Ana içeriğe atla

Sen ve Ben /Misafir Yazar

         
  Yıllardır hatıra defteri yazmaya alışık olan bir insan için netten bir blog sayfasına yazı yazmak , hele de çok özel ve sıra dışı olduğunu düşündüğü bir insan için yazmak çok zormuş.İnsanlar için düşüncelerimi genelde içimde yaşarım ama Pabuç için hissedilen ve düşünülen şeyleri sadece içte yaşamak çok zor ve haksızlık olur.Sıradanlık çoğumuz için o kadar doğal ve normal ki.Değiştirmeyi düşünürüz planlar yaparız ve sonra aman neyse der, rafa kaldırır ve sıradan olmaya tembelliklerimizle yaşamaya devam ederiz.İşte bu insan raflarda yaşamayı kabul etmeyen nadir insanlardan biri.Kendini geliştirmeyi ,akılla ruhu birlikte bir potada eritip hayata aktarmayı başarabiliyor.İsteklerini ve yapabileceklerini biliyor ve peşinden gitme cesareti gösterebiliyor.Benim için özel çünkü insanlarla iletişim kurmayı başarabiliyor, özel çünkü yanında kendimi özel hissettiğim nadir insanlardan biri, özel çünkü isteyince insanların neler yapabileceğini bana kanıtlayan bir insan.Çalışma hayatında olmasa da zorlukları bilen ve buna göre akılcı çözümler bulabilen biri.Bazen çözümleri çılgınca olsa bile hayatın içindeki insanların soldurduğu ruhumun yeniden tazelenmesine fırsat veren bir insan.
   
   Bir dönemler sebepsiz yere görüşmediğimiz ; ama her adımda , her kişinin yüzünde , her hatıra da kendisini aradığım ve arattıran bir insan. ve yeniden gerçek dostlukların ne olursa olsun aradaki engelleri yanlış anlamarı bir kalemde silip aynı yerden devam edebileceğinin ispatlayan bir gerçeklik olarak karşıma çıkan biri.Derler ya 'mesafeler ve zaman aradaki aşkı öldürür' işte  o mesafeler ve zaman gerçek dostlukları çiğneyip atmıyorsa ,gerçek dostlukları da asla atamaz sanırım.
      
  Aslında kalem ve kağıda alışkın birine teknolojik araçla biri için düşüncelerini sıralamak çok zor; fakat arkadaşım sen 'Rabbime,seninle  tanışmam için fırsat verdiği için binlerce kez teşekkür ettiğim ve manevi olarak değişik boyutlarda gezinirken seni yanıma kattığı için  on binlerce kez hamd ettiğim' birisin.Sen böyle capcanlı ,yeni ufuklara doğru koşarken ve bu koşularında beni de nefesine ortak ederken ben yaşadığım sıkıntılardan uzaklaşıyorum.Sen yeni insanlara ulaşıp ufkunda yeni pencereler açarken benimde pencerelerimi açıyorsun, ruhumu saran boş vermişliğin kollarından sıyırıyorsun ve nerede olmam? neler yapmam ? sorgusunu yaptırtıyorsun.Galiba sen beni çok yoruyorsun,yaa.Benim yaşlı kalbim bu kadar heyecana ve harekete dayanamaz ama seninle olmak güzel ve sanırım yaşlı kalbim bunu seviyor, kendini daha genç hissediyor.
   
  Her şey için teşekkürler ve eğer Ebedi alemde yanımızda sevdiklerimizi seçme şansı verilirse , orada da dost olmaya ne dersin..Sonsuzlukta sonsuz arkadaş olmak dileğiyle, Rabbime emanet oll.Seviliyorsun ve harika bir yazarsın bunu unutma....

                                                                                                                        Zeynep Mete

  Not:Yazıyı  arkadaşlarımdan biri yazdı sağolsun.Benim hakkımdaki olumsuz düşüncelerini de yaz dedim ,ben okumadan yayımlayacam söz dedim ama beni dinlememiş ya kendisi :)Onu çok seviyorum ;her konuda konuşabildiğim ,bir birimizi çok iyi anladığımızı düşündüğüm,beraber hayal kurabildiğim,kahkahalarla gülüp dünya meselelerine dalabildiğim,yanlış anlaşılma kaygısı taşımadığım dostum...Teşekkürler öğretmen hanım arkadaşım :)) Olumsuz düşüncelerini de yazsaydın da herkes öğrenseydi benim ne beter biri olduğumu :) İyi ki varsın...

Yorumlar

kahvetelvesi dedi ki…
Dostluğunuz daim olsun. Bir insanın hafsalasında bu şekilde yer almak çok güzel olsa gerek...
Elif Kararlı dedi ki…
Teşekkürler...Hepimiz dostlarımızın gözünde gönlünde değerliyizdir tıpkı onlarında bizlerde değerli oldukları gibi..
Antipatik Yazar dedi ki…
Daim dostluklar, daim mutluluklar olsun hayatınızda. En güzeli de siz istemedikçe bunu kimse sizin elinizden alamayacaktır ;)
E dedi ki…
Allah Her daim Sadakatli dosstlar nasip etsin adaşım keyifle okudum ..Selmlar
Budeliçocuk dedi ki…
Ne kadar beter olduğunu söylemiş arkadaşın zaten..:)
Elif Kararlı dedi ki…
/Antipatik(olmayan) Yazar,
evet haklısın biz bu dostluktan biraz uzaklaştık ama bitiremedik çok şükür.Demek ki gerçek dostluklar asla bitmiyormuş...

/Budeliçocuk,
çok şükür biri anlamış beter biri olduğumu var olunuz :)
Ramazan dedi ki…
Zeynep hanıma kesinlikle katılıyorum duygularıma tercüman olmuş kardeşim dedigim birinin sayfasından ayrılmanın tarifini malesef yapamıyorum daha dogru oldugunu zannettigim sayfayı terketmenin aslında çok büyük bir edepsizlik oldugunu farketmek ziyadesiyle beni üzdü.Diyorum ya kardeşim gözüyle baktıgım iyi bir insansın haksızlık ettigimin farkındayım.Yanlış anlaşılmalar yanlış kararlar oluyor malesef ve anlık kızgınlık ve dogru oldugunu sandıgın yanlışlarıda beraberinde getiriyor.
Elif Kararlı dedi ki…
Bunları yazan arkadaşım da şu An hayatımda değil :) dünya da kimseye sınırsız güvenmemek gerektiğini hep söylüyorum bu beni acımasız yapmıyor sadece gerçeklerin farkında olan gerçekçi bir insan yapıyor

Ramazan Aksoy, ben de birilerinin takibinden çıkıyorum: kurana vatana laf edenlerin sayfalarından ve İletilerini anlamsız bulduğum kişilerin sayfalarından... Sizin de Sayfamdan gitmekte haklı sebebiniz vardır illaki

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...