Ana içeriğe atla

Çakıl Taşı ya da Kaya Farketmez

Herkesin enteresan özellikleri vardır herhalde.Hoşlandığımız şeylerin farklarından yola çıkarak vardım bu sonuca.Mesela ben taşları çok severim.alıp onları evimde biriktirmem ama taşları ellemek ya da kayalıkların bol olduğu yerlerde gezmeyi çok severim.
Bunun sebebi hakkında bilgim yok sonuçta psikolog değilim neden taşlara bu ilgim bilemiyorum ama seviyorum ve çok hoşuma gidiyor taşlıklarda yürümek ve onlarla uğraşmak.Öyle uğurlu taşlardan ya da takı için kullanılan taşlardan bahsetmiyorum bildiğiniz deniz kenarlarında olan o güzelim taşlar benim konum..Hatta toprak bir mekanda büyük bir kaya da olabilir.Bir ormanın az bir bölümünde var olan kayalıklarda dahil hayran olduğum taşlara misal olarak.Belki de onlar kadar sağlam yapıda olmadığım içindir bu hayranlığım bilemiyorum.Her durumda değişmeden kalabilmeyi isterdim.Deniz dalgaları ben aşındıracaksa da o da tüm yamukluklarımı(!) almasıyla olsa mesela...
Öyle işte..Çok seviyorum taşları...Ama bakar mısınız ne kadar güzeller,renkliler,farklılar ve bir aradalar çok özeller..
Not:Aranızda psikolog varsa taşları çok seviyor olmamın kişiliğimle bir alakası var mı beni  bilgilendirse sevinirim :)










Yorumlar

dekoratif olarak çok güzel kullanılır bunlar:))
hayırlı cumalar,sevgiler:))
gelibolu17 dedi ki…
Mimledim seni pabucum,haberin olsun hayırlı cumalar sevgiler :) http://gelibolu17.blogspot.com/2012/03/nur-topu-gibi-bir-mimim-oldu-bakarmsnz.html beklerim...
Elif Kararlı dedi ki…
/Kübra'nın GÜNLÜĞÜ,
o da doğru :) Ama yerinde gidip görmek onlarla haşır neşir olmak paha biçilemez:)

/gelibolu17,
tşkler,bakıyorum..
Adsız dedi ki…
Eskiden çoook eskiden kaygan ve parlak taşlar toplamaya bayılırdım. Küçüktüm ufacıktım :)) Büyüyünce unuttum.
Elif Kararlı dedi ki…
/şirvan,
unuttun mazi oldu yani :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Benim Sorularım!!

S iz de çabuk sinirlenen biri değil misiniz ;) ?  G ülmeyi çok mu seversiniz? O kumak vazgeçilmeziniz mi? P eki , karşınızdakini(saçmalamadığı sürece tabi) dinlemek sizi sıkmaz mı? D eniz tutkunuz var mı ,boğulma korkunuza rağmen? Ç ay ve simit nostaljiniz mi? S izi ilk görenler sizi sert ve kibirli sanıyor mu ? H ayatta her yaşananın bir hikmeti olduğuna inananlardan mısınız? Hayat hikayerine saygınız sonsuz mu ? B üyük konuşmamak gerektiğini zamanla öğrenenlerden misiniz? İ nsanların herzaman hata yapabileceği gerçeğini hiç aklından çıkarmayanlardan mısınız? K endinizle dalga geçebilir misiniz ? İ nsanlara onlarla ilgili neler düşündüğüzü söylemekten kaçar mısınız siz de? R eelde olmadığınız kadar umursamaz mısınız sanalda ? S iz de trip atanlardan boğuluyor musunuz? D ağa küsen tavşandan haberiniz olmadığı oluyor mu , sizin de? P eki,birilerinin sizi anlamasını beklemektense, isteklerinizi açıkça söyleyenlerden misiniz? İ nsanlara karşı güven sorununuz yok mu mesela , güvendiğin...

Anlamak ya da Anlamamak Yüreğimizin Ucunda !

İnsanların,yaptıkları şeylerin anlaşılmadığını zannetmelerini anlamıyorum!  Yüreğin, gözünden hal dilinden anlaşılıyor, niye dilinle riyakar gülüşler sevgi gösterileri yapıyorsun ki; karşında  okumayı bilmeyen cahiller mi var ?  Dil yalan söyler, hatta öyle yalanlar söyler ki sahibinin kulakları bile buna inanır ama okumayı bilen yüreği ile bakan insanlar... inanmaz hatta inanmak istese bile inanmaz, inanamaz çünkü dinleyen yürektir ve yürek her yalanı hisseder !  Onun için hep derim insan sadece kendini kandırır karşı tarafı ise kaybeder, yalanlarla riyalarla hak etmediği sevgileri suistimal edişleriyle... İnsanlar sizi yüreklerinden çıkarır, size sıradan insanlar gibi davranır ve siz yürekten düştüğünüzü anlamazsınız bile... Yalandan  sevgi gösterileri samimiyetler her zaman kaybettirir ama samimiyet karşımızdaki insan sevmediğimiz biri bile olsa kazandırır; bazen dost kazandırır bazen dürüst düşman kazandırır ama belirsizlik yerine bilinirlik olur karşımızda ...