Ana içeriğe atla

Ben Baharı/Güneşli Günleri Özledim

Kendimden yola çıkarak bir genelleme yapayım istiyorum tüm itirazları üzerime almayı da göze alarak.Bir insan 30'lu yaşlarına gelmeden asla büyük konuşmamalı.Gerçi hiç bir zaman büyük konuşmamalı ama öyle bilmiş bilmiş de atıp tutmamalı zira sonradan o lafları afiyetle yutmak zorunda kalabilir.Bazıları hemen sevinmesin (gözkırpması, Pabuç büyük laflar edip sonrada tutmak zorunda kalmış diye) durum bu kadar kolay değil.

Bilirsiniz ben sürekli gamsızlığımdan bahseder dururdum.Seviyorum gamsızlığımı ,gamsızlığım olmasa ne yapardım falan pek bir rahat atıp tutuyordum gamsız olmadığımla ilgili..Oh ne ala, hiç bir şeyi ciddiye almayan üzerinde durmayan gamsız bir tip..! Ama öyle değilmiş ;meğer siz gamsızlık yapmıyormuşsunuz da yaşananları yüreğimizin/beynimizin tozlu raflarına kaldırıyormuşsunuz da haberiniz yokmuş.Ya da şöyle bir şey oluyor tam olarak hangisi daha mantıklı anlayamadım;siz bir dönem kadar gamsız gamsız dolanıyorsunuz yaşamın içinde ama o dönemden sonra(mesele 20 li yaşları tamamladığınız döneme rastlıyor) en ufak şeyden dert edinebiliyorsunuz kendinize.En ufak şeyden üzülür oluyorsunuz, sizin canınızı yakmaya başlıyor başkalarının canlarının yanıyor olması ve siz öyle çok etkileniyorsunuz ki böyle şeylerden, kendinize nur topu gibi de hastalıklar ediniyorsunuz.Stresten kaynaklanan bildik hastalıklar işte...Migren, mide ağrısı, reflü..v.b.

Gerçi her şey insanlar için, bu hayatta güzellikler olduğu gibi sıkıntıların da olabileceğini, sağlığın da hastalık da insanlar için biliyorsunuz ama işte engel olamıyorsunuz yürek sarsıntılarına...Her sıkıntıdan sonra güzellikler de gelecektir bilirsiniz de ama işte o karamsar günleri aşmanız çok önemlidir..Nasıl aştığınız..Yüreğinizdeki gücün sizi sağlam ayağa kaldırmasını bekliyorsunuz...Herkese oluyor mu böyle karamsar dönemler bilemiyorum ama belli yaştan sonra insan bazı şeylere çok daha fazla üzülmeye başlıyor..Ve şunu öğreniyorsunuz tüm gamsızlığınız meğer sadece kimlerin ne dediğiyle ilgiliymiş; olaylara,olanlara ve kişilere(dert ve mutluluklara) karşı değilmiş daha net görmeye başlıyorsunuz.Eh bir de biraz moraliniz de bozuksa her şey üst üste gelip sizin belinizi büker hale gelebiliyor.

Ama tabi ki her şey de olduğu gibi ''Bu da geçer!'' biliyorum.Bu kışlar geçer güneşli günler gelir..!

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Başlığı görünce 20 cm kar yağdı, Pabuç çok üşüdü de hemen baharı yazı özledi herhalde dedim içimden. :)
Ama içerik pek de öyle değilmiş, okuyunca anladım. Evet belli yaşlardan sonra da olsa önce de olsa bu başkalarının ne dediği konusu insanı çok geriyor. Aslında bu durum bizim başkalarının hatalarını görmemezlikten gelmemize ve gizlememize dayanan bir durum bence. Yani iyi bir şey. Sizin ya da ben diliyle konuşayım bizim insanlara temiz gözlerle baktığımızın resmi. Şöyle ki eğer biz başkalarının yaptığı en küçük hata yüzünden onlara ilişkin kötü duygular besliyor olsaydık bu strese girmezdik. Demem o ki biz onların hatalarını unutuyoruz ama onların bizim yakışıksız hallerimizi, hatalarımızı ve sair her neyse çok önemsediğini düşünüyoruz.
Ne anlattım ben!! :) Bir şeyler anlatmaya çalıştım ama ne kadar başardım bilmiyorum. Saygılarımla kardeşim...
Elif Kararlı dedi ki…
/Kalemzâde ,
teşekkürler samimi yorumunuz için..Başkalarının hatalarını önemsememeye de başlıyorsunuz aslında..Çünkü ne kimseyi düzeltebiliyorsunuz ne de insanlar hatalarını düzeltme derdindeler! Herkes mutlu olsun sağlıklı olsun istiyorsunuz daha çok :) Bu hastayken daha çok geliyor aklına insanın bu da bir hata aslında..

