Ana içeriğe atla

Kartpostallar da Mazi Olmuş,Ciddi Ciddi...

Kart kampanyamızı hatırlıyorsunuzdur.İşte ben de bu gün kartları bir an önce alıp/göndereyim diye,  buranın büyük diyebileceğim (küçük bir il için büyük kitap evi deyimi ne kadar doğru bilemiyorum) kitap evi/kırtasiyeleri gezdim ve kartpostal aradım.Aradım diyorum çünkü sorduğum da genelde tebessüm ederek ''Bulmanız biraz zor, artık kart satılmıyor''cevabıyla karşılaştım.Anlayacağınız göndermek için kartpostal bulamadım arkadaşlar.Artık başka şehirlerde bulursam atarım sizlere...Eğlenceli yazıların olduğu şaka kartları olurdu önceden, onlardan bile bulamadım... Ya inceden sinir oldum  beni sanal kart göndermek zorunda bırakan düzene :) Kartpostal bildiğiniz nostalji olmuş da haberimiz yok..Bu derece mazi olduğunu tahmin etmiyordum.Neyse bulurum bir yolunu atarım ben size en nostaljisinden kartpostal ;)
Kendim mi yapsam kartpostalları acaba! Hımm ben bununla bir ilgileneyim,haberdar ederim yine sizleri;)

Yorumlar

Adsız dedi ki…
En güzeli kendin yapman galiba,eskisi kadar çok satılmıyor evet kartpostal maalesef,inşallah bulursun ama biraz daha ara vakit var nasılsa,başka şehirlere sordur :)


Gelibolu17
Newbahar dedi ki…
90 lı yılların sonunda iyice kayboldu tüm iyi dilekler...
Çocukken kırtasiyeden aldığımız kartları hemen o akşam yazar, zarflarına koyar, ertesi gün postaneden atardık. Hatta yetmezdi yine yine alırdık.
Kartlar gelirdi bayramlarda ve yılbaşlarında, pullarını ayrı, kartı ayrı saklardık.

Şimdi cep ve internet geldi olanlar oldu. Kimsenin kimsede adresi kalmadı. Sadece mail adresi ve telefona gönderilen hazır uyduruk mesajlar.
Adsız dedi ki…
O zamanları hatırlatmak çok hoşunuza gidiyor. Aman ne iyi. Bakmayın şakaydı sadece. Ne kadar özlediğimi anlatamam. Keşke demekle yetiniyorum sadece. Ama bazı eski kitapçı ve kırtasiyelerde bulunabiliyor..
Elif Kararlı dedi ki…
Gelibolu17,
bi an dedim olmayacak bu böyle alayım elime kağıt kalem Gelibolu17 'ye mektup yazayım daha kolay olacak :D Kitap evindekiler de tuhaf tuhaf baktılar yüzüme her kapıdan eli boş döndüm yaaa :)
Elif Kararlı dedi ki…
Newbahar ,
eskiye dair bir şeyleri canlı tutmaya çalışsak da mümkün değil ,işte bu gün aradım durdum ama nafile..Talep olmayınca satış da olmuyor :/

/Adsız,
evet illa ki bir yerlerde vardır ama burası küçük bir yer bulmak zor ki bu gün olabilecek yerleri gezdim tebessümle karşıladılar sadece,bulamazsınız diyerek..
Adsız dedi ki…
Yardımcı olmak isterim. Nerede yaşıyorsunuz ?
Elif Ayvaz dedi ki…
Kuşadası'nda her yerde manzaralı kartpostal satılıyor turistler için. İlginizi çekerse yollayabilirim.
Elif Kararlı dedi ki…
Elif Ayvaz,
teşekkürler :) Kart ben göndermek istiyordum ama dediğm gibi bulamadım malesef..Belki İstanbula gidince alırım (fırsatım olursa) yine de teşekkürler çok incesiniz..

Şu yazımızdan dolayı kart gönderecektim http://kararli.blogspot.com/2012/09/etkinlige-katlmlarnz-bekliyorum.html
Elif Ayvaz dedi ki…
Görmemişim bu etkinliği. Katılmak isterdim ama ev taşımaya uğraşıyorum şu ara Kuşadası'nda. Öğrenciyken bile çok zor bir iş.
Ama dediğim gibi ihtiyacınız olursa bana ulaşın.
Elif Kararlı dedi ki…
Teşekkürler Adaş,
Var ol....

kolay gelsin..
cem dedi ki…
renkli yazıcıdan çıktı alıp yapabilirsin. Ben de hiç akla gelmeyen bir şey söyledim şimdi, heh tebrikler bana :))
Erkan Şen dedi ki…
Unicef, Kimse Yok Mu, Kızılay gibi yardım kuruluşlarının kartlarını kullanmanı tavsiye ederim. Hem böylece kart göndermiş olduğun kişilere de olumlu bir başka mesaj daha vermiş olursun. Ayrıca yardıma ihtiyacı olanlara da yardım etmiş olursun.

Unicef örneği : http://emagaza.unicefturk.org/index.php?p=product_list&cid=1


Kimse Yok Mu örneği : http://www.kimseyokmu.org.tr/sayfa62-projeler-kartpostal-kardesligi.htm

Benden sadece hatırlatması. Detaylı araştırması senden.

Selam ile...
Erkan Şen dedi ki…
...ve ayrıca Tema gibi kuruluşlar da var:

http://www.tema.org.tr/HaberEk/2011/kartpostal-katalog-R3.pdf
gelibolu17 dedi ki…
Pabuç,
olur valla neden olmasın sen en iyisi bana mektup yaz,bende cevabını yazarım sana....Yıllardır mektup almadım hem,geçen yıl çok şirin ufak bir not dışında tabikide....

