Ana içeriğe atla

Düşünerek Yaşamak!

   -Her konuda kitapla okuruz.Hayatı anlama çabasıdır biraz da bu..Okuyarak öğrenmek isteriz okuruz okuruz okuruz...Öyle çok bilgi ediniriz ki ya da öyle sanırız.Ama açlık çeken , çaresizlik çeken biri kadar yaşamış sayılır mıyız bilemiyorum..Hayat denen bilinmeyen ,okuyarak öğrenilmiyor bunu öğrendim tüm okuduklarımdan.

Hayat,herkes için ayrı bir roman.Herkes kendi romanını yazıyor yaşadıklarıyla çektikleriyle dersleriyle çaresizlikleriyle mutluluklarıyla hüzünleriyle..Kimi düşünmez hiç bir şeyi ve mutlu mesut yaşayıp gider hayatın içinde.Dünyada yaşananlar umurumda değildir çekilen eziyetler umurunda değildir bir yerlerde kendinden başka hayatlar vardır ama onu ilgilendirmemektedir bu.Birileri açtır susuzdur çok da önemli değildir bu.Bunu nasıl başarıyorlar bilemiyor.Sadece gördüğü an ''Ahh yazıkk'' deyip unutabilmeyi nasıl başarıyor insanlar.Önemsememeyi nasıl başarıyorlar.Ya da dünyaya sadece kendi menfaat pencerelerinden bakıp başka hiç bir şeyle ilgilenmemeyi nasıl başarıyorlar...Bilemiyorum ve artık yargılamıyorum da...Dedim ya her hayat ayrı bir roman ve her romanın yazılışında bir hayır vardır ...

Dünyaya,dünya insanlığını kurtarmaya mı geldik diyenler de olabilir...Hatta ''Banane ya dünyanın bilmem neresinde birileri savaştaysa. benim mi suçum bu.'' diyenler de oluyor duyuyoruz.Onlarında kendilerince haklı yanları vardır (!) ki ben böyle konularda hiç bir şey yapamasa da ''Banane''denmesini asla anlamayacam mantıklı da bulmayacam...Sonuçta çaresizlik içinde olan bir insan sizinle hiç bir bağı olmasa bile bir insan işte ,siz nasıl olur zulüm ve haksızlıklar karşısında ''banane''diyebilirsiniz ,diyebiliyorsunuz...Garip !!

  -Etrafımızdakilerle ilgili bile vurdum duymaz tavırlarımız oluyor yazık diyorum bu halimize..Kendim de dahilim bu duruma..Elimde bir tek ''utanma duygum'' kalmış.İlgisizliğim ve müslümanlığın/insanlığın gereklerini tam olarak yerine getirememenin ezikliğiyle.Dün çok güzel bir insanın sitesinde bir sahabenin hayatını  okudum(bakınız, Usta ve Çırak) Ve bir kes daha anladım nerelerde olduğumuzu insanlık adına..Dünya eğlenceden ibaret ve biz dünyada ebedi kalacakmış şeklinde bağlanmışız bu duruma..Her ne kadar bilsek de fani olduğumuzu bunu hayatımızın gerçeği olarak dahil edememişiz yaşantımıza.Yediklerimize, içtiklerimize, giydiklerimize, evlerimize yığdıklarımıza ve doymayan nefsimize bakınca hak vereceksiniz bana...

Ne kadar az düşündüğümüzü Rabbimiz de sık sık söylemiyor mu bize!! Çok az düşünüyoruz çok az şükrediyoruz fazlaca da şikayet ediyoruz dünya yaşantımızda...Ara sıra düşündüğümüzde de (ki gerçekten düşündüğümüzde) utanıyoruz, kendimize kızıyoruz, korkuyoruz ve bir süre sonra yine yeniden aynı boşluk haline geri dönüp hayata devam ediyoruz.Çok nankörüz...Hayatı bizden istenilenler doğrultusunda değil de nefsimizin yönlendirmeleri doğrultusunda yaşıyoruz ve doymak bilmiyoruz...

Tüm bu yazdıklarım çoğulu içine alır şekilde yazılsa da öncelik kendim için...Kendi kendime muhasebe gibi bir şey...

Ölümlü olduğumuz ve her şeyin hesabını vereceğimiz gerçeğini sürekli düşünsek çok daha farklı kişiler olurduk herhalde..!!










