Ana içeriğe atla

Bir Kaç Anı...

Geçtiğimiz haftalarda bir söze katıldık.Oradan küçük bir anı...Kuzenimle oturuyoruz mekanda ve hiç kimseyi tanımadığımız ve zaten uzun zamandır da bir birimizi görmediğimiz için sohbet ediyoruz.Yaşlı bir teyze de(ki evin anneannesi oluyormuş sanırım) sürekli bizi izliyor.Biz tabi her zaman ki gibi (hafiften) gülme krizleri geçiriyoruz kendi aramızda) etrafa belli etmemeye çalışarak (ee rezil olmak var işin ucunda)Neyse teyze sürekli tebessümle bizi izlerken kuzenim teyzeye dönerek:''Sen şimdi bunlar ne kadar mutlular ne güzel sohbet ediyorlar diyorsundur ,hiç boşuna bakma ,biz kuzeniz,çok da mutlu değiliz ve ben de 30 yaşındayım.'' dedi.O an koptuk ama..Kuzene dedim ki: ''Ya ne alaka senin yaşın...Sen en iyisi hazır böyle şık ve güzel görünüyorsun kimseyle ağzını açıp konuşma'' İşlerden dolayı canı çok sıkıntı onun için ''Ben sinirden ne yaptığımı ne dediğimi de bilmiyorum bu gün'' dedi.İş hayatıyla ilgili sorunları vardı sinirli olmakla haklıydı ama teyzenin bizi deli sanmasını sağlayacak o cümleleri kurmamalıydı..Yine de iyi güldük bunun üzerine yapılan geyiklere....


Yeğenim (prensesim) ben karpuz keserken yanıma geldi ve :''Ben de şeninle duyabilir miyim seni izleyebiliy miyim...?'' dedi.''Tamam izle tabi ama neden izlemek istiyorsun?'' diye sordum.''Ben de büyüdüğümde Eyif Haya olduğumda şenin gibi kapuj kesecem..'' dedi.Dünya tatlısı bir kız ,bilmiş mi bilmiş...3 yaşında öğrenme meraklısı ....büyüdüğünde başımıza alim de kesilir bu kız...


Malum geçen haftalarda köyüme gidip yağmurlarında bir güzel ıslanmıştım.ilk gittiğim gün kuzenlerdn biri kamyonete kömür yüklüyordu.Yanıma geldi ve hoş geldin dedi.''Nasılsın, iyi misin?'' sorularından sonra ben:''Senden ne haber kuzen '' dedim.Ama sonrasında başka konulara daldık konuşmaya başladık.Bir ara kuzenim:''Sen biraz önce bana 'Senden?'diye mi sordum?'' dedi.Ben de :''Evet.'' deyince.Elindeki iş eldivenlerini yere fırlattı ve ''Al işte ben böyleyim Allah kahretmeye çalışıyorum canım çıktı''....v.b şeyler söyledi Emrah moduna bağlayarak.O an koptuk zaten.Sonra da ''Sakın buraya gelince biri sana nasısınl dediği zaman 'Sen nasılsın ?'' deme''diye de ikazda bulundu. 


Aynı kuzen Üniversitedeyken okula arabayla gidiyordu.Diyordu ki bize de :''Şimdi ben son model arabayla okula gidiyorum ya millet bak şuna zengin züppesi hava atıp duruyor diyordur.Halbuki ne alaka ben o benzin deposunu doldurabilmek için kaç saat kömür yüklüyorum kamyona.''.İnsanın babasının yanında işçi olması zor bir şey.Bazı şeyler dışarıdan göründüğü gibi değilmiş sonucuna bağlayabiliriz bu paragrafta.


Devam edecek....


Not:Farkettim de ben iyice günlük modunda kullanmaya başlamışım blogumu...Ve resime bayıldım sanki benim bu yazım için yapılmış bir resim.Hem karpuz anıma hem de kuzenin çalışmasına uygun bir resim...Süper..

Yorumlar

đerkenαя dedi ki…
Canım, keyifli anlarınız bol olsun o kocaman imrendiğim ailenle :)

Sevgiler.
BuRCu dedi ki…
:)) Çok hoş anılar, gülümsedim ben de ekranın karşısında. En çok da ilk anınızdaki kuzene :)
Adsız dedi ki…
:)
mit dedi ki…
Hahaha :) Sen de benim gibi olmaya başladın desene :) Yoksa hep mi öyleydin?

Allah güzel anılarını daim etsin, hep gülersin inşallah.

Sevgiler...
Elif Kararlı dedi ki…
/derkenar,
Allah razı olsun ecmain...

/Burcu,
Biliyor musun sana en çok benzettiğim kuzenim o ,ikinizde akrepsiniz bir de :)

/Yusuf,
demek misilleme :))

/mit,
amin ..Ben sana diyorum da inanmıyorsun ''Sen benim erkek halimsin'' :))
Adsız dedi ki…
Dünya böyle :)))
BuRCu dedi ki…
Bir karışıklık oldu sanırım :) Ben düşündüğünüz Burcu değil miyim ne?
Elif Kararlı dedi ki…
Yusuf,
Dünya işte ne zaman ne ile karşılaştıracğı belli olmuyor..


Burcu,
Sanırım öyle oldu ,benim Burcu adında çok sevdiğim biri var nette sizi onunla karıştırdım kusura bakmayın...linki(nickinizi)aynı olunca böyle bir hata oldu tekrar kusura bakmayın lütfen :)
BuRCu dedi ki…
Ne kusuru, ben biraz şaşırdım sadece o kadar :) Hiç önemli değil, iyi günler sevgili Pabuç ;)
Büşra Bayram dedi ki…
ayy ben de kuzenimle böyleyimdir hep :)
sihirlitorba dedi ki…
Pabuç resme ben de bayıldım :)nerden buldun öyle ;)bence bloğunu günlük olarak da kullanabilirsin,benim için hiç sakıncası yok ;)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...