Ana içeriğe atla

Kabullenmemek İçin Sırıtmak !

Karşınızda biri (sevdiğiniz ya da sevmediğiniz) kişi bir şeyler konuşuyor ve bu konuşmalar sizi cidden kızdırıcak cinsten şeyler.O an içinde siz o kişiye kızmak yerine tebessüm ederek (sırıtmak da olur) bakıyorsanız artık ermeye(!) başlamışsınız demektir YA DA sinirleriniz öyle yıpranmış ki aynı konuşmalardan bıkkınlığınız sizi tebessüme itiyor...

Bir insan kendini ifade etmişse ki bunu fazladan bir kaç defa daha yaptıysa artık karşı tarafın onu anlamaması ya da sürekli yanlış anlaması karşı tarafın sorunudur.Kişi yüreğinde ne varsa onu görmeye eğilimlidir bunu değiştiremezsiniz kolay kolay..Onun için sinirlenmek de çare olmuyor bazı durumlarda.Aman zanları,yargılamaları bitsin de açıklamamı yapayım diye uğraşmayacaksın..Ağzınla kul tutsan faydalı olmayacaksa kuşun canına kasdetmeyeceksin,herkesi kendi haline kendi düşünceleriyle bırakacak araya mesafe koyacaksın..En iyisi bu !

En güzeli o konuşurken kendinizi en sevdiğiniz şarkıyı dinlerken ve eğlenirken düşünün.Karşı tarafın söyledikleri de şarkının nakarat kısmı olsun! Siz söylenen sözleri aşure gibi karıştırın ,düzgün cümle şeklinde dinlemeyin ki konuşulan şeylerin sizin için anlamı olmadığı gerçeğine kulaklarınız da şahit olsun ...Kulaklarınızın şahit olduğunu, kalbiniz de beyniniz de kabullensin..
''Hiç bir saçmalama/yargılama/zan canımı sıkmaya değmez çünkü ben sanılan kişi değil sanılanları yapan kişi değilim..'' gerçeğini!

Yorumlar

Profösör dedi ki…
Bir arap atasözü; "Köpeklerin havlaması, bulutlara zarar vermez" diyor. Biz yolumuza devam edelim o zaman..
:)
bazen bu sırıtma acı bir gülüş şeklinde de oluyor..
çok tanıdık bir duygu...
Elif Kararlı dedi ki…
/Profösör,
Eyvallah..Bazen kalabalıklar içinde yalnız hissediyor insan böyle durumlarda..

/Beyaz lale,
sinirden gülmek konusuna hiç girmeyelim;)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...