Yorumlar

Unknown dedi ki…
Emeğine sağlık,çok yerinde tespitler ve üzerinde düşünülüp ibret alınması gereken bir yazı..Düşünsek,azıcık bile düşünsek herşeyin fani olduğunu,yanımızda gideceklerin sadece iyilikler olduğunu dünya bambaşka bir yer olurdu..Malesef bencillik almış başını gitmekte..Bugün rahatı yerinde olup,dünyayı umursamayanlar,yarın başlarına birşey gelse,insanların vefasızlığından dem vurarlar..Hayat garip işte,okunmakla da öğrenilmiyor hakikaten..Yaşadığın zaman anlıyorsun herşeyi..İnşallah olumsuzluklar bizi bulmadan,ibret alıp ona göre yaşayanlardan oluruz..
Sihirlitorba dedi ki…
Allah önce bana sonra da bütün insamlara akıl,fikir ve iman nasip etsin...
nadarû dedi ki…
düşünerek yaşamak; başlık bile yetiyor düşüncelerimizi harekete geçirmeye...
az düşünüp, çok hızlı yaşıyor ve hızlı tüketiyoruz malesef, ölümlü olduğumuzu ah bir idrak edebilsek...
Rabbimiz bizi kalbimizin ve düşüncelerimizin dağnıklığından korusun inşaallah.
hayırlı cumalar...
dua ile...
sevgiler:)
Elif Kararlı dedi ki…
Allah razı olsun arkadaşlar ..okuyup sonra da güzel fikirlerinizi paylaştığınız için..İnsan bazen düşünceleri içinde kala kalıyor o zaman yazmak istiyor..Belki yanlışları varsa bilen biri çıkarda yardımcı olur hataalarını düzeltmesinde diye..

Hayırlı cumalar..Dualarınızn kabulü temnnisiyle..

Sevgiler..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Benim Sorularım!!

S iz de çabuk sinirlenen biri değil misiniz ;) ?  G ülmeyi çok mu seversiniz? O kumak vazgeçilmeziniz mi? P eki , karşınızdakini(saçmalamadığı sürece tabi) dinlemek sizi sıkmaz mı? D eniz tutkunuz var mı ,boğulma korkunuza rağmen? Ç ay ve simit nostaljiniz mi? S izi ilk görenler sizi sert ve kibirli sanıyor mu ? H ayatta her yaşananın bir hikmeti olduğuna inananlardan mısınız? Hayat hikayerine saygınız sonsuz mu ? B üyük konuşmamak gerektiğini zamanla öğrenenlerden misiniz? İ nsanların herzaman hata yapabileceği gerçeğini hiç aklından çıkarmayanlardan mısınız? K endinizle dalga geçebilir misiniz ? İ nsanlara onlarla ilgili neler düşündüğüzü söylemekten kaçar mısınız siz de? R eelde olmadığınız kadar umursamaz mısınız sanalda ? S iz de trip atanlardan boğuluyor musunuz? D ağa küsen tavşandan haberiniz olmadığı oluyor mu , sizin de? P eki,birilerinin sizi anlamasını beklemektense, isteklerinizi açıkça söyleyenlerden misiniz? İ nsanlara karşı güven sorununuz yok mu mesela , güvendiğin...

Anlamak ya da Anlamamak Yüreğimizin Ucunda !

İnsanların,yaptıkları şeylerin anlaşılmadığını zannetmelerini anlamıyorum!  Yüreğin, gözünden hal dilinden anlaşılıyor, niye dilinle riyakar gülüşler sevgi gösterileri yapıyorsun ki; karşında  okumayı bilmeyen cahiller mi var ?  Dil yalan söyler, hatta öyle yalanlar söyler ki sahibinin kulakları bile buna inanır ama okumayı bilen yüreği ile bakan insanlar... inanmaz hatta inanmak istese bile inanmaz, inanamaz çünkü dinleyen yürektir ve yürek her yalanı hisseder !  Onun için hep derim insan sadece kendini kandırır karşı tarafı ise kaybeder, yalanlarla riyalarla hak etmediği sevgileri suistimal edişleriyle... İnsanlar sizi yüreklerinden çıkarır, size sıradan insanlar gibi davranır ve siz yürekten düştüğünüzü anlamazsınız bile... Yalandan  sevgi gösterileri samimiyetler her zaman kaybettirir ama samimiyet karşımızdaki insan sevmediğimiz biri bile olsa kazandırır; bazen dost kazandırır bazen dürüst düşman kazandırır ama belirsizlik yerine bilinirlik olur karşımızda ...