Ana içeriğe atla

Düşünmek...

Resim yazıyla alakalı olmak zorunda değildi di mi ? 
Düşünmek korkutuyor,üzüyor,ağlatıyor,gerçekleri sürekli zihinde hatırlanır kılıyor,çoğu zaman huzur veriyor,daha güçlü kılıyor,umut veriyor...

Dünyanın boş olmadığını ,verilen emanetlere sahip çıkılamadığını, imtihanda olduğumuz gerçeğini,insan olduğumuzu ve insan olarak kalmanın elimizde olduğunu ya da insanlıktan çıkıp hayvandan aşağı da olunabileceğini,merhamet duygusunun kullanılması gerektiğini, kendini kandırdığını sanmanın en büyük kayıp olduğunu,ölüm hatırlamadığı zaman dünyaya daha sıkı sarılındığını,kalp kırmanın önemini, kul hakkına girmenin kötülüğünü,geçiştirilecek vaktimizin olmadığını,Dünya ile ilgili meselelerde az söz çok icraat gerektiğini, ahiret için samimi bir iman gerektiğini hatırlatıyor...!

Düşünmediğiniz zaman(gerçekten düşünmekten bahsediyorum) çok rahatsınız işte o zaman lay lay lom geçer her gününüz...Düşünmezseniz, korkmazsınız..Düşünmezseniz bilmek için adım atmazsınız, adım atmazsanız kendi bildiğiniz doğru yolda gezer durursunuz...Bilmezsiniz, bildiğinizi sanır öğren(e)mezsiniz..Tek taraflı olursunuz, hak vermek şöyle dursun dinlemezsiniz bile...İçinizi değil sürekli dışınızı güzelleştirme derdine girer,sözlerinizin kimleri kırabileceğini düşünmeden olur olmaz konuşursunuz...

Kendinizden başka doğru yok sanır,hatalarınızda sabit kalırsınız... Daha rahat harcar daha rahat israf edersiniz..Her şeyi hakkınız gibi görür başkalarını düşünmezsiniz...Dünya'nın eğlenceden ibaret olduğunu söyler  acıları/zulümleri görmez/görmemezliğe gelir hiç bir şey yokmuş gibi huzur içinde yaşarsınız...!
                             

Yorumlar

Profösör dedi ki…
Bencillik insanı vurabilir. Bumerang gibi tepebilir.
Unknown dedi ki…
MUTLU YILLAR
Adsız dedi ki…
Yine çok düşünceli ve iyi tasarlanmış bir yazınızı okudum. Teşekkürler ve mutlu yıllar kardeşim...
Elif Kararlı dedi ki…
Teşekkürler ..okuduğunuz ve yorumladığınız için..Hayırlı neşeli ve huzurlu günler diliyorum hepinize hepimize :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...