Ana içeriğe atla

Kitaplar ve Kokuları ve Bağlantılı Olarak da Benim Hayalim!


Mesajınız Var adlı bir film vardı hatırlar mısınız bilmem. Meg Ryan ve Tom Hanks oynuyordu.Masalımsı, aşk konulu bir film...Orada kızın sahip olduğu kitap evi şu an benim yazımda geçecek olan örneklerden biri.İşte aynen ona benzer bir kitap evine sahip olmak istiyorum.Tek farkla benim kitap evimde oturup kahve içip kitap okuyabileceğiniz bir köşe de olacak (üstelik kahveler benden) İnsanların severek geldiği bir mekan olsun istiyorum.Yani orada yaşlanayım, nine olduğumda bile ziyaretçilerim eski öğrenciler olsun gibi...Kitap satarak zengin olma hayalim yok,hayalim kitapların içinde kitap severlerin takıldığı bir mekanda yaşlanmak (oy oy, ne kada da romantikmişim de bilmiyor muşum) Hem okumak hem de okunmasına vesile olmak hem de sevdiğim bir işi yapmanın zevkine varmak...

Sahafları da severim hem oralarda ömür geçiriyorlar hem de yaşlı kitaplara sahip de oluyorlar.Çok okunmaktan aşınmış bir kitap ne kadar da anlamlıdır! Kaç kişiye yol olmuştur ya da kaç kişinin yolundan taşları arındırmıştır güzel/faydalı bir kitap.Buradan benim, yazarları da kıskandığım anlamı çıkabilir (gıpta etmek desem daha doğru olur)Kitap yazacak kadar farklı ,ayrıntılı bakabilmek hayata çok hoş olmalı.Her baktığın şeyde ayrıntıları yakalamak ve onları kitabında kullanmak,evet evet çok hoş bir şey. Mesela ben olaylarda/kişilerde farklılıkları görebiliyorum farklı anlamlar (olumlu) çıkarabiliyorum ama yazma da kötüyüm ;yazma işini de bir başarsam benim içimden de yüz yıla damgasını vuracak bir yazar çıkabilir (farkındayım abarttığımı ama cümle buraya yakıştı biblo misali) Gerçi içimden y.y damgasını vuracak yazar çıkacak lafı farklı anlamlara da gelebilir ama ....Neyse!...

Çok güzel olurdu yazar olmak ;içini kağıtlara/sayfalara dökmek.Ve kendi dünyamın engin derinliklerini tüm dünyayla paylaşmak.Hem kendini tanıma adına hem de tanınma adına farklı bir duygu olurdu.Tanınmak;dünyadaki yerini belirlemek adına...

Sevdiğim kokularla ilgili anket olsa ''Kitap kokusu''da ilk sıralarda yer alır bende.Siz öyle misiniz bilmem ama ben bazen okuduğum kitapların en beğenerek okuduğum sayfalarının kokularını içime çeker kitabı hissetmeye çalışırım (yaşarcasına) Peki tamam hemen deli muamelesi yapmayın canım ,seviyorum kitap okumayı da kokusunu da...

Kitap okuyorum okumasına da sonra ''Okuyorsun da ne oluyor sana ne faydası var''diye de soldan soldan olumsuz telkinler duyuyorum ara sıra (çizgi film kahramanlarına olur ya o misal) Onun için bazen ara veriyorum okumaya.... sanki okudum da kendimi çok geliştirdim bir de okumaya trip atıyorum benim ki de iş yani! Okumak insanı daha çok düşünmeye itiyor işte bu ne kadar iyi bilemiyorum;düşün düşün de nereye kadar ! Düşündükçe insan daha çok düşünmeye çekiliyor, sonrası Allah Kerim!

Konumuz kitaplardı ben değildim ,ben de ne meraklıyım konuyu kendime getirmeye hayret bir şey ! Ben demişken,ben çok iyi bir gözlemciyimdir siz bilmezsiniz.Eksiden nadir de olsa yanıldığım olurdu ama şimdi olay, kişi ve durumlardan çıkardığım (izlenimler sonunda) sonuçlarda hiç yanılmıyorum.İnsanları da çok  iyi anladığımı düşünüyorum.Olumlu ya da olumsuz fikirlerim GENELDE doğru çıkıyor.Artık insanlarla öyle içli dışlı olmuyorum( olmak da istemiyorum) ama yine de bir kaç seferlik sohbetle kişilikleri hakkında kendimce yorumlar yapabiliyorum (ve yanılmıyorum) Gerçi çoğu zaman ''İyi düşüüüüün iyidirrr o,belki bilmeden yapıyordur bunları''diyorum ama sonra görüyorum ki benim iyi niyetim bana kalmış,insanlar hiç de yanılarak yapmıyorlar bazı şeyleri ,bilinçliler ve kişiliklerini sergiliyorlar....Kendini gizlemeye çalışan (ya da ifade edemeyen ) iyi niyetlileri de anlıyorum mesela..Benden bir şey kaçmaz (dedektif mi olsam ki ben,bak hazır berbat esprilerde yapabiliyorum )insanları ve etrafı izlemeyi sevmemden kaynaklanıyor sanırım bu belki de farklı karakterde çok insan tanıdığımdan da olabilir bilemedim şimdi!Çok fazla, konuşur gibi yazmayı seviyorum bunu farkettim....Ama hoşuma gidiyor n'yapayım...İnsan hoşuna giden şeyleri yapmalı der birileri..Konuşur gibi yazmanın da kimseye bir zararı yok zaten onun için ben bu yolda devam edeyim.  Peki peki, bu paragrafı daha fazla uzatıp işin cılkını (anlamını bilemediğim bir kelimedir kendisi) çıkarmayayım.

