyoruuuuummmm” dedim. Bu dakikadan sonra benim için tatil de bitti zaten. Evime gitmek ve bir daha güneş batmadan evden çıkmak istemiyordum. Ama “ben seni uyarmıştım”dedi haklı olarak. Uyarmıştı gerçekten. “Sen çok beyaz tenlisin, koruma sür. Yapma etme” demişti. Ve mecburdum tatile devam etmeye. Gerçi bir gün sonra acılarım dindi. O günden itibaren korkudan 50 faktör güneş kremi(yanık kremi bile denilebilir) sürüp gölgede oturdum. Müstahaktı bana çünkü. (buraya tabi ki fotoğraf gelmiyor!!!)

Bir tweet atmıştım vakti zamanında “Kıvırcık saçlıların düz saça, düz saçlıların kıvırcık saça olan düşkünlüğü sayesinde çözdüm hayatın anlamını. Hayata dalgalı bakacaksın.” diye. Neysen osun. Kabul et ve huzura kavuş. 

Yorumlar

Yesari dedi ki…
teşekkür ederim. blog geleneğini yaşatmaya çalıştığınızı görmek ne kadar güzel.

sen iyi ki yazdığın kadar çok konuşmuyorsun. okumam tabii, her halde senin kadar çok blog yazısı yazan yoktur şuralarda. okumuyormuşum. ben bazen kendi yazılarımı bile okumuyorum.

neyse, ne diyorduk. ayyy canım yaa çok teşekkür ederim. ^^
Profösör dedi ki…
En iyisi mi Yesari'yi takip edelim biz sayende..:))
Elif Kararlı dedi ki…
@Yesari Caulfield
aslında konuşuyorum da !!!
Okumazsan okuma be :)) Kendi yazılarını niye acaksın ki onu anlamadım sen yorumları oku onlara cevap ver ..bir de okumasan da bloguna yazı gir :)

@Profösör,
Teşekkürler evet takibe alın Hocam
çünkü çok iyi yazıyor kendisi :)
Elif Kararlı dedi ki…
yine aynı hatayı yaptım ...okuyacaksın olacaaağadı :)
Yılmaz Barış dedi ki…
Twitter öldürüyor biraz yazma isteğini ama twitter da takipçi artırma kolay 3 ayda 30 bin takipçim oldu
neredeyse 5 yıldır aynı blogda yazıyorum 142 takipçi var ki onlarında 100 tanesi filan blog yazarlığını bırakmıştır artık sanırım :)
Elif Kararlı dedi ki…
3 ayda 30bin takipçi iyiymiş :) Her şeye rağmen blog çok daha ayrı bence..Diğerleri gibi değil..
aysema dedi ki…
Blog okumanın tadı hiçbirinde yok bence de. Dur gidip bakayım önerdiğin bloga da...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Benim Sorularım!!

S iz de çabuk sinirlenen biri değil misiniz ;) ?  G ülmeyi çok mu seversiniz? O kumak vazgeçilmeziniz mi? P eki , karşınızdakini(saçmalamadığı sürece tabi) dinlemek sizi sıkmaz mı? D eniz tutkunuz var mı ,boğulma korkunuza rağmen? Ç ay ve simit nostaljiniz mi? S izi ilk görenler sizi sert ve kibirli sanıyor mu ? H ayatta her yaşananın bir hikmeti olduğuna inananlardan mısınız? Hayat hikayerine saygınız sonsuz mu ? B üyük konuşmamak gerektiğini zamanla öğrenenlerden misiniz? İ nsanların herzaman hata yapabileceği gerçeğini hiç aklından çıkarmayanlardan mısınız? K endinizle dalga geçebilir misiniz ? İ nsanlara onlarla ilgili neler düşündüğüzü söylemekten kaçar mısınız siz de? R eelde olmadığınız kadar umursamaz mısınız sanalda ? S iz de trip atanlardan boğuluyor musunuz? D ağa küsen tavşandan haberiniz olmadığı oluyor mu , sizin de? P eki,birilerinin sizi anlamasını beklemektense, isteklerinizi açıkça söyleyenlerden misiniz? İ nsanlara karşı güven sorununuz yok mu mesela , güvendiğin...

Anlamak ya da Anlamamak Yüreğimizin Ucunda !

İnsanların,yaptıkları şeylerin anlaşılmadığını zannetmelerini anlamıyorum!  Yüreğin, gözünden hal dilinden anlaşılıyor, niye dilinle riyakar gülüşler sevgi gösterileri yapıyorsun ki; karşında  okumayı bilmeyen cahiller mi var ?  Dil yalan söyler, hatta öyle yalanlar söyler ki sahibinin kulakları bile buna inanır ama okumayı bilen yüreği ile bakan insanlar... inanmaz hatta inanmak istese bile inanmaz, inanamaz çünkü dinleyen yürektir ve yürek her yalanı hisseder !  Onun için hep derim insan sadece kendini kandırır karşı tarafı ise kaybeder, yalanlarla riyalarla hak etmediği sevgileri suistimal edişleriyle... İnsanlar sizi yüreklerinden çıkarır, size sıradan insanlar gibi davranır ve siz yürekten düştüğünüzü anlamazsınız bile... Yalandan  sevgi gösterileri samimiyetler her zaman kaybettirir ama samimiyet karşımızdaki insan sevmediğimiz biri bile olsa kazandırır; bazen dost kazandırır bazen dürüst düşman kazandırır ama belirsizlik yerine bilinirlik olur karşımızda ...