Ana içeriğe atla

Bir Kap Yemek Koymak O Kadar da Zor Olmamalı !

Beni bilirsiniz şu dünyada neredeyse herşeyden korkarım.Buna hayvanlar da dahil.Peki korkuyorum diye onlar yokmuş gibi davranıyor muyum ? Tabi ki hayır.Canlılara saygım sonsuzdur korkuyor olsam da! Uzaktan tüm hayvanları seviyorum ama mümkün olduğunca uzaktan bir sevgi benimki.Mesela köpekleri çok severim ama dediğim gibi mümkün olduğunca uzaktan ...Hayatımda bir defa ''Hadi ELif ,bir şey olmaz hayvan seni yiyecek değil ya!'' diyerek yaklaşayım dedim bir köpeğe,bilin bakalım ne oldu ? Tabi köpek tarafından ısırıldım ve bir sürü iğne olmak zorunda kaldım...Ben nereden bilseydim av köpeklerine elimi uzatmamam gerektiğini.Halbu ki ben bir tokalaşayım dost olayım istemiştim! Öyle işte ben hayvanları çok seviyorum en uzağından....

Ama malumunuz kış geldi çattı.Sıcak evlerimizde sıcak kahvelerimi yudumlarken dışarıda da yaşayan diğer canlıları da unutmamak lazım.En azından çöpe atacağımız yemekleri (ki bu da çok ayıp bir durum insanlık adına)ya da kalmış ekmeklerimizi ıslatarak bir kaba koyup onlar için binamızın önüne bırakabiliriz.Bizler kalabalıklaştıkça onların da yaşam alanlarını kısıtlıyoruz ister istemez.Onların elleri yok ki çalışıp kazansınlar.Elimizin altındakilerden sorumlu değil miyiz ? Ve onlar da bizim (mahalleli olarak) sorumluluğumuzda sayılmaz mı ? Zor değil onlar için de bir kap yemek koymak kapınıza...

İyilik yapmak zor değil.Cana hizmet etmek zor değil...

Yorumlar

Profösör dedi ki…
Allah benim rahmetim herşeyi kaplamıştır diyor. O halde böyle durumlarda hayvanlara karşı merhamet duygumuz daha da kabarmalı. Onlarsız bir dünya düşünülmemeli. Onlardan bir kap yemek esirgenmemeli.
Adsız dedi ki…
Bizim kuşlarımız var. Sorumluluklarını üzerimize aldık. Hatta öyle aldık ki camın önünde yem kalmadığında çerçeveyi gagalarıyla tıklatıyorlar. Çok sevimliler.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

İnsan Olan Her Yerde Güzel !

  Gökyüzüne bakıp kusursuzluk karşısında heyecanlanmayan bizden değildir ! Kusursuzluk sınırsız zeka karşısındaki  heyecan ile huzur aynı orantıda ki bahsi geçen huzurun bir bardak çay eşliğinde film izlemekten çok çok öte bir şey...Anlayan anlamıştır zaten ,onun için bu paragrafı burada kesiyorum !   Sabah erken kalkıp günün başlangıcını izlemeyi solumayı seviyorum çünkü ben geceleri oturmayı seven bir vampirim !!! Gecede de gizemli bir yan var ; hem film izleyip hem de dünyada ne kadar düşünülecek konu var hepsini düşünebiliyorsunuz ..garip ve güzel bir durum işte ! Her daim sorgulayan , soru sormaktan ''Acaba'' demekten korkmayan akıllar da severim mesela...oturup her konuda muhabbet (Konuşmak demedim fark ettin değil mi okuyucu)edilebilir insanlardır bu akılların sahipleri, güzeldirler ufuk açıcıdırlar ve en önemlisi asla sıkıcı değillerdir. Ara sıra insanın karşısına çıkar böyleleri , işte onları da hayatın getirdiği güzellikler olarak değerlendirin benden söylemes...

Görmeden sevmek belki de daha güzel...

   Yıllarrrrrrrrrr yıllar öncesi(yıl 1845:P) bi gece arkadaşlarla Levent Erim'i dinliyoruz ki ilk duymuşuz sesini muhabbeti de baldan tatllı ,yaklaşık 3 saat dinledik kendisini ve'' bayıldık''programına...bu böyle  bir süre devam etti bizim Levent Erim fanatikliğimiz...Hepiniz bilirsiniz Levent Erim bi hayli çenebaz biridir sürükleyicidir sohbet(şimdilerde PalFm de sabah programı yapıyor ''Bana Günaydın Demeyin'')   O zamanlar ne hikmetse radyo djlerini görme ihtimalimiz bi hayli düşüktü ve benim aklımdaki Levent Erip tipi gayet yakışıklı uzun saçlı felan küpeli bi tipti ...taki Levent Erim 'i bi dergide görene kadar ...Resmi görünce benim surat ifadem =şaşkın ördek ifadesi oldu...ne boy ne saç ne tip hayalimle uzaktaaaan yakından hiç bir benzerlik göstermiyordu:)))O zamanlar için büyük hayalkırıklığı(15 -20 yaş arası zaten herşey bi hayalkırıklığı nedeni zaten:P)Ya birini bu kadar mı ters hayaledebilir insan :)))))))   O günden sonra kimse ile...