Ana içeriğe atla

Beslemezsen Nasıl Canlı Kalır ?

Allah toprağa düşen tohumun canlanması için Rahmetini yağdırıyor ki o çekirdekten bir ağaç büyüsün;meyveye dursun, güzelleşsin...
Peki yüreğe düşen SEVGİ sadece yüreğe düşmekle yeşil(canlı)kalabilir mi ? 
Sevgi beslenmek ister ,beslenmeyen her şey yok olur, er ya da geç..

Yorumlar

cem dedi ki…
ve zordur sevgiyi beslemek, cabuk küser...
Elif Kararlı dedi ki…
Sevgi küsmekten alınmaktan uzak değil miydi ya :S
Blogger dedi ki…
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Elif Kararlı dedi ki…
Beşeri aşk zaten geçicidir sevgiye döndüyse yaşadık dönemediyse biter gider..Beslenmeye de gerek kalmaz..İlahi aşk (aşk kelimesi yoktur der bazıları) zaten O'na olan yakınlığınla büyür...
. dedi ki…
Aslında mutluluğun temeli sevgide yatar ve sevgi beslendikçe büyür ve paylaştıkça çoğalır en nihayetinde. Zira aşk ve sevgi beslendikçe büyüyen, çoğalan duygulardır. Ancak sevginin ifadesi, sadece kuru kuru sözlerde olmamalı bu davranışlara da yansımalı. "Hiçbir kalbe, kapısı kırılarak girilmez.

Sevgi, tüm gönül gümrüklerinde geçerli tek pasaporttur." "Özlü Söz)

Sevgi, Allah'ın lütfü olmakla beraber, başlangıcı insanın gayretleriyledir. Sevmek için en küçük bir çaba göstermeyen insan sevgiyi bulamaz ve sevgiden yoksun bir kalp ile hayatını sonlandırır. Sevginin içimizde meydana getirdiği hisler, bizim daha iyi huylu ve yumuşak olmamızı sağlar. Sevgi, beslendikçe büyür, gelişir, çiçek açar. Yaratılırken içimize yerleştirilen sevgiyi kimseden sakınmadan kullanmalı ve o sevgiyi besleyip büyütmeliyiz. Sevgi, hayatın en renkli çiçeklerinden biridir. Bu çiçeğin tohumları ise kalbimizdedir. Onu büyütüp ortaya çıkartmak ise bizim gayretlerimizle olur.

Baki dua ile..
Elif Kararlı dedi ki…
Öyle güzel yorumlamışsın ki üzerine söz söyleyemeyecem,sağolsın ...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...