Ana içeriğe atla

Gün İçinden...

Bir kaç yere uğradım bu gün.Bunlardan bir kaçı iyi güldürdü beni.Simit .....'ı na uğradık bir kaç poğaça ve simit almak için.Severek gittiğim yerlerden biridir bu mekan.Hizmet iyidir mekanda sıcaktır...Siparişlerin hazırlanmasını beklerken mekanın iç fotografından bir kaç kare alayım sitedim.2.Fotografı çekerken çalışanlardan biri yanıma geldi ve ''Şurada tarihi eser sayılabiliecek bir parça var onu da çeker misiniz ?'' dedi ve ne işe yaradığını ve nişanlı kızların çeyizlerinde eskiden olmazsa olmazlardan olduğuna kadar her ayrıntıyı anlattı sağ olsun.Ben de şaşırmış vaziyette ilgiyle dinledim kendisini(görüntüm kesin karikatürlüktü) Arkadaş Erzurumlu'ymuş ve değirmen taşı Erzurum'dan getirilmiş bilginize.Kendisi onunla ilgili nette yazı yazacağımı bilse belki de benimle konuşmazdı bile (neyse kötü bir şey yazmıyorum kızmaz görse de heralde)

Sonra arabaya gelirken yolda kümes hayvanları satan bir delikanlıya rastladık.Biz civcivlere ''ayy ne şirinler, ay ne güzeller ''diye bakarken 'Ya bir de fotograflarını çekelim ''dedik.Delikanlı duydu ve: ''Hayır fotograf çekmek yasak!' dedi.Kim dinler kümes hayvanlarını satan çocuğu dedik ve çektik bir kaç kare fotograf.Sonra ''Bunları alsak bir günde ölürler''muhabbeti açıldı .Bizim deli kanlı espriyi patlattı ''Yok bunlar öyle kolay ölmez (yalana bahele) hatta ölmezler de ölsün diye dua edersiniz'' dedi.Bizim insanımız komik cidden komik ya da ağızları iyi laf yapıyor.Gerçi ağzı iyi laf yaptığı için bunu insanları dolandırmakta kullanıyor ama neeeeysee! İnsanımız hem komik hem de traji-komik vesselam..
İşletme sahipleri bu taşları koymuşlar ki insanlar sevgilileriyle adlarını buraya yazsınlar böylelikle masa sandalyelerde kurtulmuş olsun!
Oturduğumuz masadaki taşlardan birinde adımı görmek(üstelik sevdiğim kişiyle)komik bir tavafuktu.

Eski eşyalarla süslenmiş duvar gayet hoş görünüyor.
Ama içlerinde alakasız eşyalarda var tebessümlük..

Şimdi dikkatimi çekti bu biblolar ne kadar tozlu öyle ıyyy ;)

Sağda asılı süsün ne olduğunu sorayım bir daha gittiğimde hatırlatında ;)

''Buraların Padişahı Biziz''mi demek istemişler ki!

İşte hayat hikayesini dinlediğim değirmen taşları:)

Neymiş ölmezlermiş miş miş..

Oy ne şirinler ama..

Yorumlar

Volkan DENİZ dedi ki…
Değirmen taşı gelinlik kızların çeyizinde olmazsa olmazmış öylemi.
Konuya başlangıç yapıp bırakırsan böyle anlaşılıyor :)
Bi soraydınız ölümsüzlüğün iksirini civcivleri boyayıp satan açıkgöze.
Elif Kararlı dedi ki…
Ben ne bileyim değirmen taşının hikayesini adam öyle başladı anlatmaya ve fotografını çekmemi istedi (ne diye çektirdiyse onu da anlamış değilim ya neyse)

Civciv boyacısıyla fazla sohbete dalmamakta fayda vardı zira bir başlarsa susmaya bilirdi Garson gibi :)
. dedi ki…
Civcivlerin boyanmasına üzüldüm şahsen.. Onları boyayanı alıp güzelcene boyamak lazım.. Ondan sonra anlardı ne demek olduğunu..
Elif Kararlı dedi ki…
Haklsın..Onun civcivleri düşündüğü yok kazandığı paraya bakıyor,malesef
kahvetelvesi dedi ki…
Demek eskiden kızların çeyizinde değirmen taşı olurmuş.. Şimdi anlaşıldı analarımızın zamanında evliliklerin neden uzun sürdüğü. Değirmen taşı ile gelin olan kız, o koca taşları alıp baba evine dönmeye cesaret edemiyordur ki..Gözü kesmez insanın. Şimdikiler öyle mi ya, kuş gibi hafifler. İki çaput atıp valize, soluğu alıyorlar baba evinde :))
Elif Kararlı dedi ki…
Bu da olaya farklı bir bakış açısı ,desene bütün suç değirmen taşının ;)
kahvetelvesi dedi ki…
Evet ya, tez kanun çıkarıla, çeyizinde değirmentaşı olmayanın kellesi uçurula :))

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...