Ana içeriğe atla

O Konvoyda Olmayaydım İyiydi!


Konu Sünnet düğünü ama yazacak onlarca konu çıktı benim için.Nereden başlasam şaşırdım...Beni en çok rahatsız eden bölümden yani ilk başlangıçtan başlayayım bari devamı gelir gelmez bilemem...


Genel anlamda (kalabalık toplantılara katılmayı sevmediğimden dolayı) asosyal sınıfına daha yakın biri olarak; oldum olası düğünlerde derneklerde arabalarla konvoy yapıp ''daaaaattt,daaaaattt''kornalara basa basa şehir içlerinde gezinmeleri hiç anlamadım, anlamayacağım, anlamak da istemiyorum! Sen misin kınayan, bu gün kendimi o konvoyun içinde buldum (tamamen istem dışı ,ben sadece düğüne gidiyorum diye çıkmıştım yola nereden bilirdim daatt daat konvoyunda yer alacağımı) Yok böyle bir SAÇMALIK dünyanın hiç bir yerinde.Şehir merkezine bari girmeyin kaaardeşim.Neyse ki biz çektik arabayı sağa bekledik konvoyun turunun bitmesini ve düğün bahçesine giderken yeniden takıldık peşlerine.


Ya bu nasıl bir mantıktır Allah aşkına! Sünnet olan çocuğu gezdireceğiz diye onlarca arabanın ve onlarca insanın çocuklar gibi tur atmasının ve bu tur da kornaların hiç susmamasını nasıl bir zevk için yapıyorsunuz ki!...Ya Rabbim bu gün bu şikayet ettiklerimin içinde ben de vardım kendi kendimden af diliyorum :)Yalova trafiğinden bile özür dileyesim var o derece sinir bir durum anlayacağınız...Sünnet olunuyor güzel de bunun trafiğe dökmenin ne anlamı var..Maksat çocuğu eğlendirmekse alın çocuğunuzu gidin bir lunaparka doyasıya eğlendirin çocuğu da şehir trafiği rahat etsin di mi yani ;)


Diğer bir konu da sünnet düğününde önce Kur'an ve Mevlit okunup dua sonrasında halaylar çekilmesi ve vur patlasın çal oynasın eğlenilmesi!Buna da pek anlam veremedim doğrusu..Neyse bu konuya girmek istemiyorum zira bununla ilgili düşüncelerimi yazarak açıklamak kısıtlı kalır düşüncelerimi aktarma konusunda..


İşte öyle eğlenmek güzeldir de bu sokak sokak gezinmenin mantığı nedir?Var mıdır dünyanın başka yerlerinde böyle garip adetler? 


Bu arada her şey bir tarafa akşam sıkıcı başladı ama yemek esnasında çok eğlendik/güldük, öğretmenlerin en komik hallerine şahit olduk.Bir de kimin yemeğe ne kadar düşkün olduğunu öğrenmiş olduk kahkahalar eşliğinde:) Erken kalkmasaydım A.Öğretmenin Ankara Misket eşliğinde oynamasını da izleyecektik onu göremedim gözüm arkada kaldı.


Eğlenceli saatler geçirdik ama o konvoy olmasaydı iyiydi ;)Hem düğüne gitmişim hem de vik vik dedikodusunu yapıyorum ben de ne fena biriyim ya ;)

Yorumlar

cem dedi ki…
aslında dünyada da var böyle örnekler. bence karnavallar falan bu mantıkla hareket ediyorlar. rio karnavalını düşünün, herkes konvoyvari geçişler yapıyor işte..:))

ve fakat ben de çok eleştiririrm bu durumu da benim başıma gelen seninkinden bi tık kötü. ben aynı zamanda korna çalan pozisyonunda da bulundum bi kere. e konvoya girip çalmayınca kızıyor düğün dernek sahibi, ben ne yapayım. aldığım havluyu haketmem lazım diye düşündüm..:)
Elif Kararlı dedi ki…
Sen çok yaşa, ben nasıl unutmuşum o havluyu yaaa :)) Korna çalmanın mantığı da ayrı bir konu..Bakın biz eğleniyoruz siz eğlenemiyorsunuz diye dikkat çekmek amaçlı mı yapılıyor ki acep :) Geleneklerimiz göreneklerimiz bazen saçma olabiliyor vesselam..
cem dedi ki…
eeee o kornayı çalacak arabalar ayarlanır önceden. konvoyUN UZUN OLMASI Gurur kaynağıdır ayrıca. ben neden sürekli bu capslak a basıyorum. yorum çarşambaya döndü:..:))
Elif Kararlı dedi ki…
Uzun uzun korna çalanlar (ve hatta tek ellerini kornadan çekmeyenler) arkalarından edilen küfürleri göz önünde bulundurmayı unutmamalılar ;)

Çarşambayı sel aldı diye bir türkü vardı aklıma geldi ben bi you tubeden bulup dinleyeyim;)
Adsız dedi ki…
Cümle alem duysun bab ında kornalar onlar.:)

Hoş bize öyle düğün yapılmadı.İki tur atıp eve geldik sonra beni arka bahçeden zorla getirdiler :)))
Elif Kararlı dedi ki…
Düğün yapılamdığı için kızmışsındır da zorla getirmişlerdir eve;)
Adsız dedi ki…
Hadi öyle diyelim biz.. :DDDD
Sihirlitorba dedi ki…
Sen onu birak ben sunnet dugunune karsiyim :)))
Elif Kararlı dedi ki…
/SİHİRLİTORBA
sana katılıyorum

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...