Aaaa bizde kart bulamıyosak mektup yazarız yeterki gönderecek adres olsun elimizde :)
Olmadı dumanlada haberleşiriz dermişim...

Acele cevap kestane kebap beklerim :)
Yoksa mektup etkinliğimi yapsak?
Elif Kararlı dedi ki…
@cem,
öyle yapayım evet evet ..off elimde 2 yazıcı var ikisi bozuk,neyse sanki üzerime vacipmiş gibi almaya başladım..Saylık olsun yaa göndermesem de olur yani ;)

/Erkan Şen,
teşekkürler tavsiyeler için..Dikkate alacğım..

/Gelibolu17,
ben ve mektup yazmak aslında zevkli de olur ama ahhh tembelliğin gözü kör olsun :/ Ya nasip bakalım ne olacak..
Volkan DENİZ dedi ki…
Kartpostalların mazi olduğu yıllar oldu. :)
Anlamını da yitirdi zaten. Bir etkinlik yapmışsın güzel ama o etkinlikten sadece o dönemi yaşayanlar belki bir şey anlar ki zaten onların anlamasına gerek te yok. Gördüğüm kadarı ile herkes özlemle yad ediyor zaten.
Çok gerçekçi yaklaştım olaya. Haklısın ama sen de görüyorsun ki artık olay tamamen turistik boyutta kalmış..
bence çektiğin yada çekeceğin fotoğraflardan yaşadığın bölge ile ilgili kartpostalları kendin yap. Evdeki printera ihtiyacın yok. Baskı evleri ya da fotoğrafçılar bile yapar bu işi. Çok da maaliyetli olmaz. Hem böylece yeni bir hareketinde öncüsü olursun...
Kolay gelsin :)
Elif Kararlı dedi ki…
/Volkan DENİZ,
Yorumu okuduktan sonra aklıma gelenleri yazıyorum:

Vay be adama bahele bir kayboluyor bir geliyor, bir fikir atıyor ortaya ve ''hımmmm ne kadaaa güzel bir fikir''bu dedirtiyor.Bak bunu deneyeceğim ,güzel fikirleri faliyete geçirmek lazım ki fikir sahipleri de eserlerini görsünler :)))

Ben bununla da bir ilgileneyim bakalım güzel bir şeyler çıkacak mı..Sen ara ara uğra buralara nutukçu :)
Erdi Karadeniz dedi ki…
Yok valla ben İstanbul'da da belirli yerlerde oluyormuş. Henüz o yerleri keşfedemedim ama bulucam ilk fırsatta :)
Elif Kararlı dedi ki…
Erdi,
Sen İstanbul'da bulamadıysan benim Yalova'da bulamamam gayeet normalmiş :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Benim Sorularım!!

S iz de çabuk sinirlenen biri değil misiniz ;) ?  G ülmeyi çok mu seversiniz? O kumak vazgeçilmeziniz mi? P eki , karşınızdakini(saçmalamadığı sürece tabi) dinlemek sizi sıkmaz mı? D eniz tutkunuz var mı ,boğulma korkunuza rağmen? Ç ay ve simit nostaljiniz mi? S izi ilk görenler sizi sert ve kibirli sanıyor mu ? H ayatta her yaşananın bir hikmeti olduğuna inananlardan mısınız? Hayat hikayerine saygınız sonsuz mu ? B üyük konuşmamak gerektiğini zamanla öğrenenlerden misiniz? İ nsanların herzaman hata yapabileceği gerçeğini hiç aklından çıkarmayanlardan mısınız? K endinizle dalga geçebilir misiniz ? İ nsanlara onlarla ilgili neler düşündüğüzü söylemekten kaçar mısınız siz de? R eelde olmadığınız kadar umursamaz mısınız sanalda ? S iz de trip atanlardan boğuluyor musunuz? D ağa küsen tavşandan haberiniz olmadığı oluyor mu , sizin de? P eki,birilerinin sizi anlamasını beklemektense, isteklerinizi açıkça söyleyenlerden misiniz? İ nsanlara karşı güven sorununuz yok mu mesela , güvendiğin...

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Anlamak ya da Anlamamak Yüreğimizin Ucunda !

İnsanların,yaptıkları şeylerin anlaşılmadığını zannetmelerini anlamıyorum!  Yüreğin, gözünden hal dilinden anlaşılıyor, niye dilinle riyakar gülüşler sevgi gösterileri yapıyorsun ki; karşında  okumayı bilmeyen cahiller mi var ?  Dil yalan söyler, hatta öyle yalanlar söyler ki sahibinin kulakları bile buna inanır ama okumayı bilen yüreği ile bakan insanlar... inanmaz hatta inanmak istese bile inanmaz, inanamaz çünkü dinleyen yürektir ve yürek her yalanı hisseder !  Onun için hep derim insan sadece kendini kandırır karşı tarafı ise kaybeder, yalanlarla riyalarla hak etmediği sevgileri suistimal edişleriyle... İnsanlar sizi yüreklerinden çıkarır, size sıradan insanlar gibi davranır ve siz yürekten düştüğünüzü anlamazsınız bile... Yalandan  sevgi gösterileri samimiyetler her zaman kaybettirir ama samimiyet karşımızdaki insan sevmediğimiz biri bile olsa kazandırır; bazen dost kazandırır bazen dürüst düşman kazandırır ama belirsizlik yerine bilinirlik olur karşımızda ...