Ana içeriğe atla

İskender Pala /Efsane

İskender Pala kitaplarını ayrı seviyorum.Yani çok seviyorum...En son ''Efsane'' romanını okudum ve yine çok beğendim.Kitap okumayı seviyorsanız bu kitabı muhakkak okuyun derim.Tarih ve aşk yine çok güzel işlenmiş Pala tarafından.Kalemini kuvvet diyelim...Oruç ve Hızır Reis kardeşler, Billure ve Sidi aşkı...Çok güzel bir roman, okuyun siz de çok beğeneceksiniz...

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Yazdım bi kenara.Teşekkürler :)
Elif Kararlı dedi ki…
Rica ederim ,çok beğendim sizlerle de paylaşayım dedim :)
gelibolu17 dedi ki…
Not aldım aklımın bir köşesine canımmm,ilk fırsatta inşallah....
Şu an elimde Ali Toker_Zamana ve mekana hükmedenler var onu okuyorum....onuda sevgili Paravazane (ydi sanırım blogger dı) o tavsiye etmişti bir mim yazımda yorum bırakarak,,bizim burda her istediğin kitabı bulmak zor oluyor netten alıyoruz genelde,,,ama bu kitabı hem Çanakkale'de aradım hem Ankara'da arattırdım bulamadım,en sonunda buldum,kafaya koyunca mutlaka okumaya çalışıyorum,,,,seninkinede sıra gelecek umarım...Teşekkürler
Elif Kararlı dedi ki…
/Gelibolu17,
evet kitap konusu ayrı bir dünya,bulamamak ayrı pahalı olması ap ayrı konu :) Netten alınınca uyguna geliyor ve benim yaptığım gibi yapabilirsin arkadaşlarının aldığı kitapları ilk sen okuyabilirsin.Benim en yakın arkadaşım benden beter kitap fanatiği ben alamadığım kitapları ondan otlanıyorum ,sağ olsun o da hiç itiraz etmiyor :)) Ama iyi ki internet var hem istediğin kitabı bulabiliyorsun hem de uygun fiyata bulabiliyorsun ..İskender Pala'nı tüm kitapları güzel ama bu ve Od bir başka güzel :)

Sevgiler..
Adsız dedi ki…
Zaten aklımda olan bir kitaptı; merak da ediyordum doğrusu. Tabii önce elimdekileri bitirmek istediğim için erteledim almayı. Aldığımda büyük bir zevkle okuyacağıma inanıyorum.
Pabuç dedi ki…
Çabuk bitmesin diye okumaya sık sık ara verdiğim kitaplardan biriydi bu da :)
Adsız dedi ki…
Yazar hummalı çalışmalar neticesinde elde ettiği engin bilgilerini bize bahşederken tarihin sıkıcı atmosferinden bir nebze olsun okuyucuyu kurtarmak için birtakım yollara başvurmuş. Hayrettin Paşanın yamağı sayılan Alcala veya Sidi'nin roman boyunca aşk duyduğu sevdiceğine kavuşamaması bir Leyla ile Mecnun efsanesini akıllara getiriyor. Anlamsız fantezileri tarihi bir kişilik yahut bir din büyüğünün zikredildiği kitapların merkezine yerleştirmek gerçekleri katıksız öğrenmek isteyen okuyucuyu hüsrana uğratıyor. Bu kurgular bir barborosun adı zikredilmeden de mahalledeki, sokaktaki Alcala'lardan Billure'lerden seçilebilirdi. Bunu yapmak için mutlaka nam salmış şahsiyetleri mi kullanmak gerekirdi. Yalnız od romanına kıyasla elbette biraz daha aşırılıktan, abeslikten yana daha şanslı.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

İnsan Olan Her Yerde Güzel !

  Gökyüzüne bakıp kusursuzluk karşısında heyecanlanmayan bizden değildir ! Kusursuzluk sınırsız zeka karşısındaki  heyecan ile huzur aynı orantıda ki bahsi geçen huzurun bir bardak çay eşliğinde film izlemekten çok çok öte bir şey...Anlayan anlamıştır zaten ,onun için bu paragrafı burada kesiyorum !   Sabah erken kalkıp günün başlangıcını izlemeyi solumayı seviyorum çünkü ben geceleri oturmayı seven bir vampirim !!! Gecede de gizemli bir yan var ; hem film izleyip hem de dünyada ne kadar düşünülecek konu var hepsini düşünebiliyorsunuz ..garip ve güzel bir durum işte ! Her daim sorgulayan , soru sormaktan ''Acaba'' demekten korkmayan akıllar da severim mesela...oturup her konuda muhabbet (Konuşmak demedim fark ettin değil mi okuyucu)edilebilir insanlardır bu akılların sahipleri, güzeldirler ufuk açıcıdırlar ve en önemlisi asla sıkıcı değillerdir. Ara sıra insanın karşısına çıkar böyleleri , işte onları da hayatın getirdiği güzellikler olarak değerlendirin benden söylemes...

Görmeden sevmek belki de daha güzel...

   Yıllarrrrrrrrrr yıllar öncesi(yıl 1845:P) bi gece arkadaşlarla Levent Erim'i dinliyoruz ki ilk duymuşuz sesini muhabbeti de baldan tatllı ,yaklaşık 3 saat dinledik kendisini ve'' bayıldık''programına...bu böyle  bir süre devam etti bizim Levent Erim fanatikliğimiz...Hepiniz bilirsiniz Levent Erim bi hayli çenebaz biridir sürükleyicidir sohbet(şimdilerde PalFm de sabah programı yapıyor ''Bana Günaydın Demeyin'')   O zamanlar ne hikmetse radyo djlerini görme ihtimalimiz bi hayli düşüktü ve benim aklımdaki Levent Erip tipi gayet yakışıklı uzun saçlı felan küpeli bi tipti ...taki Levent Erim 'i bi dergide görene kadar ...Resmi görünce benim surat ifadem =şaşkın ördek ifadesi oldu...ne boy ne saç ne tip hayalimle uzaktaaaan yakından hiç bir benzerlik göstermiyordu:)))O zamanlar için büyük hayalkırıklığı(15 -20 yaş arası zaten herşey bi hayalkırıklığı nedeni zaten:P)Ya birini bu kadar mı ters hayaledebilir insan :)))))))   O günden sonra kimse ile...