Ana içeriğe atla

Dokunmayın Blogumuza!


Bilmiş laflar edemeyecem bu konuda..Fazla bilgim yok çünkü ama yasak yasak nereye kadar kaardeşim..Birileri yanlış bir şeyler yapıyorsa bunu tümden kapatmanın mantığı nedir? (Nedir dediğime bakmayın tamamen mantıksızlık diye düşünüyorum) birilerinin günlük olarak kullandığı düşünce paylaşım ortamı blogları neden kapatırsınız ki? Şimdi soru sordum ama bir yerden cevap geleceği beklentimden değil, sinirimden;) 

Agresifboy arkadaşımız gayet güzel açıklamış durumu blogundan ayrıntılı bilgi alabilirsiniz..

Ben dokunmayın Bloguma der protestomu kendimce yaparım :)

Çekin elinizi blogumuzdan lütfen...Yok vaz geçtim ''lütfen''i kaldırıyorum...Çekin elinizi bloglarımızdan ;)


Esefle kınıyorum…!(esefi tanımıyorum ama o da kınar sizi biliyorum)Ayıp Ayıp!


Yorumlar

mit dedi ki…
Haksızlık bu :(
Volkan DENİZ dedi ki…
Bütün bu olayları gördükten sonra, gerçekten şüpheye düşüyorum.. Ülkem adına çok üzülüyorum ama sanal alemlerdeki kınamaların herhangi bir anlamı olacağını sanmıyorum.. Kimin umurunda ülke olmak, kimin umurunda vatandaşların hakları, kimin umurunda gerçek demokrasi.. En önemlisi kimin umurunda emek sarf edenlerin sesi... Ülkede yaşayan vatandaşına saygı duymayan anlayışlar mutlaka yok olurlar... Sevgiler pabuç..
Elif Kararlı dedi ki…
Bir kaç blog yüzünden tüm blogspotun engellenmesi çok saçma..insanların emeğine saygısızlık..
GüLüm'Se dedi ki…
Ne kadar saçma ya.. Bikaç kisinin yaptigi suçun bedelini niye tüm bloggerlar ödüyo??
maskeli allâme dedi ki…
ellerini atmadıkları bir bloklarımzı kalmıştı.Sevinsinler şimdi bloglarımızında bekaretini bozdular.önceden 1 yazıyorsam şimdi 2 yazacağım inadına.
Adsız dedi ki…
Bu kadarı çok fazla. Bir şeyler yapmak gerek de ne yapılabilir bilmiyorum. Dns değiştirince bir sorun görünmüyor ama insan kendi ülkesi adına üzülmeden edemiyor.
Elif Kararlı dedi ki…
Engelleme konusunda iyice saçmalamaya başlandı..Onca yazıyı yazanlar, birilerinin hataları yüzünden hiçe sayılıyor..
Erkan Şen dedi ki…
Olay biraz da Google şirketinin Türkiye'deki mahkeme kararlarını takmamasından kaynaklanıyor. Başka bir ülkede telif hakkı ihlali olduğunda saniyeler içinde içerik yayından kaldırılıyor. Bunun için mahkeme kararı bile gerekmiyor.

Ancak aynı uygulama Türkiye'de mahkeme kararları olmasına rağmen göz ardı ediliyor.

Türkiye'de ofis açmalarını isterken Bakan da bunu göz önünde bulunduruyor ve hem vergilendirmeyi hem de kontrolü amaçlıyordu.

Şimdi bir de şu açıdan bakın. Bu konudan şikayet eden birçok kişi dahi kendi yayınları için telif hakkı uyarılarında bulunup, kendilerinden izin alınmasını isterken. (Copyright © ! BU DA GEÇER !. All rights reserved.) Hatta sağ tıklama yasakları ve bilimum uğraşlara girerken Digiturk şirketinin milyonlarca dolar ödeyerek kazandığı bir telifi korumaya çalışması çokta anormal bir durum değil.

Burada Google başka bir uyanıklığı daha dikkate değer. Aynı taktiği youtube yasaklandığında da kullanmıştı. Şu an çeviri servisi gibi bazı servislerde çalışmıyor. Bunun sebebi bu servislerin de aynı adreslere yönlendiriliyor olmaları. "Bence" bunu mağduriyeti artırrak baskı oluşturmak için kullanıyorlar ki bu başlı başına kötü niyetin bir göstergesi.

Teknik açıdan bu yasakları daha mantıklı şekilde uygulamak mümkün. Hatta bu yasak yönteminin işe yaramadığı da ortada. Öyle ki yasaklardan şikayet eden hemen herkes sisteme erişebiliyor. Ancak bu ortada bir suç olduğu ve bu suçun gereği olarak yapılması gerekenleri Google şirketinin yapmadığı da ortada. Yoksa kimse Ahmet günlük tutuyor diye bu siteleri kapatmaya gitmiyor. Elma ile armudu karıştırmayalım lütfen.

Not: Yorumumu telif hakkı olmadan her yerde paylaşabilirsiniz!..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...