Ana içeriğe atla

Ah Yollar!

Ah İstanbul...
Bayramda eğer yollara düşecekseniz zor şartlar sizi bekliyor demektir.Özellikle İstanbul'a gidiyor ya da İstanbul'dan başka bir şehre gidiyorsanız..Bu durumda suçlu olan hep İstanbul (!) Aslında Bayram dönüşü insanın güzel şeyler yazası geliyor ama sinir bir yolculuktan sonra erteliyor güzellikleri yazmayı işte..

Öncelikle karayollarını anlayamıyorum.Zaten Bayram ve tatil başlangıçlarında yollar kalabalık oluyor ,be mübarekler sizde asfalt çalışmalarını neden bayram arefesi ve bayramın göbeğinde  yapıyorsunuz !!!(sözüm özellikle Yalova-İzmit arası yollar için geçerli) Yok böyle bir şey dünyanın hiç bir yerinde,Bayram günlerinde yol çalışması pes diyorum! 

İstanbul trafiğine diyecek laf bulamıyorum yine cinnet geçirmeden çıktık ya İstanbul'dan çok şükür..10 dakikalık mesafeyi 2 saatte gittik inanın (inanıyorsunuz biliyorum çünkü haberler sürekli verdi yol çilelerini) İstanbul'dan İzmit sınırına geldiğimizde 3 saatten fazla zaman geçmişti.İzmit'ten sonrası kolaydı -ara ara yoğunluk olsa da-iyiydi şükür.Dönüşü de son güne bırakmadığımız için hiç sorun yaşamadık, gerçi geç çıkanlar içinde ek çareler düşünüp uygulamaya geçirdiler (tek yön otoban gibi) bi zahmet !!! O çekilmez yollar bizi sevdiklerimize kavuşturmasa çekilmez de ah ahhh....

Güzel günler diyecem olmayacak, güzel saatler geçirdik bu Bayram şükür...
Otobanda eh işte bu biraz olur ama;
Otoban bile olsa bu ve üstü km olmasın ....

60km sınırlamasına bakmayın siz ,yapabildiğimiz maksimum hız 8km  ve civarıydı 

İzmit yolunda tek yoğunluk buydu ve 10 dakikadan fazla sürmedi şükür

Köprüde hiç bir sorun/çalışma/kaza olmadı halde yoğunluktan dolayı  2saatimiz boşa gitti

Güneşli günlerde yola çıkarken güneş gözlüğü almayı sakın ola unutmayın,
sonra zorluk çekersiniz bizim gibi!

Yorumlar

Profösör dedi ki…
Geçmiş olsun..
Adsız dedi ki…
Biz bayramın ikinci günü geldik.Allah a çok şükür sıkışıklık yoktu hiç...absürtlükler ülkesindeyiz,inan hiçbirşeye şaşırmıyorum artık canım...
Adsız dedi ki…
Ne güzel... :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

İnsan Olan Her Yerde Güzel !

  Gökyüzüne bakıp kusursuzluk karşısında heyecanlanmayan bizden değildir ! Kusursuzluk sınırsız zeka karşısındaki  heyecan ile huzur aynı orantıda ki bahsi geçen huzurun bir bardak çay eşliğinde film izlemekten çok çok öte bir şey...Anlayan anlamıştır zaten ,onun için bu paragrafı burada kesiyorum !   Sabah erken kalkıp günün başlangıcını izlemeyi solumayı seviyorum çünkü ben geceleri oturmayı seven bir vampirim !!! Gecede de gizemli bir yan var ; hem film izleyip hem de dünyada ne kadar düşünülecek konu var hepsini düşünebiliyorsunuz ..garip ve güzel bir durum işte ! Her daim sorgulayan , soru sormaktan ''Acaba'' demekten korkmayan akıllar da severim mesela...oturup her konuda muhabbet (Konuşmak demedim fark ettin değil mi okuyucu)edilebilir insanlardır bu akılların sahipleri, güzeldirler ufuk açıcıdırlar ve en önemlisi asla sıkıcı değillerdir. Ara sıra insanın karşısına çıkar böyleleri , işte onları da hayatın getirdiği güzellikler olarak değerlendirin benden söylemes...

Görmeden sevmek belki de daha güzel...

   Yıllarrrrrrrrrr yıllar öncesi(yıl 1845:P) bi gece arkadaşlarla Levent Erim'i dinliyoruz ki ilk duymuşuz sesini muhabbeti de baldan tatllı ,yaklaşık 3 saat dinledik kendisini ve'' bayıldık''programına...bu böyle  bir süre devam etti bizim Levent Erim fanatikliğimiz...Hepiniz bilirsiniz Levent Erim bi hayli çenebaz biridir sürükleyicidir sohbet(şimdilerde PalFm de sabah programı yapıyor ''Bana Günaydın Demeyin'')   O zamanlar ne hikmetse radyo djlerini görme ihtimalimiz bi hayli düşüktü ve benim aklımdaki Levent Erip tipi gayet yakışıklı uzun saçlı felan küpeli bi tipti ...taki Levent Erim 'i bi dergide görene kadar ...Resmi görünce benim surat ifadem =şaşkın ördek ifadesi oldu...ne boy ne saç ne tip hayalimle uzaktaaaan yakından hiç bir benzerlik göstermiyordu:)))O zamanlar için büyük hayalkırıklığı(15 -20 yaş arası zaten herşey bi hayalkırıklığı nedeni zaten:P)Ya birini bu kadar mı ters hayaledebilir insan :)))))))   O günden sonra kimse ile...