Ana içeriğe atla

İşte Öyle...

Blogumu kötü emellerime alet ediyorum evet..Ne yapayım kızdığım şeyleri gidip kızdığım kişilere söylesem kırgınlıklar olacak iyisi mi yine ben buraya karalayayım.

-Sizin bir sıkıntınız varken insanlar size destek olacakları yerde destek oluyorum diye daha kötü etkiliyorlar.Sürekli sizi korkutacak telkinlerde bulunuyorlar inanamıyorum buna.Üstelik diyorsunuz ''Senin bu söylemlerin moralimi daha da çok bozuyor ''diye ama sanki siz hiç söylememişsiniz gibi her defasında aynı telkinlere devam ediyorlar (bunu iyi niyetle yapıyorlar bir de)

-Bir de sürekli sitem edenler ;bunu çoğu zaman laf dokundurmalarıyla yapan arkadaşlarınız/dostlarınız oluyor.Üstelik onlarda uzaklıklarınızın sebebini bilen bilmiyorsa da sizden duyan kişiler oluyor.Uzaklaşmalarımın sizinle alakanız yok desenizde ''Başka kimlerle görüşüyorsun?'' gibi sorular sorup canınızı sıkan arkadaşlarınız oluyor evet..Seviyorsunuz hepsini de ama böyle yaptıkça daha çok uzaklaşıyorsunuz onlardan bunu farkedemiyorlar!

-Bir de dost olacağım diye ortamınıza giren ama samimi olacam diye iyice antipatikleşen tipler var.Onlar daha arkadaşınız katagorisinde değillerdir olacaklarını da bir tek Allah bilir ama onların size antipatik gelen samimiyetleri yüzünden toplum içinde iyice sessizleşirsiniz (susmak bazen en iyi seçimdir) bu seferde sen bizimle artık eskisi gibi değilsin diye herkes kendine çeker suskunluğunuzu ve işte bunu da bir türlü anlayamazsınız.

-Bir de hep aynı konular etrafında dönüp dolaşan sohbetler olur sevdiğiniz kişiler için de bile olsa.Her seferinde konu size göre saçma sapan incir çekirdeğini doldurmayan konulara gelince siz yine susar kendinizi dinlemeye (hatta dinlerken başka düşüncelere kaymaya)verirsiniz işte o zaman da suskunsunuz diye suçlanırsınız ...Böyle durumlar  oluyor olmasına da artık insan kendini ifade etmek bile istemiyor.

Yorumlar

gelibolu17 dedi ki…
En azından blogun dile gelip cevap vermiyor değil mi?

Ama onun yerine takipçilerin gerekeni yapacaktır emin ol,ben sadece işin zor Allah yardımcın olsun diyorum,selamlar olsun....
kahvetelvesi dedi ki…
1- destek olacağı yere köstek olanlar: empati kuramadıklarından, sizin açınızdan ve sizin şartlarınıza göre bakamadıklarından
2-sürekli sitem edenler: sahiplenme duyguları çok fazla. istiyorlar ki dünya onların etrafında dönsün ve hep kendileriyle ilgilenilsin.kendinize ait hareket alanı bırakmak istemezler.
3-dost olacağım diye antipatikleşenler: özgüven eksikliği bence. oldukları gibi görünmek yerine, sizin hoşlanacağınız hale bürünme isteği.bu da can sıkıyor haliyle. yapmacık geliyor. oysa samimi davransalar belki de çok iyi arkadaş olunacak kişiler..
4-incir çekirdeğini doldurmayan sohbetler:bazen insan geyik yapmak ta ister. yani saçma sapan konuşmak ta rahatlatır. ama hep bu minval üzere giden sohbetler, ya da o anki ruh haliniz bunu kaldırmıyorsa bedenen bulunduğunuz ortamdan ruhen ve beynen sizi uzaklaştırır.
sonuç: önemli olan sizsiniz, kimseyi memnun etme yükümlülüğünüz yok :) arkadaşlık tamam güzel ama insana bişeyler katıyorsa var olsunlar. hep eksiltenler uzak dursun lütfen :)
Elif Kararlı dedi ki…
/Gelibolu17,
yok cevap vermiyor sağolsun o sadece dinliyor beni yargılamadan kıskanmadan kınamadan..tıpkı gerçek bir dost gibi anlayacağın...

selamlar ..dua ile..

@kahve telvesi,
bu ne kadar güzel(samimi doğru bilgili )bir yorum böyle çok teşekkür ederim..Konu sevdiklerimiz olunca da fazla uzaklaşamıyoruz işte :/ ama uzaklaşmak bazen iyidir onlar anlamak istemese de..Tekrar tşk ederim bu güzel yorum için sağolasın...
sihirlitorba dedi ki…
off evet evet evet...ne kadar haklısın canım...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...