Konudan bir ana fikir çıkarmanıza gerek yok okuyun geçin isterseniz.Ha! Yok illa ki bir ana fikir çıkaracağım derseniz de''Kitap okumak her zaman kazandırır,kitap kokusu pahalı parfüm kokularından daha değerlidir..''sonucunu çıkarabilirsiniz...Bir de okuduğunuz kitapları (lütfen okumaya değer ,bakış genişletecek cinsten kitapları) paylaşın bizler de okuyalım koklayalım  ve faydalanalım dostlar..

Sevgiler ve saygılar benden sizlere...


Notsuz Olmaz: ''Mesajınız Var '' ,''Çikolata'' filmlerini izlemediyseniz muhakkak izleyin derim.Birincisi romantik (adı mesajlı) diğeri ise (çikolata) baştan sonra mesaj içerikli filmler.İzlemekten bir şey kaybetmez aksine kazanırsınız ,bence ;) Ve günün şarkısı da,BADEM'den ''Aşkın E hali'' size iyi dinlemeler...

Yorumlar

kahvetelvesi dedi ki…
Kahvenin yanında kek olmazsa asla gelmem !!
İnsan tanımak çok zor be Pabuç tanıdığını zannettiğin anda öyle bir şey yapıyorlar ki, tüm bildiklerin çöküyor. menfaate zarar gelmediği sürece iyi niyetli olmak, optimist düşünmek lazım sanırım.
bu sahilde dedi ki…
olur mu öyle şey , kahve paralarını ödeseydik bari :)
bu koşullarda o dükkandan çıkmazdım ben :)
tokerdo dedi ki…
bir açtım baktım oda ne, okadar uzun bir yazıki okumaya erindim papuç yaa :D ama musait bir zaman okuycam söz,ama sen kısaca bi özetlesen burda bize ne yazıyo okadar uzun :D
Elif Kararlı dedi ki…
/kahve telvesi,
kekin lafı bile olmaz yeterki siz benim yaptığım keki yemeyi göze alın ;)

/izlenimlerim,
çaya bir kota koysam iyi olacak desenize ;)

/tokerdo,
seni tembel domdom seniiii :) Okumadıysan özetlemem demek sen benim yazımı okunmaya değer bulmadın bi de kuzen olacaksın pehh :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

İnsan Olan Her Yerde Güzel !

  Gökyüzüne bakıp kusursuzluk karşısında heyecanlanmayan bizden değildir ! Kusursuzluk sınırsız zeka karşısındaki  heyecan ile huzur aynı orantıda ki bahsi geçen huzurun bir bardak çay eşliğinde film izlemekten çok çok öte bir şey...Anlayan anlamıştır zaten ,onun için bu paragrafı burada kesiyorum !   Sabah erken kalkıp günün başlangıcını izlemeyi solumayı seviyorum çünkü ben geceleri oturmayı seven bir vampirim !!! Gecede de gizemli bir yan var ; hem film izleyip hem de dünyada ne kadar düşünülecek konu var hepsini düşünebiliyorsunuz ..garip ve güzel bir durum işte ! Her daim sorgulayan , soru sormaktan ''Acaba'' demekten korkmayan akıllar da severim mesela...oturup her konuda muhabbet (Konuşmak demedim fark ettin değil mi okuyucu)edilebilir insanlardır bu akılların sahipleri, güzeldirler ufuk açıcıdırlar ve en önemlisi asla sıkıcı değillerdir. Ara sıra insanın karşısına çıkar böyleleri , işte onları da hayatın getirdiği güzellikler olarak değerlendirin benden söylemes...

Görmeden sevmek belki de daha güzel...

   Yıllarrrrrrrrrr yıllar öncesi(yıl 1845:P) bi gece arkadaşlarla Levent Erim'i dinliyoruz ki ilk duymuşuz sesini muhabbeti de baldan tatllı ,yaklaşık 3 saat dinledik kendisini ve'' bayıldık''programına...bu böyle  bir süre devam etti bizim Levent Erim fanatikliğimiz...Hepiniz bilirsiniz Levent Erim bi hayli çenebaz biridir sürükleyicidir sohbet(şimdilerde PalFm de sabah programı yapıyor ''Bana Günaydın Demeyin'')   O zamanlar ne hikmetse radyo djlerini görme ihtimalimiz bi hayli düşüktü ve benim aklımdaki Levent Erip tipi gayet yakışıklı uzun saçlı felan küpeli bi tipti ...taki Levent Erim 'i bi dergide görene kadar ...Resmi görünce benim surat ifadem =şaşkın ördek ifadesi oldu...ne boy ne saç ne tip hayalimle uzaktaaaan yakından hiç bir benzerlik göstermiyordu:)))O zamanlar için büyük hayalkırıklığı(15 -20 yaş arası zaten herşey bi hayalkırıklığı nedeni zaten:P)Ya birini bu kadar mı ters hayaledebilir insan :)))))))   O günden sonra kimse ile...