Ana içeriğe atla

Yine Tutamadım Kendimi !

Bazı günler olaylardan kendimize çok net dersler çıkarıyorsunuz...Öyle ki yaptığınız bir bir yanlışı Allah size öyle bir gösteriyor ki karşısında anca tebessüm ediyorsunuz..Tebessüm etmeniz, onun sizin yanlışınız  için karşınıza çıkarıldığını anlamanızdan dolayı..

Birine çok kızmıştım topluluk için de söylediği şeylerden dolayı (ki konu benimle alakalı değildi ama yanlıştı) Ve yine her zamanki gibi bu haksızlık karşısında kendimi tutamadım ve (kalp kırmadan) yapılan yanlışın farkedilmesini sağlayacak bir şeyler söyledim..Ve o kişi susmak zorunda kaldı (ki bence kesinlikle susması gerekiyordu) Ertesi gün arkadaşımın biri bir söz okudu aynı kişilerin olduğu toplulukta .''Kötülükleri iyilikle sav.Görgüsüzce muamelelere aldırış etme.Herkes davranışıyla kendi karakterini  gösterir.Sen anlayış yolunu seç.'' Çok güzel ve doğru bir söz ama eksik sanki...Ben de kulağıma küpe yapacağım bu sözü ama..Bir toplulukta biri birilerini aşağılıyorsa, birileri ortamda olmayanlar hakkında olur olmaz konuşuyorsa ben susmanın doğru olduğunu sanmıyorum...Çünkü bazı insanları ikaz etmediğiniz sürece o hataları süreklilik haline getiriyorlar..Ve benim dostlarımın benim yanımda haklarında olur olmaz konuşuluyorsa ben kendimi tutamıyorum..Dayanamıyorum...


Ve hataların genellenmesi ''Bunlar, şuralılar,şöyle insanlar hep böyle zaten'' cümlelerine de katlanamıyorum...Olaylara bakarken herkes olay ve durumlar sürekli kendi/ailesi/çevresiyle kıyaslıyor.Biz de böyle olmaz, biz de yanlış böyle şeyler, biz de böyle şeyler normal karşılanmaz gibi...İyi de sen doğru olduğunu nereden biliyorsun ki?Ve konuştuğun şeylerin birilerini inciteceğini bilerek ama bilmemezliğe gelerek eline ne geçiyor bunun da bir zahmet cevabını verin cümlelerinizin sonunda..! Dünya senin etrafında mı dönüyor ki tüm doğrular senin istediğin/yaşadığın gibi olsun ...!

Konuşmalarımıza ki toplum içeirisinde konuşmalarımıza çok dikkat etmeliyiz.Hatta çok çok dikkat etmeliyiz sözlerimizin kırabileceği kişilerin olabileceğinini unutmamalıyız...Neden cevap verdim diye kızıyorum çoğu zaman kendime ama insan dayanamıyor birilerinin başka birilerini bir toplumda çekiştirmesine...Herkes bizim gibi yaşamak zorunda değil..Herkes bizim doğrularımızın(!) çerçevesinde yaşam sürmek zorunda da değil...

Kızdım,cevap verdim..Yine tutamadım kendimi...Ne olacak benim bu halim....

Yorumlar

Unknown dedi ki…
insanları memleketlerine göre yargıladıklarında, gerçekten durup düşünüyorum.. yargılayanlar başkalarının da yargılananları olabiliyor. kimse sütten çıkmış ak kaşık değil ama insanlarda anlayışın artık çok azaldığını düşünüyorum. anlayış az, ayırım çok...
hayat.. zor çok zor...

sevgiler...
Adsız dedi ki…
Anlayış bir yere kadar. Her şeye eyvallah olmaz. Bence bazen kızmak lazım, hatta bunları yapana direk söylemek lazım.
Elif Kararlı dedi ki…
/YaşamPINARIM,
Hala var böyle insanlar..Kendi ülkesinde bölgelere göre ayrım yapan zihniyet...Umarım değişir bunlar...Hayat gerçekten zor ve herkes başkalarının hayatını kolay görüyor..empati yoksunu insanlar olduk çıktık ne acı...

yorum için teşekkürler..

sevgiler...

/Yusuf21,
Kendinizden büyük birileri yapınca bu tür yanlışları çoğu zaman sessizce kalıyorsunuz ..ama susamadığınız anlarda oluyor o zaman da kırmadan hatasını gösteriyorsunuz..
Sihirlitorba dedi ki…
bir de bunları söyleyenler sıfır yanlış yaptıkalrını sanırlar...genellemelerden ve bu tür davranışlardan hiç hazzetmem...
Elif Kararlı dedi ki…
/SİHİRLİTORBA,
sana kocaman kocaman teşekkürler..Tüm yazıları kaldığın yerden okuyup tek tek yorumlamışsın..blogu bir açtım 17 yorum yazıyor şaşırdım :)) Ne kadar vefalı bir okursun sen :))Varolsın güzel insan..

Ve bahsettiğin kişiler bulunmaz hint kumaşı sanıyorlar kendilerini ama Hint kumaşı dediğin bir tıkla bir kaç gün içinde ev adresine geliyor artık bu devir de ama farkında değiller işte :))

Sevgiler..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...