Saygılar..
Merhaba! Bence bu olgunlaşmayla ilgili bir durum. Dha erken yaşlarda insan değişik şeylerle ilgilendiği için (ergenlik meseleleri yani) dha sonraki dönemde insanların dertleriyle daha çok ilgilenmeye başlıyor bence. Ama stresler iki dönemde de oluyor; ergenlikte içten yani kendinden kaynaklanan, sonrakinde ise dışarıdan yani insanlardan kaynaklanan. Naçizane fikrim:)
Sevgiler:)
Elif Kararlı dedi ki…
/Aklı Karışık Bir Anne ,
çok haklısınız düşündürücü bir yorum olmuş çok teşekkür ederim...Hak vermemek el de değil..Çok haklısınız..
Profösör dedi ki…
Bu da geçer..
Elif Kararlı dedi ki…
İnşaallah Hocam bu da geçecek inşşş

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

İnsan Olan Her Yerde Güzel !

  Gökyüzüne bakıp kusursuzluk karşısında heyecanlanmayan bizden değildir ! Kusursuzluk sınırsız zeka karşısındaki  heyecan ile huzur aynı orantıda ki bahsi geçen huzurun bir bardak çay eşliğinde film izlemekten çok çok öte bir şey...Anlayan anlamıştır zaten ,onun için bu paragrafı burada kesiyorum !   Sabah erken kalkıp günün başlangıcını izlemeyi solumayı seviyorum çünkü ben geceleri oturmayı seven bir vampirim !!! Gecede de gizemli bir yan var ; hem film izleyip hem de dünyada ne kadar düşünülecek konu var hepsini düşünebiliyorsunuz ..garip ve güzel bir durum işte ! Her daim sorgulayan , soru sormaktan ''Acaba'' demekten korkmayan akıllar da severim mesela...oturup her konuda muhabbet (Konuşmak demedim fark ettin değil mi okuyucu)edilebilir insanlardır bu akılların sahipleri, güzeldirler ufuk açıcıdırlar ve en önemlisi asla sıkıcı değillerdir. Ara sıra insanın karşısına çıkar böyleleri , işte onları da hayatın getirdiği güzellikler olarak değerlendirin benden söylemes...

Görmeden sevmek belki de daha güzel...

   Yıllarrrrrrrrrr yıllar öncesi(yıl 1845:P) bi gece arkadaşlarla Levent Erim'i dinliyoruz ki ilk duymuşuz sesini muhabbeti de baldan tatllı ,yaklaşık 3 saat dinledik kendisini ve'' bayıldık''programına...bu böyle  bir süre devam etti bizim Levent Erim fanatikliğimiz...Hepiniz bilirsiniz Levent Erim bi hayli çenebaz biridir sürükleyicidir sohbet(şimdilerde PalFm de sabah programı yapıyor ''Bana Günaydın Demeyin'')   O zamanlar ne hikmetse radyo djlerini görme ihtimalimiz bi hayli düşüktü ve benim aklımdaki Levent Erip tipi gayet yakışıklı uzun saçlı felan küpeli bi tipti ...taki Levent Erim 'i bi dergide görene kadar ...Resmi görünce benim surat ifadem =şaşkın ördek ifadesi oldu...ne boy ne saç ne tip hayalimle uzaktaaaan yakından hiç bir benzerlik göstermiyordu:)))O zamanlar için büyük hayalkırıklığı(15 -20 yaş arası zaten herşey bi hayalkırıklığı nedeni zaten:P)Ya birini bu kadar mı ters hayaledebilir insan :)))))))   O günden sonra kimse ile...