Ana içeriğe atla

Konu Ne Olsun ?

1019 post girmişim bloga. Bunlardan 500'ü alıntı/fotoğraf/video olsa geriye kalan 500 de bana ait karalamalar oluyor.İçlerinden en azından 100 tanesi de ''Eh okunabilir mahiyette'' yazılar olsa yazma adına bir hayli yol almış sayılırım..Karınca misali...

Bir çok konuda yazmışımdır dönüp çok fazla bakmıyorum yazılarıma.Baktığım zamanlarda ise öyle yazılarla karşılaşıyorum ki bazen ''Bunu ben mi yazmışım ''diye şaşırdığım yazılar da oluyor.''Bunu yazmış olamam nasıl yazmışım bunu ıyyy!'' dediğim de oluyor.Genelde kafama estiği gibi yazıyorum.Canım sıkkındır yazmışımdır,neşeliyimdir yazmışımdır,endişelerim vardır yazmışımdır ya da bir yerde karşılaştığım her hangi bir  olay hakkında yazmışımdır.Blogumu daha çok kafa dağıtmak için kullanıyorum.Onun içindir ki belli bir teması gidişatı yok.Her telden yazıyorum anlayacağınız.Tüm bloggerler gibi benim de yazılarımın okunması hoşuma gidiyor.Çok az da olsa anlaşılıyor olmak güzel bir duygu.Hani en azından düşüncelerimi ifade edebiliyorum hissi hoş..Kafama göre yazdığım için hiç endişem de olmuyor.Gerçi yazıp yazıp sildiğim cümlelerim oluyor zaman zaman ama onları da aşırı sansürlemiyorum.Bir şekilde anlatmaya çalışıyorum o an ki ruh halimi..

Yazıyı fazla uzatmayacam sadece şunu sormak istiyorum: Hangi konuda yazsam bundan sonraki yazımı ? Var mı fikriniz ? Ya da ilk aklınıza gelen konuyu yazar mısınız ? Hatta hiç bir fikriniz yoksa bir şey yazmadan da çıkabilirsiniz blogdan...

İyi Pazarlar.Ben şimdi TRT'de Sosyal Medya programını izliyorum çünkü yine izleyecek film falan yok..

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Hiçbir şey hakkında bir şeyler yazabilirsin... :)
Profösör dedi ki…
Her konuda yazabilirsiniz. Sosyöl içerikli ve toplum bilincine yönelik her ne konda olursa olsun yazmanız güzel olur. Bilinçli toplum huzur ve mutluluğu esas alır. Zaten yazılarınızın genelde temasıda bununla ilgilidir.
Budeliçocuk dedi ki…
İçinden geldiği gibi bence,rahat ve doğal..
Çünkü zorlamayla yazılan yazılar ne yazana ne de okuyana keyif vermiyor..

Keyifle okunacak yazılar yazmanız dileği ile..:)
Hey Man dedi ki…
Madem ısmarlama yazı yazacaksın :)) Paralel evrendeki PABUÇ nasıl biridir. Bunu yazabilir misin?
kahvetelvesi dedi ki…
Telve adam olur mu..başlıklı bir yazı da fena olmaz hani :))

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Benim Sorularım!!

S iz de çabuk sinirlenen biri değil misiniz ;) ?  G ülmeyi çok mu seversiniz? O kumak vazgeçilmeziniz mi? P eki , karşınızdakini(saçmalamadığı sürece tabi) dinlemek sizi sıkmaz mı? D eniz tutkunuz var mı ,boğulma korkunuza rağmen? Ç ay ve simit nostaljiniz mi? S izi ilk görenler sizi sert ve kibirli sanıyor mu ? H ayatta her yaşananın bir hikmeti olduğuna inananlardan mısınız? Hayat hikayerine saygınız sonsuz mu ? B üyük konuşmamak gerektiğini zamanla öğrenenlerden misiniz? İ nsanların herzaman hata yapabileceği gerçeğini hiç aklından çıkarmayanlardan mısınız? K endinizle dalga geçebilir misiniz ? İ nsanlara onlarla ilgili neler düşündüğüzü söylemekten kaçar mısınız siz de? R eelde olmadığınız kadar umursamaz mısınız sanalda ? S iz de trip atanlardan boğuluyor musunuz? D ağa küsen tavşandan haberiniz olmadığı oluyor mu , sizin de? P eki,birilerinin sizi anlamasını beklemektense, isteklerinizi açıkça söyleyenlerden misiniz? İ nsanlara karşı güven sorununuz yok mu mesela , güvendiğin...

Anlamak ya da Anlamamak Yüreğimizin Ucunda !

İnsanların,yaptıkları şeylerin anlaşılmadığını zannetmelerini anlamıyorum!  Yüreğin, gözünden hal dilinden anlaşılıyor, niye dilinle riyakar gülüşler sevgi gösterileri yapıyorsun ki; karşında  okumayı bilmeyen cahiller mi var ?  Dil yalan söyler, hatta öyle yalanlar söyler ki sahibinin kulakları bile buna inanır ama okumayı bilen yüreği ile bakan insanlar... inanmaz hatta inanmak istese bile inanmaz, inanamaz çünkü dinleyen yürektir ve yürek her yalanı hisseder !  Onun için hep derim insan sadece kendini kandırır karşı tarafı ise kaybeder, yalanlarla riyalarla hak etmediği sevgileri suistimal edişleriyle... İnsanlar sizi yüreklerinden çıkarır, size sıradan insanlar gibi davranır ve siz yürekten düştüğünüzü anlamazsınız bile... Yalandan  sevgi gösterileri samimiyetler her zaman kaybettirir ama samimiyet karşımızdaki insan sevmediğimiz biri bile olsa kazandırır; bazen dost kazandırır bazen dürüst düşman kazandırır ama belirsizlik yerine bilinirlik olur karşımızda ...