Ana içeriğe atla

İşte Bütün Mesele Bu Yeğen...!


Görmek ya da gör(e)memek,düşünmek ya da düşü(ne)memek,hissetmek ya da hissed(e)memek, sevmek ya da sev(e)memek,gönül kazanmak ya da kazan(a)mamak...İşte asıl mesele bunlar Yeğen...! ;)

Yorumlar

sihirlitorba dedi ki…
katılıyorum yeğen ;)
mit dedi ki…
Al benden de o kadar yeğen! İmza güzelmiş bu arada :)
Adsız dedi ki…
Bu kadar basit değil Ramiz Dayı. Bir de sevmek ama sevilmemek var. Sevdiğini sanıp gönül eğlendirmek var. Kahrolurken başkalarının eğlendiklerini görmek var.

Sevmediğini sanıp eriyip bitmekten bahsetmiyorum bile Ramiz Dayı. Sen biraz daha yaşlan bence.
Elif Kararlı dedi ki…
/sihirlitorba,
sağol yeğeenn :)

/mit,
teşekkürler ,önceden kullanıyordum bu imzayı unutmuştum son zamanlarda yine yeniden kullanmaya başladık hoş da oldu beğenmenize sevindim ;)

/Yusuf,
Sevmek ve sevemememk demişim zaten..bu sevgi aşk anlamındaysa sevildiğiniz zaman sevmeniz mümkün olmaya da biliyor bu da doğal bence..Sevdiğini sanıp gönül eğlendirmek kısmını pek anlamadım özr...Eriyip bitmek ve sevmediğini sanıp kısmına da çıklık getirsen ne iyi olurdu..

Bir de hayat imtihandan ibaret biri sevgisiyle biri evladıyla biri bilgisiyle biri de yoksulluğuyla...v.b sınanıyor unutmamak lazım...
Adsız dedi ki…
Açıklık getireyim de uzamasından korkuyorum.

Sevgi değerli bir şey, araya menfaat girmemeli. Fakat kimi zaman insan kendisi için, sırf vakit geçirmek için ya da ne bileyim hoş duygular için başkalarının sevgisini kullanabiliyor. Buna gönül eğlendirmek diyorum.

Birine bağlanmak, çok sevmek ama bundan habersiz olmak. Bir nevi sevmiyorum diye kendini kandırmak.
Elif Kararlı dedi ki…
/Yusuf,
Sevgi nin yanında menfaat varsa o sevgi değildir..İnsan kalbini menfaatleri için kullananları da Rabbim ıslah etsin ne diyeyim..Hoş vakit geçirmek için sevgi neden kullanılır ki demiyorum konu uzamasın diye...

Sevmiyorum diye kendini kandırmaya başlamışsa birisi işte sevginin/aşkın acısını tatmaya başlamıştır ...Derin konular...Allah hepimizi korusun bu durumlardan diyeyim...

Selam ve dua ile...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Benim Sorularım!!

S iz de çabuk sinirlenen biri değil misiniz ;) ?  G ülmeyi çok mu seversiniz? O kumak vazgeçilmeziniz mi? P eki , karşınızdakini(saçmalamadığı sürece tabi) dinlemek sizi sıkmaz mı? D eniz tutkunuz var mı ,boğulma korkunuza rağmen? Ç ay ve simit nostaljiniz mi? S izi ilk görenler sizi sert ve kibirli sanıyor mu ? H ayatta her yaşananın bir hikmeti olduğuna inananlardan mısınız? Hayat hikayerine saygınız sonsuz mu ? B üyük konuşmamak gerektiğini zamanla öğrenenlerden misiniz? İ nsanların herzaman hata yapabileceği gerçeğini hiç aklından çıkarmayanlardan mısınız? K endinizle dalga geçebilir misiniz ? İ nsanlara onlarla ilgili neler düşündüğüzü söylemekten kaçar mısınız siz de? R eelde olmadığınız kadar umursamaz mısınız sanalda ? S iz de trip atanlardan boğuluyor musunuz? D ağa küsen tavşandan haberiniz olmadığı oluyor mu , sizin de? P eki,birilerinin sizi anlamasını beklemektense, isteklerinizi açıkça söyleyenlerden misiniz? İ nsanlara karşı güven sorununuz yok mu mesela , güvendiğin...

Anlamak ya da Anlamamak Yüreğimizin Ucunda !

İnsanların,yaptıkları şeylerin anlaşılmadığını zannetmelerini anlamıyorum!  Yüreğin, gözünden hal dilinden anlaşılıyor, niye dilinle riyakar gülüşler sevgi gösterileri yapıyorsun ki; karşında  okumayı bilmeyen cahiller mi var ?  Dil yalan söyler, hatta öyle yalanlar söyler ki sahibinin kulakları bile buna inanır ama okumayı bilen yüreği ile bakan insanlar... inanmaz hatta inanmak istese bile inanmaz, inanamaz çünkü dinleyen yürektir ve yürek her yalanı hisseder !  Onun için hep derim insan sadece kendini kandırır karşı tarafı ise kaybeder, yalanlarla riyalarla hak etmediği sevgileri suistimal edişleriyle... İnsanlar sizi yüreklerinden çıkarır, size sıradan insanlar gibi davranır ve siz yürekten düştüğünüzü anlamazsınız bile... Yalandan  sevgi gösterileri samimiyetler her zaman kaybettirir ama samimiyet karşımızdaki insan sevmediğimiz biri bile olsa kazandırır; bazen dost kazandırır bazen dürüst düşman kazandırır ama belirsizlik yerine bilinirlik olur karşımızda ...