Ana içeriğe atla

Arada Farklı Pencerelerden de Bakmak Lazım...

Bazı olaylar, kitaplar,izlenimler ya da sohbet ettiğim kişiler hayata bakışımı (olumlu) yönde değiştiriyor.Olaylara,olanlara ve kişilere daha geniş açıdan bakıp daha farklı algılamama yardımcı oluyorlar.Sanki ellerinde sihirli bir değnek var ve o tılsımı üzerime gönderdikleri zaman gözlerimin önünde bir boyut daha açılıyor! 


Sanırım hayata hangi yönden ,nasıl baktığımız çok önemli.Öyle anlar geliyor ki bizim için olumsuz  olmasa bile bazı olayları ve kişileri tamamen ters anlayabiliyoruz/algılayabiliyorsunuz.Ya da korkularımız bize bazı şeyleri giderek daha da karanlık gösteriyor.Bakmak,baktığını doğru görmek ve yorumlamak için de kendini geliştirmeli insan.Bunun içinde her şeyden faydalanmalı.Bir büyüğün nasihatinden, bir çocuğun isteğinden ,kızdığımız kişilerin davranışlarının nedenlerinden ,kitaplardan ya da tabiattan...Gördüğümüz, hissettiğimiz her şeyden...


Burada yazdıklarımın tersine sanırım gün geçtikçe daha az kızmaya başladım kişilere ve olanlara.Çünkü yavaş da olsa; her işte, her kişinin yaratılmasında bir hikmet olduğu gerçeğini yüreğimde hissediyorum,öğreniyorum ...Kainatı kusursuz yaratan Allah hiç bir şeyi hikmetsiz/boşu boşuna yaratmamıştır.Güneşe uzaklığımızın 2 cm oynamasıyla yaşamın yok olması gibi ince hesaplarla yaratılmış bir düzen içinde asla bir luzümsuz(!) canlı ya da olay yaratılmamıştır.Bu gerçeği aklımın kalbimin bir köşesine silinmez kalemle yazmaya çalışıyor ve nefsim beni  kendine amade etmeye çalıştığı anlarda da hatırlıyorum.




Sırat-ı müstakim 'den ayırmasın Allah bizleri..Ve ayaklarımız sabit kılsın mutlak doğrunun yolunda..! 





Yorumlar

uzunincebiryol dedi ki…
Ne güzel demişsin pabuç, okudum feyz aldım. Duana da amiiiin diyorum.
Elif Kararlı dedi ki…
Çok teşekkür ederim :)
Volkan DENİZ dedi ki…
Arada değil sıklıkla bakmak lazım. Baktıkça göreceklerimiz de algılayacaklarımız da artacaktır...
Elif Kararlı dedi ki…
/Volkan DENİZ,
Sık sık bakamasam da ara ara bakmaya çalışıyorum ki en azından kendi hatalarımı düzeltme şansım oluyor...Önyargılarım varsa (kaldıysa)onlardan uzaklaşıyorum..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...