Ana içeriğe atla

Piknik Dediğin Kalabalık Olacak

 Hafta sonunu bekledik gezeriz diye ama Cumartesi rüzgar sayesinde kapı dışarı çıkamadık. Biz de bu gününü pikniğe giderek geçirdik.Ya siz öyle pikniğe gittik lay lay lom havama bakmayın kalabalık olmayınca pikniğinde tadı fazla çıkmıyor.Ben alışmışım kalabalık sülalede yaşamaya onun için sakin bir şekilde piknik yapmak garip geliyor bana:) Bizde, piknik de mangal da bir ordu insanla olur.Etler kapış kapış olur ki mangalın keyfi çıksın.Ne o öyle tabaklar, çatallarla ve sukûnet piknik ortamında .Böyle durumlar bozar bizim ortamı :)

 Pikniğe her gidişimde,köydekiler aklıma gelince çok gülüyorum.Bizde koyun 5 dakika da kesilir 10 dakika da yüzülür sonrası mangal :) Karikatür sülaleyiz vesselam..Hem öyle et dediğin tabak görmeyecek, direk havada kapılıp mideye inecek,yoksa tadı çıkmıyor  :) Sonracığıma kalabalıkta içecekler ancak lokmalar boğazda takılı kalınca hatırlanacak :) Hatta bazen et pişmeyecek ve mangalın başındaki ''olsun bu etler az pişmiş güzeldir''diye koca bir yalan uydurulacak,eti alan kişi de eti riske atmamak için mecburen yiyecek..Biz öyle alışmışız :) Eğer piknikte misafir oyuncularımız(!) varsa mangalda yanmış et ona verilecek ve ona şantaj yapılarak ''Eğer gittiğim yerde bana yanmış et yedirdiler dersen seni pişman ederiz'' denilecek :) 

 Söylediklerimi düşüncelerinizde canlandırmaya çalışılınca korkunç gibi görünse de piknikler bol kahkahayla geçiyor bu da tüm olumsuzlukları örtüyor bizim köyde.Bu günkü pikniğim de çok güzeldi tek farkı sakinceydi.Sakince sohbet, sakince yemek faslı :) Çok şükür buna da ..Yediğim içtiğim bana kalsın, manzarayla sizleri baş başa bırakıyorum..








Yorumlar

. dedi ki…
Resimler harika insan bakmaya doyamıyor :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...