Ana içeriğe atla

Ahkâm Keserken Dikkatli Olmak Lazım!

İnsan yaşamadığı şeyleri yaşayanları yargılamaktan nasıl oluyor da korkmuyor?Yarın başına ne geleceğini bilmiyorken nasıl olur da büyük laflar atıp tutar orta yerlere? Yargıladığı insanın hayatından bihaberken daha rahat atıp tutuluyor sanırım...

Herkesin derdi kendine büyük olduğu gibi herkesin imtihanı da farklı şekillerde.Başkalarının hayat mücadalesiyle,yaşam biçimiyle meşgul olurken kendi akıp giden hayatını yanlışlara sürüklemek kişiye kâr olabilir mi ? Neyi tüketiyoruz nasıl tüketiyoruz? Sana ne onun bunun ne giydiğinden, ne aldığından ne yeyip içtiğinden,nereye gittiğinden...Madem beğenmiyorsun onlara benzemezsin olur biter .Herkesin doğrusu kendisine, herkesin yaşam biçimi kendisine.Bulunduğun ortamda ne kadar insan(!) kalabiliyorsun, ne kadar iyi olabiliyorsun ne kadar ışık olabiliyorsun sen ona bak ,ona buna kusur bulup içinde olmadan ahkâm keseceğine...

Dün küçümseyip,alay ettiği,yadırgadığı/yargıladığı kişilerin yaptıklarını bu gün kendi yapanlar ya da yargıladıkları kıyafetlerle sevdikleri gezerken sessiz kalmayı tercih edenleri izliyorum sadece.Dün rahatlıkla atıp tutuyordun ya bu gün ne oldu iş başa gelince normal görünmeye başladı değil mi ? Demek ki neymiş,büyük lokma yerken büyük laflar etmeyecekmişsin ,sonra lokmalar boğazına dizilebilir nefes almanı zorlaştırabilirmiş ! Sonuçta dünya imtihan mekanı ,yarın başına ne geleceğini bilmediğin için bu gün; sağa sola ,onun bunun hayatı, kılığı kıyafeti ,yaşam biçimi hakkında ahkam keserken dikkatli olmak lazımmış ! Hepimiz insanız yok bir birimizden bir üstünlüğümüz,insan kalabilmemiz dışında!İnsan kalabilmek mühim bir şey hem de çok ...

Sevgiler..

Oy hayat ne güzel!...

Yorumlar

kahvetelvesi dedi ki…
İnsan kınadığı bişey başına gelmeden ölmezmiş...Kimseyi yaptığından ya da yaşadığından dolayı yargılayamayız. Bizim haddimiz değildir zira. Çünkü içinde bulunulan şartlar farklıdır, kişilikler farklıdır..
Profösör dedi ki…
Buna beşerileşmek denir ki; iyi yere parmak basmışsınız.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...